ÜMMETÇİLİK VE ETNİK BÖLÜCÜ DİL…
Son dönemde, özellikle “silah bırakma” ve “terörsüz Türkiye” söylemlerini etkisizleştirme çabaları çerçevesinde yeniden alevlendirilmeye çalışılan milliyetçiliğin etnik bir dil ile sunulma çabalarına karşı, Demokrasi ve Birlik Derneği Başkanı Mehmet Metiner’in X platformunda yaptığı dikkat çekici açıklama..
ÜMMETÇİLİK VE ETNİK BÖLÜCÜ DİL
Ümmetçilik, her türlü bölücülük dilini reddeder. Hiç bir ümmetçi, etnik bölücü dili meşru ve haklı görmez ve göstermez. Ümmetçilik, hiç bir etnik topluluğu, ulusu, kavmi veya milleti bir diğerinden üstün görmez. Ümmetçilik, üstünlüğü sadece ve yalnızca takvada görür. Ümmetçilik, hangi kavme ve millete mensup olurlarsa olsunlar, tüm inananları bir, eşit ve kardeş görür. O yüzden herhangi bir kavme, ulusa ve millete mensubiyeti üstünlük vesilesi gören Fransız tipi milliyetçiler veya ulusçular, ümmetçiliğe karşı çıkarlar. En kötüsü, bazen sûreti haktan görünerek ümmetçiliği ve ümmetçileri yanlış tanımlayarak itibarsızlaştırmaya çalışırlar. Ümmetçilerin etnik bölücülük dilini meşrulaştırmaya ve haklılaştırmaya çalıştıklarını iddia ederler. Oysa ümmetçilik bu değildir ve bunu yapanların ümmetçilik iddiası da olamaz. Dolayısıyla etnik bölücülük dili ile ümmetçiliği yan yana iliştirmek, bilinçli bir biçimde ümmetçiliği itibarsızlaştırmaya çalışan ulusçuluğu da tek geçerli çare olarak kabul ettirmeye çalışan bir aklın oyunudur.
Ezcümle: Ümmetçiliği etnik milliyetçi dil ile yan yana anmak bile ümmetçiliğe bilerek gölge düşürmek demektir ki bu zinhar kabul edilemez bir yaklaşımdır. Ümmetçiliği bu tarz kelime oyunlarıyla itibarsızlaştırmaya veya yanlış tartışmaların konusu yapmaya hiç kimsenin hakkı yoktur.
Ümmetçilik Şudur
Aynı dine inanan herkesi -hangi ırka, hangi kavme, hangi millete mensup olursa olsun- bir, kardeş ve eşit bilen bir akidenin adıdır ümmetçilik. Aziz Peygamberimiz Arap’tır. Ama getirdiği akide, Arapları diğer milletlerden, Arapçayı da diğer dillerden üstün gören bir akide değildir. Tam tersine, akidesinden dolayı herkesi bir, kardeş ve eşit gören bir akidedir. Ümmetçilik Veda Hutbesi’nde özlü biçimde açıklanmıştır. “Ey insanlar! Hepiniz Adem’in çocuklarısınız. Adem ise topraktandır. Arab’ın Acem’e, Acem’in Arab’a üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takva iledir.” Ümmetçilik işte bu akidenin adıdır. Üstün ırk, seçilmiş millet tasavvuru, bir kavmin veya milletin diğer bir kavim ve milletten üstün olduğu iddiası, Peygamberimizin getirdiği ilahi öğretiye ve akideye aykırıdır. Ümmetçilik, bir imtiyaz veya üstünlük ideolojisi değil, birleştirici, kardeşleştirici ve eşitleyici bir adalet akidesinin adıdır. Peygamberimizin gözünde Habeşli köle Bilal, Arapların en soylusu olan öz amcasından bin kat daha değerlidir. Ümmetçilik işte bu değer anlayışının ete kemiğe büründüğü bir akidenin adıdır. İslam dinine inanan herkesin aynı haklar temelinde bir arada barış içerisinde yaşamasını istemenin adıdır ümmetçilik. Kendilerini daha üstte ve herkesin üstünde gören Batı tipi seküler ulusalcı-ırkçı milliyetçiler o yüzden ümmetçilik akidesinden fena halde rahatsızlık duyarlar. Ve o nedenle ümmetçiliği gözden düşürmeye çalışırlar.

