Hala anlamadınız mı? Kaybettiğiniz özgürlük başkasından çaldığınız özgürlüklerin bedelidir…
Özgürlük ve Adalet
Aristoteles adaletin en yüce erdem olduğunu hatta erdemin kendisi olduğunu söyler. Bir tek adalette insan sahte davranamaz ve kendini gizleyemez. Çünkü adalet sahteliğin olamayacağı bir ahlaki durumdur.
Adaletin özünde başkasının özgürlüğüne saygı vardır. O halde insan olmak kendine sınırlar çizmek demektir. Kendine sınırlar çizmek ise ötekinin iyisini düşünmek demektir. Bu yüzden her özgürlük talebi ancak adaletin dikkate alınması ile meşru ve anlamlı olabilir.
Bu durumda “başkasının özgürlüğünü yok edici eylemlere müsaade” talebi bir özgürlük talebi olarak dile getirilemez. Bu talep özgürlük talebi olarak öne sürülse de aslında bu bir hegemonya talebidir. Hegemonya talebi kişisel menfaat ve haz ile ilgilidir.
Haz ve fayda öznel ve değişken olduğu için ahlaki olanın zemini olamaz. Ahlaki olan özünde ötekinin iyisini barındıran, böylelikle öznel fayda ve hazzın üstünde insana has bir durumdur. Herkesin faydasını talep eden bir yönelimdir ahlak..
**
Bırakın yol keseyim
Bırakın sınav sorularını çalıp hak yiyeyim,
Bırakın yoksul gecekonduları haraca bağlayayım
Bırakın insanları rahatça tehdit edeyim
Bırakın sahte diplomalar düzenleyip önemli makamları ele geçireyim..
Bırakın Emperyal güçlere ajanlık yapayım
Milletin aşına ekmeğine el koyayım..
Bırakın ülkenin hür vatandaşlarının bir kısmını devletin imkânlarını kullanarak devredışı bırakayım…
Hala anlamadınız mı?
Özgürlük çalıyor ve haram yiyorsunuz. Bu yüzden her eyleminiz mundar.
“Özgürlüğümüz elimizden alınıyor” diye feryad ederken başkalarından çaldığınız özgürlüklere göz yumulsun istiyorsunuz.
Hala anlamadınız mı; elinizden alınan özgürlükler başkasından çaldığınız özgürlüklerdir.
“Özgürlük çalma özgürlüğünüze engel olunuyor…Hepsi bu..
