YENİ DÖNEM YENİ DURUM VE SEÇİM
İçinde bulunduğumuz durumda iki tür tavır var
Dünyaya egemen sistemin yanında olanlar ve bu egemen sisteme direnenler..
O yüzden partiler, örgütler, cemaatler yirmi yıl öncenin algısıyla değerlendirilemez.
Özellikle yaşadığımız son on yılda puslu ve karanlık olan birçok şey açığa çıkmış, maskeler düşmüş, yeni durumlar yeni imkanları ve yeni eğilimleri ortaya çıkarmıştır.
Eskiden utanılan ve ihanet zannedilen birçok tutum kendini ifade etmekte bir sakınca görmeyen duruma gelmiştir.
Amerikan yanlısı olmak yirmi yıl önce utanılması gereken bir şeyken şimdi övünülecek bir şey haline dönüşmüş durumdadır. Bu konuda örnekler çoğaltılabilir.
AK Partili, MHP’li, İYİ Partili, CHP’li , Nurcu, Sağcı Solcu vbg. kavramların hepsi tarihe karışmıştır.
Dediğim gibi ya 19. Yüzyılda kurulan egemen dünya sisteminin devam etmesinden yana olacaksınız, ya da bu düzene direnip yeni bir dünya kurmak için saf tutacaksınız. Üçüncüsü yok…
Yaşadığımız bu duruma ve sürece baktığımızda artık ülkedeki demokratik seçimlerin bir partiyi seçmek, ya da bir yöneticiyi değiştirmekten öte anlamları olduğunu kavramak durumundayız.
19. yüzyılda dünyaya dayatılan Batı hegemonyasının çözüldüğü bir dönemde hala çöken emperyal yapıların yanında saf tutarak ezilen dünyayı bu çöküşün bedelini ödetmeye zorlama çabalarının demokratik seçimle başa geçirilecek olması tam anlamıyla dünya için felaket olacaktır. Bu beslemelerin yönetme talebinde başarılı olmaları çöken Batı dünyasını kurtarmaya yetmeyeceği gibi, bütün dünyanın yaşanılmaz hale gelmesi sonucuna da kapı açacaktır.
