Sanatçı Erkan Oğur ve Bağnaz Duruşu Üzerine Birkaç Söz
Sanatın evrensel bir boyutu vardır. Bir sanatçı bu evrensel boyutu yakaladığı zaman saygınlık kazanır. Bu saygı onların inancını aşan bir şeydir. Diğer bir ifade ile, onların inancından olmayanlar bile sanatlarindan dolayı kendilerine saygı duyarlar.
Ornegin, Ahmet Kaya, Barış Manco, Ruhi Su, Cem Karaca, Şivanperwer, Sezen Aksu… ve Erkan Oğur bunlardan birkaç tanesidir.
Ki Oğur şahsen benim de bugüne kadar zevkle dinlediğim bir sanatçı idi. Ama bundan sonra dinlesem bile kendisine sürdüğü bu leke ile dinleyeceğim.
Oysa adını saydığımız ve saymadigimiz bu sanatçıların her kesimden dinleyicileri vardır. Ve herkes de onların dinlerini ve siyasi ve ideolojik tercihlerini bilerek saygı duyar. Ta ki onlar kendileri gibi düşünmeyenlere tepeden bakmaya başlayıncaya ve kendilerinden olmayanlara saygısızlık yapıncaya kadar. İşte o zaman gözden düşer ve kendilerini imha ederler..
Şüphesiz, Erkan Oğur da her kesimin saygı duyduğu ve zevkle dinlediği sanatcilardandir. Ama bence azgın bir azınlığın baskılarına teslim olmakla bu saygınlığını yitirmiştir.
Oysa o azgın azınlığa kendilerinin de ağızlarından düşürmedikleri “demokrasi” dersi de verebilirdi.
İçine sindirmemek de ne oluyor? İbrahim Kalın’lar nasıl ki kendileri gibi inanmayanları ve kendileri gibi düşünmeyenleri içlerine sindiriyor ve saygı duyuyorlarsa, Erkan Oğur’lar da kendisi gibi inanmayanları ve kendisi gibi düşünmeyenleri içlerine sindirmeli ve onlara saygı duymalilar. Ki bu da insan olmanın asgari şartlarındandır.
Örnegin, faşizan yaklaşımlara boyun eğip “karşı” tarafa saldıracağına, onlar hazmetmese dahi demokratik teamüllerle seçilmiş bir Cumhurbaşkanının sanatsever ve aydın bir sözcüsü olan sayın İbrahim Kalın tarafından yapılan bir davete icabet etmek hakkını kullandığını söyleyebilirdi. Oysa Oğur bunu yapmadığı gibi utanmadan faşistliğini “devrimci” olduğunu söylemekle örtmeye çalışıyor.
Ne yazık ki, “devrimci” maskeli faşist sanatçılar sadece Oğur gibiler değildir, . Bunların yaptıkları yanlarına kar kalmamalı, bu saygisizlikları her fırsatta yüzlerine vurulmalıdır.
