HEPİMİZİN İÇİNDE 12 EYLÜL VARDI
Adam “işkencelerden geçtik” diyor..”en ağır işkenceler uygulandı bizlere” diyor..”Bilmem neremize elektrik verildi” vesaire diyor…
O dönemleri hatırlıyorum. Bir sokaktan ötekine gitmenin çok büyük risk olduğu dönemlerdi..Sağcılar vardı solcular vardı,şeriatçılar vardı ve bunların içinde onlarca ayrı eğilim. Hepsi bir diğerini düşman hain ve katledilmeyi haketmiş bilir; ya Allah adına ya vatan adına ya da özgürlük adına saldırırdı..Yaşama hakkı ancak bana benzeyen için geçerliydi..
Sonra 12 Eylül darbesi oldu..İçeri attılar herkesi..Peki ders alan oldu mu?
Hapishanede bile birbirini katletmek için fırsat kollayan, gardiyanlarla, görevlilerle işbirliği yaparak düşman bildiği kesimin yaşama alanını yoketmek için her yolu denemekten geri durmadılar. Zihni ve ruhu zehirlenmiş bir nesildi nihayet.
Hapishanelerde banyoya gitmek, görüşe çıkmak,gönderilmiş hediye paketini açmak bile çok tehlikeli sonuçlardandı o dönemde..Karşıt görüşlü olanların şişlenerek öldürüldüğü, mahkuma gönderilen yoğurt kovalarında patlayan bombaların dehşet saçtığı bir dönemdi.. Herkes son derece acımasız herkes son derece zalimdi. Bilen bilir,bilmeyenler bilenlerden öğrensin..
12 eylül darbesini yapanlar yerine biz egemen olsaydık ülkeye,(Sağcı olarak ya da Solcu olarak, ya da İslamcı olarak) acaba kendimiz gibi düşünmeyenlere nasıl davranırdık.
12 Eylülle hesaplaşırken kendi insan algımızla ve zihniyetimizle de hesaplaşmamız gerekmiyor mu? 12 Eylülleri yaratan biraz da bu zihniyetimiz değil mi?
Şimdi Oniki eylül edebiyatı yapan bu nesilden bir çoğunu tanıyorum.
Darbeciler yargılansın. Darbeci zihiyet de..

