tartismalarin-odagindaki-gezi-parkinda-ne-olmustu-h1582189315-6529eb
Dostlar birkaç gündür depremzedelere yapılan küfürler hakaretler CHP’li belediyeler tarafından saldırılar o kadar sarstı ki beni…Birkaç gündür bir çözüm bulmaya; bir şeylere karar vermeye çalışıyorum..
Buradan baktığımda şu aşamada memleketin nasıl bir uçurumun kenarından  döndüğünü anlıyorum.. Çünkü bunların gözünde Ak partililer başta olmak üzere kendileri gibi olmayanlar (özellikle dindar bilinenler)cahil, vahşi, küçük çocuklara tecavüz eden, işleri güçleri göbek altı olan, aydınlanmamış, partiye mutlaka kaymak yediği için destek olacak kadar haysiyetsiz, para karşılığı fikrini de,, namusunu, haysiyetini de satabilen, aslında dünyada yaşamaları bile gereksiz olan insanlar..
İşte arkadaşlar bu klasik sömürgeci mantığıdır . Bu, kendini Tanrı gören beyaz adamın mantığıdır.. İdolü Amerika’dır..
Atom bombasını bu mantık üretmiştir; Afrika’yı bu mantık sömürmüştür; Zencileri ve Hintlileri bu mantık köleleştirmiştir Ortadoğuyu bu mantık kana bulamıştır. Afganistan’ı bu mantık yok etmiştir..Kimyasal ve biyolojik silahlar bu anlayışın eseridir. Türkiyenin bir bölümünde ya yoksayarak, ya da sahiplenme numarasıyla yüz yıldır huzur bırakmayan, göç, yoksulluk ve kimliksizliğe mahkum eden bu anlayıştır.
Bu kin ve nefretin belli marjinal gurupların hayat algısından beslendiğini; hastalıklı bir zihnin bulaşma ve hızla yayılma gibi bir özelliği olduğunu da biliyorum.. Hayata hep siyah ve beyaz ekseninde bakmaktan tutun da kendine benzemeyeni yoketmeyi bir hak olarak gören trajik bir zihin yapısı bu.
Eğer Bu Anlayış Seçim Kazansaydı
Bize yansıması ne olacaktı . Bu anlayışın seçimi kazandığını düşünün arkadaşlar. Bunun hala bir seçme ve tercih olduğunu zannediyorsanız son derece yanılıyorsunuz demektir. Bu bir parti seçiminden; bir iktidar; yönetim değişikliğinden öte anlamı olduğunu bilmek hayati öneme sahiptir .
Ben bunların seçim kazandıkları andan itibaren sağa sola saldıracaklarını; hatta bunun için paralı, gönüllü belli gruplar kurulduğunu düşünüyorum.Başörtülülerden tutun da, çevrede gördükleri, tanıdıkları mütedeyyin- “muhafazakar” insanlara saldıracaklarını düşünüyorum..
Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesi’nde yollar kesmeye; kimlik sormaya başlayacaklardır… Oradaki güvenlik güçlerini seçim kazanmanın getirdiği bir şımarıklıkla korkutmaya çalışacaklardır. Bu kaotik ortamda elbette ülkenin düşmanları da boş durmayacaktır.. Faili meçhuller, sağda solda yakılmış yıkılmış arabalar, AKP’li veya muhafazakar denilen adamlara ulu orta saldırmalar söz konusu olabilecektir..
Arkadaşlar ben bunları uydurmuyorum. Medyada takip ettiğim sanatçısından TikTok fenomenine kadar bu kesimin nasıl bir kin ve nefretle dolu olduğunu siz de mutlaka görmüşsünüzdür..Ayrıca ben bu zihniyetle hayatımın her döneminde karşılaşmış; ürettikleri zararı  müşahede etmiş iliklerime kadar hissetmiş biriyim.
Konu Deprem Değil, Hastalıklı Bilinçaltı
Arkadaşlar bunlar depremde verdikleri yardımı söz konusu ediyorlar ama konu o değil… Aslında bunlar kendilerine benzemeyenin bu dünyada yaşamasını istemiyorlar. Sizden nefret ediyorlar, sizin yaşamanızı istemiyorlar . Siz bu dünyaya fazlalıksınız, sizi yok etmek hem evrimin hem de bilimin ve Aydınlanmanın emri..
O yüzden sizi çocuk düşmanı, kadın düşmanı, bütün insanlık değerlerinin düşmanı olarak göstermeye çalışıyorlar. Böylece sizi yoketmenin toplumda karşılığını oluşturmayı hedefliyorlar. Ayrıca vicdanlarını rahatlamak ve “sizi yok etme fikrinin” rahatsız ediciliğinden kurtulmak istiyorlar..
Ahmet Arif’in dediği gibi “bunlar engerekler ve çıyanlardır,” bunlar aşımıza ekmeğimize canımıza kast edenlerdir, bunlar bir kuru ekmeği size çok görenlerdir, bu dünyada sizi fazlalık görenlerdir, sizi bir hayvandan daha aşağı görenlerdir.
Ellerine ilk fırsat geçtiğinde Hitler olacaklardır, Stalin olacaklardır Mao olacaklardır, Pol Pot olacaklardır..
Bunların hepsi ile karşılaştım bunların hepsi ile bir biçimde muhatap oldum; ama ellerinde güç yoktu..
Dostlar; halk bu hastalıklı marjinal yaklaşımlara uymaz elbette.. Ancak büyük çatışmaların daima küçük provakasyonlarla kitleselleştiğini unutmamak lazım..
Maraş, Çorum, Madımak, Suruç, Gar, Güvenpark, İstiklal caddesi, Suriye vesaire …..
Geçmiş olsun Anadolu…..
Ya devlet başa ya Kuzgun leşe

Bir yanıt yazın