İSLAMDA-KADIN

İnsan istediği dini istediği gibi seçebilir istediği yolu benimseyebilir.. Ama bu ülkede yiğitçe çıkıp ben mürtedim diyemiyor bazıları. Diyemeyince ya ırksal hassasiyet numarası ile, ya dinsel algıların eleştirisi numarasıyla ya da Müslümanların kimi olumsuz eylemlerini eleştirme suretiyle din’den hoşnutsuzluğunu dışa vuruyor…Bazıları ise bunu açıkça dile getirmekten çekinmiyor..

Elbette İslamı bir hayat biçimi olarak benimseyenler de ayrımcılığa ilişkin yanlışlıklardan, dinsel algı yanılmalarından ve Müslümanların kimi yanlış eylemlerinden hoşnutsuzluklarını dile getiriyorlar ama Müslümanlar İslam’ın doğrularını ortaya koymak adına yapıyorlar bunu. Oysa mürtedin bütün derdi kendini dinden kurtaracak enstrümanlar aramak ve bulmak oluyor. Bütün Müslümanlara nefretle bakarken Müslümanlar ve İslam’a ilişkin bütün bilgileri sadece İslam düşmanlarından devşirme yolunu seçiyor..

Bu durumda kişi inancın bilginin ve ahlakın iflas ettiği bir çıkmaz sokağa mahkûm oluyor. Mürted olmak her halükarda korkunçtur. Bir dinden vazgeçmek bir başkasına bağlanmayı çoğu kere imkânsız kılıyor.

Oysa insanı inançlı yapan da mürted olmaya iten de en temelde kimi insani kaygılardır. Bu insani kaygıları diri tutmak gerekirken bir ötekileştirme ve şeytan üretme yolunu seçmek insanın zamanla hiçbir şeye inanmamasını getiriyor…

Mürted ötekileştiriyor ve yabancılaştırıyor. Modern çağın en önemli açmazı bu değil mi?: ötekileştirme, tasnif etme ve mahkum etme. Bu algı inançsız yapıyor insanları insanlar sadece İslam’a değil hiçbir şeye inanmamaya başlıyorlar. Bu çağın bence en önemli vasfı insanların hiçbir şeye inanmama durumudur. Buna kime kere “mega anlatıların sonu” kimi kere “kutsalın bitişi” falan diyorlar..ama özü inançsızlık. Yeniçağ egemen batı paradigmasının bütün doğruları elinde tuttuğu iddiası anlama yerine mahkum etmeyi getiriyor. Olumsuzluklar bir ötekileştirme aracına dönüştürülüyor. Zihin böyle çalışıyor. Mürted en fazla önceki dininden ve din mensuplarından nefret ediyor. Halihazırda Müslüman düşmanlığının en çok daha önce Müslüman zannettiklerimizden gelmesi tesadüf değildir. Çünkü o bir şeyi savunmaktan ziyade ruhsal olarak huzur bulmak için haklı çıkmaya da ihtiyaç duymaktadır. Bu yüzden dinsel veya ideolojik anlayışa en ezeli düşmanlık daima bir dinin ve ideolojinin mürtedlerinden gelmektedir.

İslam insanları ortak kelimeye çağırıyor. İslamın çağrısı bir din çağrısı bir misyonerlik faaliyeti değildir. İnsanın aslında olan şeye çağrıdır. İnsana yabancı olmayan şeye çağrıdır.

Mürtedin Ruh Hali

İrtidat sadece dinsel zeminde ele alınacak bir kavram değildir. Dininden dönüp başka yola giren olduğu gibi kendi kültürel ve ulusal değerlerinden de nefret edip başka kültür ve ulus adına konuşan da bir tür mürteddir. Mürtedin ayırıcı vasfı önceki inanç ve yaşam biçimini terk etmesidir. Bu çok kolay bir şey değildir. Bu yüzden çok derin bir içsel çalkalanma yaşamaktadır. Bu içsel karmaşadan kendini kurtarması gerekmektedir. Bu da onu alabildiğine saldırgan ve alabildiğine duygusal ve tepkisel yapar. Bu yüzden mürtedler eski dininin mensuplarına daha şiddetli bir şekilde tepki verir. Bunun sebebi kendi irtidatlarını haklı kılacak gerekçeler bulmaktır. Onun ömrü eski din kardeşlerinin, milletinin yanlışlıklarını ve günahlarını tespit etmekle geçecektir.

En azılı millet ve din düşmanlarının mürtedler arasından çıkması tesadüf değildir. Ve onların hemen hemen tamamı dönüş yolunu kapatmıştır, asla dönemezler. Tarih içinde de hakikatin önünde en büyük engel, insanlık ve inananlar için  en tehlikeli insanlar mürtedler olmuştur..

İnançsızlığı bir hakikat arayışı olarak görmek de en önemli sapmalardan biridir. Hakikat arayışı çok derin bir inançtan beslenir. İnanç olmadan hakikat arayışı olmaz. Bu şu veya bu dinin dogmalarına olan inanç değil, bütün insanlığın en üstün iyisini bulma ekseni olan ontolojik inançtır. 

Bu bağlamda inançsız olmak ontolojik bir sapma ve ruhsal bir rahatsızlıktır.

Ayrıca maalesef insanların doğruyu söylediği için şöhret olmasından şöhret olduğu için her söylediği doğru sayılan dönemlere geldik. Bu da irtidat konusu ile ilgili ayrıca irdelenmesi gereken başka bir konu..

Selam; esenlik ve kurtuluş hidayete tabi olanlar içindir.

Bir yanıt yazın