“ALLAHIN ADIYLA”, “ALLAH ADINA”
-kendiniz dışında temsil edeceğiniz hiçbir şey yoktur oysa-
Her cemaat/ örgüt kendini dünyayı dönüştürme aracı olarak görür; dünya kötüdür ve düzeltilmesi gereklidir. Her cemaat ferdi bu amaçla eleman toplamaya, kadro oluşturmaya, mevzi kazanmaya çalışır. Bu çaba bir müddet sonra dünya benim etrafımda dönmektedir anlayışına varır..
Kendi dışındaki her varlık bir nesnedir; bir şeydir. Bu şey ya ona hizmet edecektir, ya da düşman, hain ve yabancı olacaktır. Cemaatinden olan herkes melek, kendi dışında olan herkes şeytandır..
Bu çoğaltılabilir elbette.
Bu tutum nereye varır; kimliksizleşmeye, kişiliksizleşmeye, ilkesizleşmeye varır. Çünkü cemaatçi anlayışta “benden olan” ve “öteki” vardır. Arkadaşlık, insansal değer, beceri-başarı, dostluk, vefa değil, cemaatin âli hedefleri vardır. Son zamanlarda sıkça telaffuz edilen “paralel” ifadesi bir örgütün değil, bu tarz bir zihniyetin adıdır.
Her yapı kendini bir şeyin kurtarıcısı ve temsilcisi gördüğü bu süreç bir yabancılaşma ve ötekileştirme sürecidir. Kişi kendine yabancılaşır; karşıdakini ötekileştirir. Kendi kavramını insansal bir zemin olarak değil, içinde bulunduğu çevre ile anlamlandırır..
Bir millet adına, bir sınıf adına, bir sosyal yapı adına hareket eden herkesin varacağı yer burasıdır..
***
İslami yapılanmalar bu anlayışla Allah adına konuşmaya; Allah adına yargılama ve mahkum etmeye varır.. Allahın adıyla başlanılan yol “Allah adına” öteki üzerinde bir biçimde tahakküm kurmaya dönüşür.. Sonuç kör bir fanatizmdir. Bu anlayışla kişinin yücelttiği herşey aslında kendini Allahın yerine koyacak aksesuarlar haline gelir.
Kuran’ın mahkûm edip reddettiği; Allah adına konuşma tavrı dinsel dejenerasyonun baş sebebini oluşturur. İslamda Allah adına konuşacak herhangi bir merci bulunmamakta ve bu yüzden besmele Allah adına konuşma tavrını boşa çıkaran bir işlev görmektedir.
**
Kısacası
Bismillahirrahmanirrahim dediğinizde, yani rahman ve Rahim Allahın adıyla başladığınızda
kendiniz dışında temsil edeceğiniz hiçbir şey olmadığını anlayacaksınız… ve Mümin olmanın derin hazzını ve huzurunu bulacaksınız. Hakikat karşısında daha mütevazi olacak; yüce Allahı kendi arzularınıza alet etmekten kurtularak “tuğyan”dan uzaklaşacaksınız.
Bismillah…

