Aristoteles’in “Eidos” Kavramının “Form” Olarak Çevrilmesi Üzerine

indir (2)

Aristoteles’in eserlerinde bugün kullandığımız anlamda “form” kelimesi geçmez. Çünkü form (forma) Latince bir terimdir ve Aristoteles Yunanca yazmıştır. Aristoteles’in kullandığı temel kavramlar eidos (εἶδος) ve morphē (μορφή)dir. Bu kavramlar daha sonra Aristoteles’in eserleri Latinceye çevrilirken büyük ölçüde forma kelimesiyle karşılanmış ve Batı felsefesinde bu şekilde yerleşmiştir. Modern dillerde kullanılan “form” terimi de bu çeviri geleneğinin sonucudur. Ancak günümüzde form kelimesi çoğunlukla dış görünüş, şekil veya biçim anlamında anlaşılmaktadır. Bu durum Aristoteles’in kastettiği anlamın gözden kaçmasına yol açmaktadır. Aristoteles’te eidos, yalnızca görünen şekli değil, bir varlığı o varlık yapan özü, mahiyeti ve belirleyici ilkeyi ifade eder. Bu nedenle Aristoteles’in metafiziği açısından “form” kavramını yalnızca şekil olarak anlamak yanıltıcıdır. Onun kastettiği şey daha çok bir varlığın mahiyeti, özsel yapısı ve ne olduğunu belirleyen ilkedir. Bu bakımdan Aristoteles’in madde-form öğretisini açıklarken “madde-mahiyet” ifadesi, en azından pedagojik açıdan, modern okuyucuya daha açıklayıcı gelebilir. Nitekim Aristoteles’in eidos kavramı ile İslam filozoflarının ‘sûret’ ve kısmen ‘mahiyet’ kavramları arasında güçlü bir akrabalık bulunmaktadır; her iki gelenekte de mesele geometrik şekil değil, varlığın ne olduğudur.

Aristoteles’in eserlerinde geçen eidos kavramının Batı dillerinde “form” olarak çevrilmesi tarihsel olarak anlaşılabilir bir tercihtir; ancak modern Türkçede form kelimesinin çoğunlukla “şekil” anlamında kullanılması, Aristoteles’in metafiziğinin yanlış anlaşılmasına yol açmaktadır. Çünkü Aristoteles’in asıl sorusu bir şeyin hangi şekle sahip olduğu değil, onu o şey yapan özsel ilkenin ne olduğudur.

Aristoteles’in felsefesinde yaygın olarak kullanılan “form” kavramı, modern okuyucu açısından bazı yanlış anlamalara yol açabilmektedir. Bunun temel sebebi, Aristoteles’in Yunanca metinlerinde geçen eidos (εἶδος) ve morphē (μορφή) kavramlarının daha sonra Latinceye forma olarak çevrilmiş olmasıdır. Günümüzde ise form kelimesi çoğunlukla “şekil”, “biçim” veya “dış görünüş” anlamında kullanılmaktadır. Oysa Aristoteles’in metafiziğinde söz konusu olan şey yalnızca görünüş değil, bir varlığı o varlık yapan özsel ilkedir.

Aristoteles nedenleri açıklarken biçimsel nedeni (eidos) şu şekilde tanımlar:

“Bir başka anlamda neden, biçim (eidos) ve ilk örnektir; bu da bir nesnenin ne olduğunun tanımıdır” (Aristotle, trans. Ross, 1924/2009, Physics II).

Bu ifade, Aristoteles’in eidos kavramını yalnızca dış görünüş olarak değil, bir şeyin “ne olduğunu” belirleyen ilke olarak kullandığını göstermektedir. Çünkü şekil bir nesnenin nasıl göründüğünü açıklarken, mahiyet bir nesnenin ne olduğunu açıklar.

Aristoteles’in metafiziğinde asıl soru şudur: “Bir şeyi o şey yapan nedir?” Nitekim Metafizik üzerine yapılan klasik yorumlarda Aristoteles’in töz anlayışı şu şekilde özetlenmektedir:

“Bir şeyin tözü, onu yalnızca bir yığın olmaktan çıkarıp örgütlü bir bütün haline getiren yapısal ilkedir.” (Ross, 1924/2009, Commentary on Metaphysics).

Yine aynı yorum geleneğinde Aristoteles’in araştırmasının merkezindeki soru şu ifadeyle açıklanmaktadır:

“Bir şeyi o şey yapan nedir?” (what makes a thing what it is) (Ross, 1924/2009).

Bu nedenle Aristoteles’in madde-form öğretisini “madde-şekil” ilişkisi olarak anlamak eksik kalmaktadır. Aristoteles açısından madde (hylē) bir şeyin kendisinden oluştuğu unsuru ifade ederken, eidos o şeyi belirli bir varlık haline getiren özsel ilkedir. Başka bir ifadeyle madde, “neden yapıldığını”; eidos ise “ne olduğunu” açıklar.

Dolayısıyla Aristoteles’in metafiziğini öğretirken form kavramını yalnızca “şekil” olarak açıklamak yerine, onu “mahiyet”, “özsel yapı” veya “bir şeyi o şey yapan ilke” şeklinde yorumlamak daha isabetli görünmektedir. Özellikle Metafizik’in Zeta kitabı dikkate alındığında, Aristoteles’in asıl ilgisinin geometrik biçimlerden çok varlığın özü ve mahiyeti olduğu açıkça görülmektedir.

Sonuç olarak Aristoteles’in eidos kavramını modern dillerde yerleşmiş olan “form” terimiyle karşılamak tarihsel açıdan anlaşılabilir olsa da, bu tercih günümüz okuyucusu için bazı kavramsal güçlükler doğurmaktadır. Çünkü modern Türkçede form kelimesi çoğunlukla şekil, biçim veya dış görünüş anlamında kullanılmaktadır. Oysa Aristoteles’in temel sorusu bir şeyin nasıl göründüğü değil, onu o şey yapan şeyin ne olduğudur. Bu nedenle Aristoteles’in eidos kavramı, yalnızca dış görünüşü değil, bir varlığın mahiyetini, özsel yapısını ve belirleyici ilkesini ifade etmektedir. Nitekim Aristoteles’in araştırmasının merkezinde yer alan soru, “Bir şeyi o şey yapan nedir?” sorusudur. Bu bakımdan eidos kavramını anlamanın en doğru yolu, onu geometrik bir şekil olarak değil, varlığın ne’liğini ve özünü açıklayan ontolojik bir ilke olarak değerlendirmektir. Böylece Aristoteles’in metafiziğinin merkezinde şekiller değil, varlıkların mahiyetleri ve onları oldukları şey yapan özsel belirlenimler bulunduğu daha açık biçimde görülecektir.

Kaynakça

Aristotle. (2009). The Complete Works of Aristotle (W. D. Ross, Ed.). Princeton University Press. (Original works ca. MÖ 4. yüzyıl).

Ross, W. D. (1924/2009). Aristotle’s Metaphysics: A Revised Text with Introduction and Commentary. Oxford University Press.