AŞİRET, MİLLET, DEVLET, AİDİYET
Devlette bireyler vardır; bireyler hata yaparsa bireyler hata yapmıştır. Devlette kurumlar vardır kurumların içinde birileri hata yaparsa birileri hata yapmıştır..
Aşirette öyle değil aşirette birisi hata yapmışsa bütün aşiret hata yapmış sayılır.
Yaşadığımız topraklarda hayata hala aşiret mantığıyla bakan insanlar şu cümleleri kurabiliyorlar..
“Diyanete güvenmiyoruz” “Kızılay’a güvenmiyoruz” “İçişleri bakanlığı’na güvenmiyoruz” “milli savunma bakanlığı’na güvenmiyoruz” Yani devlete ait hiçbir şeye ; hiçbir kuruma güvenmiyoruz. Peki neden.. Kızılay bazı sivil yardım kuruluşlarına çadır satmış ..
Yaşadığımız toplumda bazı insanlar aşiret mantığını kırsaldan kente geldiğinde örgütler içerisinde yeniden üretiyor. Aslında bireylerin yaptıkları hataları kurumlara mal etme alışkanlığı da buradan geliyor.. Batıda da yolsuzluk yapan insanlar oluyor ama Batı bireyici olduğu için Batı insanı kurumları değil bireyleri suçluyor.
Yani orada mesele Davarolarla Hiyartoların meselesi değil.. ortada ne Davarolar ne de Hıyartolar var..
Bu yüzden birbirlerinden intikam almak için “tarladaki bütün hıyarları yeme gibi” bir aptallığı yapacak bir zümre de yok.. Daha somut ve açık söylemek gerekirse seçim sonuçlarını etkilemek için para ödeyerek soğanların tarlada çürümesini sağlayıp fiyatın yükselmesini bekleyecek bir ideolojik aşiret kültürü de yok.
Aşiret millet olamamış insanlardan oluşur. Millet aşiretin bir üst aşamasıdır. O yüzden aşirette ne devlete, ne millete bir aidiyet bulunmaz. Aşiret mensupları karşılaştıkları her olayı aşiretin menfaati ya da zararı ekseninde değerlendirir. Burada akıldan çok duygular ön plandadır..
Bu yüzden devlet için ihanet sayılan bir yaklaşım aşiret için herhangi bir anlam ifade etmeyebilir. Çünkü aşiret mensubunda devlete ilişkin bir aidiyet bağı yoktur. Millet ve milli denilen değerler de aşiret mensubu için hiçbir anlam ifade etmez.
Üçüncü dünya ülkelerinde ezilmişlik, zavallılık ve bölgecilik ekseninde üretilen anlayışlar da aslında aşiret kültürünün modern yaşam içinde yeniden üretilmesinden başka birşey değildir.
Bu örgütsel mantık içinde ne millete ne de devlete ilişkin bir aidiyet bulmanız mümkün değildir.
Bu anlayış aşiret mensubunu hem diğer insanlara, hem yaşadığı topraklara, hem de ortak siyasal sisteme bağlanmasını engellemektedir.
Fasda çalışan bir arkadaşımız halkın kurallara saygısız olmasını bütün herşeyin kralın olduğunu bilmesine bağlıyordu.Toprak, ağaç, nehir hepsi krala aitse; yani benim değilse; benim de onda payım yoksa bu elbette bir aidiyet sorunu ortaya çıkaracaktır.
Aynı şeyi ağalık beylik sistemi için de söylemek mümkün. Ağalık beylik ve aşiret kültürü içinde yetişen birinde millet ve devlet aidiyetinin bulunması mümkün olmayacaktır.
Marjinal örgütlerin, bu hiçbirşeyi olmadığını düşünen aslında hiçbir yere ait olmayanları potansiyel eleman görmesi ve elemanlarının kahir ekseriyetinin bunlardan oluşması tesadüf değildir.
