İsyan, ahlak ve inkilap(b) ya da serserilerle iş tutanlar üzerine ..
Asi ve İnkılâpçı
Ahlaki bir ilkeye dayanmayan hiçbir topluluk asla herhangi bir zafer elde edememiştir. Onlar arkalarında kesilmiş kafalar, yırtılmış kitaplar, yakılmış binalar bırakmış ama asla bir medeniyet bırakmamışlardır. Asi olmak ayrı inkılapçı olmak ayrıdır. Direniş ayrı diriliş ayrıdır. Dirilişsiz direniş boşuna çabadır. Bir zalimi kovarken bir başka zalimin gelip egemen olmasının sebebi budur.
Asi isyan eden, inkılâpçı ise bir hayat teklif eden, ilkeler temelinde direnen kimsedir. Bu ilkeler insanlığın inandığı ortak değerler ve anlayışlardır..
**
Asi yeri geldiğinde herşeye karşı çıkan kişi iken, inkılâpçı her zaman söyleyecek sözü ve önerisi olandır.
Asi sadece kimi içgüdüsel reflexlerle hareket ederken, inkılâpçı insani ve asli amaçlar için hareket eder.
Asiler çoğu kere statükonun sürmesi için efendilerinin beslemeliğini ve tetikçiliğini yaparlar. Onlar için tek amaç efendilerinin saltanatının korunmasıdır..İnkılâpçı ise ilkeseldir; ilkelidir. Ağaçtan kuşa, kuştan taşa kadar her varlığın saygıyı hakettiğini düşünmektedir.
İnkılâpçı ile asi’yi karıştırmak en büyük aymazlıktır.
