TECAVÜZCÜ COŞKUNDAN “ME TOO” HAREKETİNE ERKEK ALGISI
Çağımız bütün ilişki biçimlerinin altüst edildiği, bütün kavramların içinin boşaltıldığı, bütün değerlerin paspas edildiği bir çağ. Egemen zihniyet, maddeci, ötekileştirici, ayrımcı bir dünya görüşünün uzantısıdır. Bu yüzden bu anlayışın ürettiği problemler insan ilişkilerinde onulmaz ve derin yaralar açmaktadır.
Problemleri çözmekten çok problemler üzerinde insanları biçimlendirmek; insanların zihnini ele geçirmek isteyen şebekeler her mağduriyeti; her olumsuzluğu bir fırsat olarak görmektedir. Bu doğrultuda insanla doğanın insanla insanın, (kadınla erkeğin, beyazla siyahın arasına ayırmaktır. Bölücü ve ötekileştirici zihniyet kimi kere bir ahlak müfettişi haline dönüşmekte, kimi kere bilim adına en büyük zulümlere imza atmakta; ideolojiler aracılığı ile insanları ötekileştirmektedir.
“Me too” hareketi de bu nefret ve ötekileştirme anlayışının uzantısıdır. Bunlar samimi ahlak taleplerinden; mağduriyet savunmasından ziyade düşmanlık üretme ekseninde kendini var eden zihniyetin uzantısıdır. Bu neden böyledir…Şöyle:
Kavramları çarpmaktadır iltifat, tecavüz, taciz, saldırganlık, sarkıntılık, pedofil gibi kavramların hepsi aynı torbaya konmaktadır
Gururunun kırıldığını düşünen kadınların bir intikam aracı haline gelmektedir
Ahlak maskesi altında faşizmi, ötekileştirmeyi ve cinsler arasındaki nefreti körüklemektedir.
Kadınla erkek arasındaki ilişkiyi ve ilgiyi soğutmakta; aşk, sevgi ve cinsel ilgiyi dejenere etmektedir
Erkekleri avcı, kadınları av gibi göstererek bir tür mağduriyet emperyalizmi yaratmaktadır.
Erkek düşmanlığı yapmakta; erkek cinsini sapık ve ruh hastası olarak göstermektedir
Tacize uğrayan sadece kadınlarmış gibi bir hava estirmektedir. (Ki taciz edilen erkekler de oldukça fazladır.)
Sosyal medya kanallarını uluorta kullanarak yargısız infazlar yapmaya zemin hazırlamakta; bir tür engizisyon üretmektedir.
Erkeklerin her kadına selam verirken beş kere düşünmesini sağlamakta ve insan ilişkilerini ucuzlaştırıp basitleştirmektedir.
YEŞİLÇAMDA CİNSEL ÖZNE OLARAK KADIN
Kadınları hep erkeğe karşı tetikte yetiştirmenin haklı gerekçeleri vardır elbette. Namuslu olmayı salt cinsellik olarak öne çıkaran toplumların temel eğilimidir bu…
Neslin devamı ve korunması zinanın yasak olmasının en önemli gerekçesi olsa gerek.. Kadın bedeninin örtünme noktasında önemsenmesi de aynı kaygıdan besleniyor sanırım. Burada sorunum bu değil. Başka bir şeyden sözetmek istiyorum ben..
Bu ülkede sanat icra ediyor görünen zümrenin kadın erkek ilişkilerinde kötü rolü en fazla erkek tarafına vermesine, kadın erkek ilişkilerinde zinanın öznesinin erkek olması normal mi sizce?
Erkek hep aldatan kadın hep aldatılan mıdır? O zaman “kadının fendi erkeği yendi” sözünü nereye koyacağız..herneyse..
Yeşilçam filmleri masum kadınların, saf ve melek yüzlü kızların hep kötü niyetli erkekler tarafından kötü yollara düşürüldüğünü anlatır..öyle bir kurgulanır ki senaryo tanrının sizi erkek olarak yarattığı için hayıflandığınız bile olur..
Kadınları hep erkeğe karşı tetikte yetiştirmenin haklı gerekçeleri vardır elbette. Namuslu olmayı salt cinsellik olarak öne çıkaran toplumların temel eğilimidir bu…

Neslin devamı ve korunması zinanın yasak olmasının en önemli gerekçesi olsa gerek.. Kadın bedeninin örtünme noktasında önemsenmesi de aynı kaygıdan besleniyor sanırım. Burada sorunum bu değil. Başka bir şeyden sözetmek istiyorum ben..
Bu ülkede sanat icra ediyor görünen zümrenin kadın erkek ilişkilerinde kötü rolü en fazla erkek tarafına vermesine, kadın erkek ilişkilerinde zinanın öznesinin erkek olması normal mi sizce?
Erkek hep aldatan kadın hep aldatılan mıdır? O zaman “kadının fendi erkeği yendi” sözünü nereye koyacağız..herneyse..
Yeşilçam filmleri masum kadınların, saf ve melek yüzlü kızların hep kötü niyetli erkekler tarafından kötü yollara düşürüldüğünü anlatır..öyle bir kurgulanır ki senaryo tanrının sizi erkek olarak yarattığı için hayıflandığınız bile olur..
Bu ülkede üretilen filmler, diziler, tiyatrolar yaklaşık 50 yıldır aynı temadan bir an sapmış görünmüyorlar..Aşk olarak öne çıkarılanlarda bile kaba cinsellikten öte bir şey yok..
Hayatın tecavüzcü Coşkundan başka anlamı; bu ülke insanının kadın ve erkek ilişkisinden başka konusu yok mu? Yoksa Freud gerçekten haklı mı? Erkeğin kadına her yönelişindeki derin anlam sadece cinsellik mi?
Acaba insan bu kadar sıradan bu kadar ucuz bir varlık mı?
Üç büyük Yahudi’nin tespitleri insanı betimlemede temel olabilir mi?
İnsan; 1-gelişmiş hayvan(Darwin)
2-mide için savaşan hayvan (ekmek kavgası) (Marx)
3-cinsel hazzını tatmin eden hayvan(Freud)
Ama ben gerçekten masumum….
Hayatın tecavüzcü Coşkundan başka anlamı; bu ülke insanının kadın ve erkek ilişkisinden başka konusu yok mu? Yoksa Freud gerçekten haklı mı? Erkeğin kadına her yönelişindeki derin anlam sadece cinsellik mi?
Acaba insan bu kadar sıradan bu kadar ucuz bir varlık mı?
Üç büyük Yahudi’nin tespitleri insanı betimlemede temel olabilir mi?
İnsan; 1-gelişmiş hayvan(Darwin)
2-mide için savaşan hayvan (ekmek kavgası) (Marx)
3-cinsel hazzını tatmin eden hayvan(Freud)
Ama ben gerçekten masumum….
