Dijital Dünyanın Gölgesinde Mahremiyet ve Toplumun Bekâsı

dijital-gorunurluk-kadin-bedeni-tasarim-defne-kapan

Çocuklarımızı korumak için onlara özel odalar ve güvenli alanlar kuruyoruz. Ancak dijital dünya, o odaların duvarlarını görünmez hâle getirerek çocuğu dış dünyanın etkilerine açık bırakıyor. Bu nedenle ailelerin dijital alana bilinçli bir şekilde müdahil olması gerekir. Bunun ilk şartı ise bilgi sahibi olmaktır. Çocukların eline, denetimsiz biçimde, her türlü içeriğe erişebilen çok fonksiyonlu telefonlar verilmemelidir. Çocuklar için özel odalar hazırlamaktan önce, onların dijital dünyayla nasıl ilişki kuracaklarını düşünmek gerekir. Asıl korunması gereken, yalnızca fiziksel mekânları değil, dijital dünyalarıdır.

Özellikle “oyun” ve “eğlence” alanı olarak görülen dijital ortamlar, gerçekte kötü niyetli pek çok kişinin cirit attığı, çocuklara tatlı bir dille ve cazip yöntemlerle ulaşmaya çalıştığı alanlardır. Dijital dünya; cinsel istismarcılardan dolandırıcılara, uyuşturucu ticaretiyle bağlantılı suç ağlarından çocukları istismar etmeye çalışan kişilere kadar pek çok art niyetli unsurun faaliyet gösterebildiği bir alandır. Bu nedenle çocukların bu ortamlarda bilinçsiz ve denetimsiz bırakılmaması büyük önem taşır. Bu nedenle çocukların dijital ortamların risklerine karşı korunması gerekir. Özellikle küçük yaştaki çocuklara, internete sınırsız erişim sağlayan çok fonksiyonlu akıllı telefonlar vermek dikkatle değerlendirilmelidir. Eğer amaç sadece çocukla iletişim kurmak ve gerektiğinde ona ulaşabilmekse, temel iletişim özelliklerine sahip bir telefon çoğu zaman yeterli olabilir. Özellikle sahte hesaplar üzerinden faaliyet gösteren kişiler ve gruplar ciddi bir risk oluşturmaktadır. Fuhuş amaçlı ağlardan suç örgütlerine, yasa dışı yapılanmalardan dolandırıcılara kadar birçok kişi veya grup, sosyal medya ve dijital platformlar aracılığıyla çocuklara ve gençlere ulaşmaya çalışabilmektedir.

Daha da dikkat çekici olanı şudur: Toplumda tanınan, milyonlarca kişi tarafından takip edilen bazı isimler bile bu dijital manipülasyonların hedefi olabilmekte, hatta farkında olmadan bunların aracısına dönüşebilmektedir. Bazı dijital platformlar ve algoritmalar belirli kişileri hızla parlatıp birer şöhret hâline getiriyor. Ardından o kişilere duyulan güven ve sempati, onların tanıttığı içeriklere, yaşam tarzlarına veya farklı yapılara da yönlendirilebiliyor. Nitekim zaman zaman bazı müzik akımları veya dijital topluluklar üzerinden suç örgütlerinin gençleri etkilemeye ve kendilerine eleman kazandırmaya çalıştıklarına ilişkin örneklerle de karşılaşılmaktadır. Bu nedenle çocukların ve gençlerin dijital içerikleri eleştirel bir bilinçle değerlendirmeleri büyük önem taşımaktadır.

Bu bağlamda gençlerin özellikle sportif faaliyetlere yönlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Mahallelerde geniş spor alanları, futbol ve tenis sahaları oluşturulmalı; okul bahçeleri daha kullanışlı hâle getirilmelidir. Çocuklar ve gençler, trafik tehlikesiyle karşılaşmadan, güvenli alanlarda enerjilerini atabilmeli ve sağlıklı faaliyetlere yönelmelidir.

Bunlar basit meseleler gibi görülebilir; fakat aslında geleceğimiz açısından son derece önemlidir. Birkaç bina ya da maddi kayıp telafi edilebilir; devlet bu zararları karşılayabilir. Fakat gençlerimizi kaybedersek bunun telafisi çok daha zor olur. Bu yüzden gençlerimize sahip çıkmalı; onları sporla, müzikle, sanatla ve faydalı sosyal faaliyetlerle buluşturmalıyız.

Bu konuda yerel yönetimlere büyük görev düşmektedir. Merkezi hükümet, valilikler, kaymakamlıklar, muhtarlıklar, belediyeler ve üniversiteler birlikte çalışmalı; her mahallede çocukların ve gençlerin güvenle vakit geçirebileceği alanlar oluşturmalıdır.