KANALLAR VE KANAL İSTANBUL
İnsan eliyle yapılan ilk kanal; Süveyş Kanalı’dır. Akdeniz’i Kızıldeniz’e bağlayan bu kanalın yapımı, 1869 yılında tamamlanmış. Diğer de Panama Kanalı! Orta Amerika’nın en güney ülkesi Panama topraklarında yer alır ve Atlas Okyanusu ile Büyük Okyanus’u birbirine bağlayan su kanalıdır. İnşaat, ABD tarafından tamamlanmış ve Kanal 15 Ağustos 1914’te hizmete açılmıştır. Deniz ulaşımında büyük avantajlar sağlayan bu iki kanalın faydasını, bütün insanlık şimdi görüyor. Ayrıca, bu iki kanalın yapılmasıyla birlikte çevre konusunda ortaya çıkmış her hangi bir sorun olduğuna dair bir bilgiyi ve belgeyi de görmedim.
Bu sene, Süveyş Kanalı’nın bir gemi kazası sonucu bir kaç gün kapanmasının, global ekonomiye on milyarlarca dolar zarar verdiğini basında okuduk. Yani, kanalın kısa bir süre bile işlememesi, bütün insanlara zarar verdiği görüldü.
Gelelim; İstanbul’da dün temeli atılan kanal konusuna…
Karadeniz’e açılan İstanbul Boğazı’nın, günümüzde bile “Ticari Gemi geçiş ihtiyacını karşılayamadığını” yetkililer belirtiyor. Gelecekte daha da artacak olan gemi trafiğinde, Boğaz’ın güvenli geçişler için çok daha yetersiz kalacağı konusunu bütün uzmanlar söylüyor. Boğaz’da gemi geçişlerini rahatlatacak olan yeni bir kanal yapma fikrini hükümet hayata geçiriyor. Bu kanal, İstanbul Boğazı ile birbirine bağlı olan Karadeniz ile Marmara Denizi’ni ikinci bir su yoluyla birbirine bağlayacak.
Marmara ile Karadeniz, eğer birbirinden izole olan iki deniz olsaydı, açılacak bu kanal ile iki farklı deniz suyunun birbirine karışmasının, ekolojik açıdan oluşturabileceği olumsuzluklar konusunda kuşkular olabilirdi. Fakat, iki deniz zaten birbirine bağlı! Ayrıca Panama ve Süveyş kanalları örneği var… Bunlar arasında açılan kanal sonucu sorun tespit edilmedi.
Daha önce, Özal döneminde, muhalefet tarafından; Otoban yapılması vs gibi yeniliklere karşı çıkma konusundan tutun, şimdi de baraj, yol, köprü, hastane vb bir çok konuda tüm icraatta karşı çıkmak olayını, iyi niyet ürünü olarak yorumlanmasının mümkün olmadığını düşünüyorum.
Hükümetin de hatası ve eksikleri elbette vardır. Fakat, karşı çıkılan konular, genellikle hayati önemde faydalı ve gerekli olanlar olduğu da tesadüf olmasa gerek!
Muhalif olmak ve eleştiri hakkını kullanmak; daha iyisinin yapılması için yol gösterici ve eksikleri tamamlanması amacına hizmet ettiği zaman dikkate alınabilir. Aksi durumda, ciddiye bile alınmaz!…
