Summa Theologiae’den Seçmeler Kutsal Öğreti, Akıl ve Tanrı’nın Varlığı
İnsan kurtuluşu için, insan aklından doğan doğal ve felsefî disiplinlerin ötesinde, ilahî vahiyden kaynaklanan bir bilginin gerekli olması gerekir. Çünkü insan, kavrayışını aşan bir amaç olarak Tanrı’ya yönelmiştir. Nitekim İşaya’da şöyle denir: “Ey Tanrı, seni sevenler için hazırladığını senden başka hiçbir göz görmemiştir.” Oysa insanın, yönelmesi gereken amacı önceden bilmesi gerekir. Bu nedenle insanın kurtuluşu için, insan aklını aşan bazı hakikatlerin ilahî vahiy yoluyla ona bildirilmesi gerekli olmuştur.
Tanrı hakkında insan aklıyla bilinebilecek şeyler konusunda bile insanın ilahî vahiy tarafından eğitilmesi gerekliydi. Çünkü akıl yoluyla elde edilen Tanrı bilgisine ancak az sayıda insan ulaşabilir; bu da uzun zaman alır ve birçok hata ile karışmış halde gerçekleşir. Oysa insanın bütün kurtuluşu Tanrı bilgisinde bulunduğundan, insanların ilahî hakikatleri daha güvenli ve daha hızlı biçimde öğrenebilmeleri için vahiy yoluyla eğitilmeleri gerekli olmuştur
Bu nedenle, akıl yoluyla gelişen felsefî disiplinlerin ötesinde, vahiy tarafından bildirilen kutsal bir öğretinin bulunması gerekliydi ve gerçekten de gereklidir.

Birinci itiraza cevap olarak: İnsan bilgisini aşan şeyler, akıl yoluyla araştırılmamalıdır; fakat Tanrı tarafından vahyedildiklerinde imanla kabul edilmelidirler. Bu nedenle aynı yerde şöyle denir: “İnsan kavrayışını aşan birçok şey sana gösterilmiştir.” Kutsal öğreti işte bu tür şeylerle ilgilenir.
İkinci itiraza cevap olarak: Bilme tarzındaki farklılık, bilimleri birbirinden ayırır. Örneğin bir astronom ile bir doğa filozofu aynı şeyi — mesela dünyanın yuvarlak olduğunu — kanıtlayabilir; fakat astronom bunu matematiksel bir yolla, maddeden soyutlanmış ilkeler aracılığıyla yaparken, doğa filozofu maddî ilkelere dayanarak yapar. Bu nedenle aynı şeylerin, bir taraftan doğal aklın ışığıyla bilinebildikleri ölçüde felsefî disiplinlerde, diğer taraftan ilahî vahyin ışığıyla bilindikleri ölçüde başka bir bilimde ele alınmasına hiçbir engel yoktur. Bu bakımdan kutsal öğretinin teolojisi ile felsefenin bir parçası olan teoloji tür bakımından birbirinden farklıdır.
Eğer bu araştırmanın sınırları içinde kalması gerekiyorsa, öncelikle kutsal öğretinin kendisi araştırılmalıdır: onun ne tür bir bilgi olduğu ve hangi alanları kapsadığı belirlenmelidir. Bu nedenle şu on soru sorulmalıdır:
(1) Bu öğreti gerekli midir?
(2) Bir bilim midir?
(3) Tek bir bilim midir, yoksa birçok bilimden mi oluşur?
(4) Teorik midir yoksa pratik midir?
(5) Diğer bilimlerle karşılaştırıldığında durumu nedir?
(6) Hikmet sayılır mı?
(7) Konusu nedir?
(8) Kanıtlamalar yoluyla mı ilerler?
(9) Mecazlara ve sembolik dile ihtiyaç duyar mı?
(10) Kutsal Yazı’nın birden fazla anlamı olabilir mi?
Kutsal öğretinin bir bilim olup olmadığı sorusuna gelince: Görünüşe göre değildir. Çünkü her bilim, kendiliğinden açık olan ilkelerden hareket eder. Oysa kutsal öğretinin ilkeleri — yani iman esasları — herkes için açık değildir. Nitekim herkes iman etmez. Bu nedenle kutsal öğreti bir bilim değilmiş gibi görünür.
Buna karşılık Augustinus şöyle der: “Yalnızca bu öğreti kurtaran imanı üretir, besler, savunur ve güçlendirir.” O hâlde kutsal öğreti bir bilimdir.
Cevap olarak şunu söylemek gerekir: Kutsal öğreti gerçekten bir bilimdir. Ancak bilimlerin iki türü vardır. Bir kısmı, aritmetik ve geometri gibi, insan aklının doğal ışığıyla bilinen ilkelere dayanır. Bir kısmı ise daha yüksek bir bilimin ışığıyla bilinen ilkelere dayanır. Örneğin perspektif, geometriden; müzik ise aritmetikten aldığı ilkelerle ilerler. Kutsal öğreti de bu ikinci anlamda bir bilimdir. Çünkü o, ilkelerini daha yüksek bir bilimin — yani Tanrı’nın ve kutsanmışların bilgeliğinin — ışığından alır. Bu nedenle müzikçinin aritmetikçinin otoritesine dayanması gibi, kutsal öğreti de Tanrı’nın bilgisine dayanır.
Birinci itiraza cevap olarak: Kutsal öğretinin ilkeleri herkes için kendiliğinden açık olmayabilir; fakat onlar, daha yüksek bir bilimin bilgisi tarafından doğrulanırlar; tıpkı müzikçinin kabul ettiği ilkelerin aritmetikçi tarafından biliniyor olması gibi.
