İşportacı bir eksiklikten yola çıkarak ihtiyaca dönük mal satıp para kazanmayı düşünen esnaftır. Entelektüel ise eksiklik ve ihtiyaç yaratarak kendine alan açmaya çalışan bir hilkat garibesidir. Entelektüel çoğu kere egemen güç odaklarının alan kazanmasına fikirsel boyutuyla payanda olur.. Çevrecilik, etnik kimlik, cinsel kimlik, dinsel kimlik gibi alanlarda olmayan sorunlardan sözeder. Haksız bir üstünlük duygusu ile insanlara sunduğu önyargı, ötekileştirme ve çatıştırmadır. Hep bir yere ait ve biri adına ötekine saldırır. Gazeteci, akademisyen, düşünce adamı gibi kılıklarla karşınıza çıkar. Biraz dikkatli bakmak yeterlidir bunları tanımak için. Hayata kattıkları bir değer; insanlara sundukları bir güzellik yoktur. Aydınlanma denilen dönemden bu yana güç ve mevzi kazanan bu zümreyi Kutsal kitapta “Şueara” ya benzetiyorum.. Bu çağın egemen paradigmasını onlar şekillendirmiş ve insanlığa son yüzyılda yaşananları hediye etmişlerdir. Bilgelerin yerini alan bu zümre hayattan ve insanlığın ürettiği ortak değerlerden değil, “Heva” dan beslenmektedir.
Makinekırıcılar
Bilgi sahibi olmak düzgün karakterli olmayı sağlamıyor..Düzgün olmayan adamın bilgisi ne kendisine ne de çevresine huzur getiriyor..Bozuk kişi bozucu oluyor…Eski çağlarda kimi dinsel okulların bilgiyi yazıya geçirmemeleri sadece kendi aralarında paylaşmaları bu durumu farketmiş olmaları ile ilgili…
Erdem, görerek; örnek alarak ve alışkanlıklarla ediniliyor..
Kitaplardan öğrendiklerimizin erdemli olma noktasındaki katkıları üzerinde ciddi düşünmek gerekiyor..
Metin uzaktan ve soyut bir sesleniştir..Metini anlamlı kılan benim ona inancım sadakatim ve ONU temsil eden şahsiyettir.. İnanmayı sadakati ve örnek şahsiyeti devre dışı bıraktığımızda METİNin bize sunacağı ne olacaktır..
O halde bilgi biriktirmek şahsiyet sahibi olmayı sağlamıyor..
Yazarın birisi Modern çağ entellektüellerini Makinekırıcı olarak nitelendiriyor.. (Sanayi devrimi sırasında makineler yaygınlaşınca işlerini kaybeden bir zümre makineleri kırmaya yönelmişlerdi..)
Modern dönemde entelektüellik bir meslek bir iş olarak öne çıkıyor..Burada ne kutsaldan, ne yüce amaçlardan, ne insanlığa ait büyük ideallerden değil; bir ekmek kapısından; bir patrona ve erk sahibine bağlılıktan sözetmek gerekiyor.