28 Şubat Bir Tarihsel Anın Değil, Bir Zihniyetin Adıdır..
Kendileri gibi düşünmeyen ve yaşamayan kahir ekseriyeti de “cumhuriyet düşmanı” görüyorlar.
Onları başları ezilmesi gereken “devrim karşıtları” olarak görüyorlar.
Kendilerini “ilerici”, onları da “gerici” görüyorlar.
Milletin kahir ekseriyetini “modernleştirilmesi” gereken “gericiler” olarak gören bu zihniyet hâlâ varlığını sürdürüyor.
Kur’an kurslarını “Ortaçağ zihniyeti” olarak görenlerin zihniyetidir 28 Şubat zihniyeti.
Bir daha o zihniyetin hortlatılmasına gayrı aziz milletimiz izin vermez.
O zihniyet varlığını sürdürse bile iktidar olma şansını ebediyen kaybetti.
Unutmadık o zulüm günlerini.
Unutmayacağız.
Unutturmayacağız.
Unutursak zulüm tekrar hükümferma olur.
Affetmesini biliriz.
Yoz intikam güdülerine sahip değiliz.
Yeter ki o zihniyet tarih olsun.
Hâlâ parmak sallayan o azgın azınlık gürûh bilsin ki affetmesini bildiğimiz gibi gereğini yapmasını da biliriz.
Biz acılarımızı ülkemizin bekası ve sosyal barış adına yüreğimize gömmeye hazır bir olgunluk örneği sergilerken hâlâ rövanşist duygular içinde parmak sallayanların kibrini kırmasını da biliriz, kendilerinden hesap sormasını da biliriz elbet.
Yeni acılara gerek yok.
Birbirimizi düşman bellemeye gerek yok.
Kimse cumhuriyetin sahibi ve efendisi olarak görmesin kendisini.
Cumhuriyet hepimizin.
Hiçbirimizin bir diğerine üstünlüğü yok.
Bu yeni zihniyet temelinde ortak bir mutabakat zemini oluşturmaya varız biz.
Yaşanmış acılardan ders çıkartarak hep birlikte yeni bir başlangıç yapabiliriz.
Biz varız.
Biz hazırız.
Varız diyen herkesle yol yürümeye, ülkemiz için yeni başlangıçlar yapmaya varız diyoruz.
Hepimize kazandıracak yeni bir sürecin mimarları olalım.
Gün acılarımıza yeni acılar katma günü değil, acılarımızı baş eyleyerek birlikte birbirimize ve ülkemize kazandırma günüdür.
Haydi Bismillah!

