Köpekleri Besleyelim; Ama İpi Elimizde Olsun

0
zombi1

Bazı insanlar vardır, hiç kaybetmezler.
Rüzgâr hangi yönden eserse, onlar o yöne dönerler. Cemaat her yere egemen olduğunda en ön safta “cemaatçi”dirler; cemaat devrilir, hükümet güçlenir, bu kez en ateşli “hükümet yanlısı” olurlar. Hükümet zayıflar, iktidar el değiştirir; onlar da anında muhalefetin safına geçer, “biz zaten o zaman da karşıydık” derler.

Bu insanlar her dönemin kazananlarıdır. Yüzlerini değiştirmeden maskelerini değiştirirler; vicdanları değil, refleksleri çalışır. Sistem hangi dili konuşuyorsa, onlar da o dilin lehçesini öğrenirler. Devletin damarlarında değil, onun etrafında dolaşan bir asalak düzenin temsilcileridirler.

İyi bir hükümet köpeklerini iyi besler; çünkü beslenen köpek itaatkâr olur. Ama itaatkâr köpek memleketin gelişmesine katkı sunmaz; o yalnızca kendi çıkarı için vardır. Devlet, onlardan zarar görmemek için onları sürekli beslemek zorunda kalır. Beslediği oranda sorun yaşamaz gibi görünür, ama bu sadece kısa vadeli bir rahatlıktır.

Ne zaman ki hükümet bu köpeklerin ipini elinden kaçırır, işte o zaman kendi sonunu hazırlar. Çünkü köpeğin ipi başka birinin eline geçtiğinde, sadakat yön değiştirir. Dün efendisine hizmet eden köpek, bugün yeni sahibinin kapısında kuyruğunu sallar. Böylece iktidar, kendi beslediği sadakatsizlikle yıkılır ya da bir başkası tarafından sahiplenilir.

İktidarın asıl sanatı, beslerken deneteimi de elden bırakmamaısıdır. Köpekleri besleyelim ama ipini elimizde tutalım.
İpini kaçırdığımız köpekleri devre dışı bırakalım, beslemeyi bırakalım. Çünkü ipini kaybeden iktidar, aslında kendi güvenlik alanını kaybetmiştir. Köpeklerini besleyen ama köpek olmayan vatandaşını köpeklerin diş darbelerinden de koruyabilen hükümet varlık zeminini kaybetmeyecektir.

Ve nihayet şu unutulmamalıdır:
Sadakat satın alınmaz, hak edilir.
İpi elinde olmayanın devleti olmaz; adaleti olmayanın da sadakati.

Bir yanıt yazın