Modern Cihadın Siyasi Şiddeti Batı Liberalizminin Krizlerini Nasıl Yansıtıyor?

0
2a6525ba-9d06-4882-bfa7-5e00f8a9164a.67b8879de7db4344a2125cc3328505db

 

Kıyamet ve Tarihin Sonu: Modern Cihad ve Liberalizmin Krizi 

Bu güvenilir, erişilebilir çalışmada, tarihçi Suzanne Schneider İslam Devletinin (İŞİD siyasetini ve ideolojisini inceliyor ve çağdaş cihadın küresel siyasi eğilimlerin bir mikrokozmosu olduğunu ve dünya çapında otoriterliğe ve nihilist şiddete doğru kaymayı anlamamıza yardımcı olabilecek bir şey olduğunu tespit ediyor. Batılı yorumcuların çoğu, modern cihadın batı liberalizminin karşıtı olduğunu varsaymasına rağmen Schneider tam tersini savunuyor.

İslam Devleti’nin (İŞİD) cihatçı şiddetinin Avrupa ve Amerika Birleşik Devletlerindeki siyasi yaşamla, kitlesel çekişmelerin olağanüstü şiddetinden otoriter popülizme ve yabancı düşmanı milliyetçiliğin yükselişine kadar pek çok ortak yanı olduğunu tespit ediyor. Devlet, şiddet, kimlik gibi modern cihatçı fikirleri inceleyen bölümlerde yazar  İslam Devleti denilen örgütün (İŞİD) Batı liberalizminin antitez-inden ziyade karanlık bir yansıması olduğunu vurguluyor.

İslami hukuktan popüler işe alım videolarına, çağdaş apokaliptik literatüre ve İslam Devleti’nin Arapça yayınlarına kadar geniş bir kaynak yelpazesine yönelik kapsamlı araştırmalara dayanan ve bir siyaset teorisyeninin duyarlılığıyla yazılan Schneiderin bu eseri , modern Cihad anlayışını gösterme çabası olarak ortaya çıkıyor.  Ona göre İŞİD aslında bütün insanlığın teslim olmaya başladığı bir totaliter anlayışın yansıması olarak karanlık bir geleceğin vizyonunu gösteriyor. Yazara göre hala vakit geç değil ve biz  yine de bu sonuçtan kaçınabiliriz. İŞİD sadece bir dinsel ve politik anlayışın dışa vurumu değil, dünyada yükselen otoriter ve ötekileştirici anlayışın somut ve en uç hali..

 

Bir yanıt yazın