Göçmen Karşıtlığı Aslında Göçmen Karşıtlığı Değildir

0
b2ap3_thumbnail_EZIDILER-SENGAL-GOC-CIZIM.jpg.800x500_q85

Ağaçlar, Kuşlar,Yerliler ve Ötekiler

Özellikle sicili bozuk bazı kesimler tarafından dile getirilen göçmen karşıtlığı aslında göçmen karşıtlığı değildir. Meselenin  özünde ülkenin birlik ve bütünlüğünü bozma çabaları vardır. Bu neden böyledir. Çünkü göçmen karşıtlığı bir ötekileştirme üzerine kurulduğundan bu bir hayat algısına dayanmaktadır. Ötekileştirme algısının başı ve sonu yoktur. Temelde düşmanlık üzerine oturduğu için başlangıcı ve sonu yoktur.Bu yüzden sadece göçmenler ve sınırlı kalması mümkün değildir. Farklı ve yabancı görülen herşeye karşı bir vaziyet alış durumudur.

Her tür yabancının her farklı olanın ötekileştirilmesine kapı açan bir zihinsel ve varoluşsal arızadır bu anlayış. Bilinçsiz ve kimi sorunlar yaşayan bir kitle bu işin nereye evrileceğini bilmemektedir. Oysa göçmen karşıtlığı ekseninde ortaya konulan hamleler aslında çok ciddi bir ayrışmanın başlangıç noktası olabilme potansiyeli taşımaktadır. Bu potansiyeli kaşımak  varoluşsal birlik ve bütünlüğe saldırının bir başka boyutudur. Bunun ülke severlikle ağaç kuş severlikle ilgisi yoktur. Yani bir şeyi sevme temelinde değil, farklıdan nefret etme temelinde yola çıkılmaktadır. 

Bu yüzden kimi sorunları dile getirerek öne çıkan göçmen karşıtlığı Suriyeli ve Afganlılardan yola çıkıp Kürtlere, Alevilere,Gayrimüslimlere yönelecek bir hareketin başlama noktasıdır. Son bir kaç ay içinde yaşadıklarımıza baktığınızda nasıl bir tezgahla yüzyüze olduğumuz ortadadır. 

Yani aslında ayrımcı bir algınız varsa bunun sınırı yoktur. Bir yerde bitmeyecektir. Tarih bunun örnekleriyle doludur. Göçmen karşıtlığı bu yüzden Göç ve göçmenlerin ürettiği sorunların çözümü ve ülkenin rahatlaması hamlesi değildir. Tam tersine ayrışmanın başlama noktası, ateşin fitilidir.

Ağaçseverlik, kuş ve böcekseverlik de böyle ele alınabilir.

Bütün zalimler kendilerine haklı zeminler bularak var olmaya çalışırlar ne mutlaka bir problemden beslenirler. Bu yüzden dillerinde sorunları çözme sloganları olsa da, ötekileştiren zihniyetin insanlığa ait hiçbir sorunu çözmesi mümkün değildir. Sorun çözmek bir yana bu zihniyet bizatihi sorunların kaynağıdır.   

Ağaç severlik ağaç severlik olmadığı gibi şiddet karşıtlığı da insan-severlik değildir. Çünkü bu söylemler bir şeyi kayırıyor görünürken bir başka şeye nefreti dile getirmektedir. Eleştirmek ayrı nefret ayrıdır. Hayatı diyalektik-çatışma yasasına iman üzerine kurmuş algının temelinde nefret vardır. Son ikiyüzyıla  baktığımızda  bunun sonuçlarını  Avrupa’dan Çin’e kadar her yerde görmekteyiz. Sonuç: “Herkesin herkesle savaşı”ndan başka bir şey değildir. 

Sorunları dile getirmek ile ötekileştirmek arasındaki fark evren ve insan algısı ile ilgilidir. Çatışmanın bizzat yasa kabul edildiği algının oyuncağı olan kitleler bugün göçmenliğin derin acısı ile yüzyüze kalmışlardır.

Kısacası göçmen karşıtlığı ekseninde gelişen zihniyetin zaferi  o ülke insanının göçmen olma durumuna kapı açmaktan başka bir sonuç yaratmayacaktır. Bu dünyanın her yerinde böyle olmuştur..

Bir yanıt yazın