DERGAH YAYINLARINA UYARI..
Wilfred Cantwell Smith’in “Dinin Anlamı Ve Sonu” Kitabının isminin değiştirilmesine dair.
Yazarın kitabının isminde geçen “Dinin Sonu “ifadesini “Dinin Amacı” olarak çevrimek gerektiğini söyleyenler var. Yazarın bakışaçısı ekseninde bakıldığında “end” ifadesi son, bitiş ve kayboluş anlamını verdiği görülüyor. “Amaç” olarak “end” ifadesinin kullanımı Türkçedeki “gaye” olarak da anlaşılabileceğinden kitabın adının “Dinin anlamı ve Amacı”olarak çevirilmesinin çok sorunlu olacağı söylenebilir.
Türkçede “amaç”,”hedef” çoğu kere “gaye” anlamında kullanılmaktadır ki İngilizcede “end” için “gaye” demek çok zorlama olacaktır. Purpose anlamında ele alınırsa “the end of poetry is to be poetry”R. P. Warren (şiirin amacı; varacağı nokta şiir olmaktır) denildiğinde burada da varılacak son nokta anlamında kullanılmaktadır.
Amaç denirse sanki dine bir amaç ve gaye yüklenmiş olacaktır. Kitabın adına bakan okuyucu “dinin hedeflerini anlamayı” düşünmüş olacaktır. Oysa yazar burada dinin amaç ve hedeflerinden değil (goal), din kavramının vardığı son noktadan sözetmektedir. Yanin din diye adlandırılan “şey”in bitişi ve modern çağa, modern akla söyleyecek bir şeyi olmadığından sözetmektedir. Dinin aslında bir kavramlaştırma olduğunu aslında dinin olmayışından sözetmektedir.
Hegelci anlayış ekseninde oluş teorisine yaslanarak konuşursak, bir şeyin varlığından değil kavramından sözedilebilir. Bu anlayışa göre örneğin din değil din kavramı, tarih değil tarih kavramı denilmelidir. Çünkü ne din vardır, ne de tarih…”Oluş” varsa sabit olan bir tanım sözkonusu olmayacaktır. Dolayısıyla insan hayatındaki her olgu bir adlandırma olarak bulunacaktır. Bu bağlamda din’in amacından değil “dinin öz olarak olmayışından” (sonundan) sözedilecektir.
“Smith’e göre, isimler dünyada “gerçekten var olmayan” şeyleri adlandırmamalıdır ve insan ilişkileri alanında gerçekten var olanlar yalnızca kişiler olduğu için, yalnızca onlar adlandırılabilir. Toplumsal olanın bu ontolojisi, düşünce tarihçilerine metodolojik bireycilik, yani tüm kolektif olguların açıklama amacıyla tek tek kişilere indirgenebileceği doktrini olarak tanıdık gelir. Bu nedenle Smith şöyle yazar: “Kişilerin özel isimleri dışında, nihai incelemeye dayanabilecek tek isim ‘Tanrı’… ve ‘insan’dır …. Diğer her şey ya kavramsal bir soyutlamadır ya da sıfattır. “ Buradaki argüman, hiçbir şeyin “din” ismine tam anlamıyla karşılık gelmediğidir. Bu terimin var olan bir şeye, yani inancın kişisel niteliğine atıfta bulunmak için kullanılması, kaçınılmaz olarak onu şeyleştirir. “Gerçekten de,” diye uyarır Smith bizi, “tüm gelenekler arasında Hıristiyanların, insanın ilgilendiği nihai gerçekliğin kişisel olduğu konusunda ısrar etmek için belki de çoğundan daha fazla nedeni vardır. “(bkz. https://www.posttruthdergi.com/dinin-sonu-mu) Smith, Din tarihinin ilerlemeci şeyleştirme açısından yorumlanmasına bağlı kalmaktadır.
“Önerim şu ki, kelime ve kavramlar -en azından kişisel anlamındaki birincisi dışında hepsi- bırakılmalıdır. Bunun nedeni hem bunu yapmanın yarar sağlaması hem de daha çok, bunları sürdürmenin yanıltıcılığıdır. “Din” teriminin kafa karıştırdığını, gereksiz olduğunu ve konuyu çarpıttığını öne sürüyorum; (Bir) din açısından her duruma neyin dahil olduğunu kavramlaştırma çabamızın, bir yandan kişisel imanın hayatiyetini, öte yandan (çok farklı şekilde) bütün tarihte ve bütün dünyada başkalarının geleneklerini -akademik düzey dahil- anlama sürecinin ilerleyişini ciddi şekilde engellediğine inancım tamdır.” (Smith a.g.e 2. bölüm)
Kendisiyle Kitap hakkında konuştuğum Kanada’dan bir akademisyen dostun yaklaşımlarını da burada paylaşmayı gerekli görüyorum.
“Gerçekten anlamadığım şey, neden birilerinin W.C. Smith’in artık antika olan kitabını çevirme zahmetine girdiğidir. Bu kitap, Protestan bir din adamı olduğundan beri W.C. Smith’in saplantısı olan “din” hakkında çocukça “Batılı” fikirlerden başka bir şey içermiyor. Smith’in “yeni” fikirleri, İslam’dan bazı unsurları alıp köksüz, genel bir din anlayışına enjekte etmekten ibarettir. Amaç nedir? Batı Hıristiyanlığının ölü cesedinin içindeki boşluğu doldurmak, ki bu arada bu Hıristiyanlığın tamamını temsil etmiyor, çünkü Doğu tamamen farklıdır ya da en azından farklıydı.
Smith aynı zamanda McGill Üniversitesi’nde İslam Araştırmaları Enstitüsü’nü de kurdu. Kabul ediyorum, bu enstitüde bazı ilginç şeyler oldu, ancak kısa süre içinde İslam ve dine yönelik “Batılı” bakış açısının propagandasını yapan bir kurum olduğu ortaya çıktı. Smith’in amacı, bazı “reform” fikirlerini teşvik ederek İslam’ın cazibesini etkisiz hale getirmeye çalışmak ve İslam’ı Masonlarınkinden farklı olarak kendi genel din görüşüne yaklaştırmaktı.
Ama “din” hakkında bu kadar konuşma yeter. Bunun gibi zehirler çöp sepetine atılmalı ve unutulmalıdır. Türkiye’deki entelektüeller, her yerde olduğu gibi, çocukça Batı fikirlerini tercüme etmeyi ve yayınlamayı ve herhangi bir ölü cesedin ömrünü uzatmayı bırakmalıdır.
Smith aynı zamanda McGill Üniversitesi’nde İslam Araştırmaları Enstitüsü’nü de kurdu. Kabul ediyorum, bu enstitüde bazı ilginç şeyler oldu, ancak kısa süre içinde İslam ve dine yönelik “Batılı” bakış açısının propagandasını yapan bir kurum olduğu ortaya çıktı. Smith’in amacı, bazı “reform” fikirlerini teşvik ederek İslam’ın cazibesini etkisiz hale getirmeye çalışmak ve İslam’ı Masonlarınkinden farklı olarak kendi genel din görüşüne yaklaştırmaktı.
Ama “din” hakkında bu kadar konuşma yeter. Bunun gibi zehirler çöp sepetine atılmalı ve unutulmalıdır. Türkiye’deki entelektüeller, her yerde olduğu gibi, çocukça Batı fikirlerini tercüme etmeyi ve yayınlamayı ve herhangi bir ölü cesedin ömrünü uzatmayı bırakmalıdır.
“Batı “nın (ABD, İngiltere, Fransa) o ölmekte olan, hastalıklı bedeninden gelen pis koku insanın burnunu tıkıyor. Ben diyorum ki: Lütfen hepimize merhamet edin ve bizi bu çirkin kokudan uzak tutun! Bu yüzden sevgili kardeşim, Smith’in kitabını çevirmek isteyen kişiye, eğer onu tanıyorsan, halkını bilgi ve kültürde yükseltmeye yardımcı olacak daha faydalı bir şey yapmasını söylemeni rica ediyorum.
Birisi tarafından icat edilen genel bir ideolojiye göre herkesi “dizayn” etmeye çalışan tüm bu kaotik entelektüel hareketler, düpedüz tehlikeli değillerse kısırdır.
En iyi dileklerimle..
En iyi dileklerimle..

