SUÇLULAR, BÜROKRATLAR: “BANA TEŞKİLATIN NUMARASINI VERİN”
Sanırım bize idealizm fazla enjekte edildi. Bu da bizi hayat gerçeğinden kopardı. Asrı Saadet, sahabeler, melek gibi insanlar..
Sanırım diyalektik materyalizmi fazla küçümsedik..Gerçi onlar da idealizmi ciddiye almayarak hayatlarının büyük yanılgısını yaşadılar ve hem kendilerini hem toplumlarını helak ettiler
Hayat çok şey öğretti. Neler öğrendik …Kutsalın, romantizmin, şiirin, sanatın aslında insanın maddi yanı karşısında çoğu kere tükendiğini öğrendik..En ateşli devrim söylemlerinin paranın, makamın ve şöhretin önünde boyun büktüğünü gördük..Dava arkadaşını en küçük dünyevi menfaat karşısında satanları tanıdık..
Hayat her an yeniden varoluyor ve insan her an bu varoluşa tabi oluyor..Değişimin yönüne kendini kaptıranlar oyuncak, anlamsızca direnenler katılaşıp marjinalleşiyor..Değişimi adalet hakkaniyet gibi değişmezler ekseninde yorumlayan herkes insan olarak kemale eriyor…Herneyse
**
Bir araç ambulansla yol verme noktasında inatlaşıyor.. Daha sonra araç ambulansın önünü kesiyor. Karadeniz aksanlı orta yaşını çoktan geçmiş bir adam iniyor arabadan ambulans şoförü ve ambulansın içindekilere hakaret ediyor. Ambulans şoförü ve diğerleri karşılık verince adam “sağlık müdürü size gerekeni yapar” tarzında tehdit içeren bir cevap veriyor. Bu arada hasta arabada bekliyor.
Şimdi manzaraya bakar mısınız? Ambulansta hasta var, ambulansın önünü kesen bir adam var, ve bu adam sağlık bürokratları ile direkt temas kurduğunu ima eden bir şımarıklık ile cürmünün üstüne bir de tüy dikiyor. Ambulansın, hastası ile yolunu kesme cür’etini nereden aldığı belli değil mi? Bu konu irdelenmeli…
Geçenlerde İstanbul’da bir otobüste Kadıköy’e gidiyordum. En arkada oturan birisi telefonla hararetle bağıra bağıra konuşuyor. “Ya diyor, sen onu dert etme diyor. “Beştepe’de danışman arkadaşımız var” diyor “Cumhurbaşkanı danışmanı, oradan hallettiririm” falan diyor.. O da alabildiğine rahat.
Daha burada onlarca örnek ben sayarım, yüzlercesini de dinlemişimdir.
Kısacası; devletin çivisi çıkmış kardeşim. Uzun iktidar dönemlerinin en büyük dezavantajı budur. Çeteleşmenin, şımarıkça yasadışı işler yapmanın özünde bir bürokrat yakınının katkısı olmadığı düşünülemez.
Ambulansların yolunun kesilmesi,güpegündüz dükkanların basılması, pompalı silahlarla mega kentlerde çatışmalar yaşanması…Bu cür’et, yönetim erki ile dirsek teması olmaksızın izah edilemez.
MAZLUMLAR SORUNLARINI KİME ANLATACAK?

