SEÇMECİ OLMAK
İki arkadaş hac için yola koyulur. Hacca hazırlık yaparken Kâbe’nin kutsallığına dair çok şey duymuşlardır.
Kâbe’den Arş’a kadar uzanan görünmez bir sütun varmış ve bu sütundan dolayı ne uçak ne de kuşlar Kâbe’nin üzerinden geçemez, geçmeye kalkışan o görünmez sütuna çarpar yanarmış.
Mekke’ye varmışlar. Büyük bir heyecanla Kâbe’ye koşmuşlar. Bir de ne görsünler! Kâbe’nin damı kuşlarla dolu; uçanı var, konanı var. Biri hayretler içerisinde bağırmış: Kâbe’nin damı kuşlarla dolu. Aa! Bak bak, biri pisledi bile. Diğer arkadaş da görmüştür ama görmezlikten geliyor. Kuşları görmemek için eliyle gözüne perde yapıyor. Bak bak! Diyen arkadaşına: Sen de bakma, itikadın bozulur!
Destursuz kitaplara dalar ve seçmeci bir kafaya sahip değilsen böyle itikat bozan şeylerle karşılaşırsın!
Büyük âlim de hata edebilir, yanlış şeyler söyleyebilir. Peygamber yanlış yaparsa Allah onu uyarır ve hatasını düzeltir; hatası olduğu gibi devam etmez. Çünkü Allah onu ümmete örnek göstermiştir. Dikkat ederseniz Kur’an-ı Kerimde peygamber olmayan kimselerin güzel kimi davranışları övülmüştür ama Peygamber olmayan hiç kimse bütün söz ve davranışlarıyla örnek gösterilmemiştir.
Dört mezhep imamının her birinden: “Hangi delile dayandığımı bilmeden bana tabi olmayın” anlamında tavsiyelerde bulunmuşlardır.
Âlimlere saygılı olalım ama yanlışını da edepli bir şekilde hakaret etmeden eleştirelim. Delilleri bilmeden bir müçtehidin sözüne tabi oluyorsan bir başkasının söz ve davranışlarını o müçtehidin sözüne bakarak eleştiremezsin.
Sadece din konusunda değil her konuda toptancıyız; ya iyi ya kötü, ya siyah ya beyaz, ara renkler yok. Yine her konuda ileri gelenlerimiz var. Onlar ne derlerse onu savunur, başkasına karşı çıkarız.
Oysa Kur’an-ı Kerim Müslümanlardan söz ederken: “Sözü dinler ve en güzeline uyarlar” demektedir. En güzele uymak için, söylenenleri dinledikten sonra bu sözleri değerlendirir, en güzelini seçer ve ona tabi olur.
Olması gereken kişilerin delillere ulaşarak yollarını belirlemeleridir. Ne var ki İslam’ın gelişinden bu yana şu kadar asır geçti hiçbir nesilde ve hiçbir bölgede değil hepsinin, çoğunluğun bile delillere dayanarak yollarını çizmiş değildir. Hep taklitle yol çiziliyor. Dikkat edin başkalarına karşı karşı en şedit olanlar mukallitlerdir.
