FETÖ’NÜN GENÇLERİ NEREYE SAVRULDU
Manisa’da kitap fuarında başörtülü kızların Mahir Çayan kitaplarını sattığını gördüğümde çok şaşırmıştım. Sonra gençlerin Fetö’nün gençleri olduğunu anladım. Bediüzzaman Said Nursi’nin kitaplarından ezberlediği pasajlar okuyan gencin çok ciddi anlamda İslam düşmanlığı yaptığını ve ateizmi savunmaya çalıştığını görmem de beni çok şaşırtmıştı.
Bu ateizm savunucusu gencin Fetö geleneğinden gelen ve Fetö adına kurulmuş bir üniversitenin öğrencisi olması Said Nursi’nin eserlerinden ezberler okumasından nasıl bir sonuç çıkarmamız gerektiğini gösteren önemli bir veriydi.
Hatta marjinal gurupların sivil toplum çalışmalarına katılarak homoseksüalitenin ne kadar normal ve özgürlükçü olduğunu savunanına da rastladım.
Nevruz alanında Diyarbakırda PKK’nin bütün sloganlarını gerillaların(!) isimlerini zikrederek alkışlamalarına da şahit oldum..
Kısacası FETÖnün hükümet ile kavgası, AK parti ile kavgaya, AK parti ile olan kavga ise bu gençleri AK parti düşmanı güçlerin kucağına itiyordu…
Kürt bölgelerindeki Müslüman gençlerin de “Kürt sorunu” adı altında girdikleri koridor onları sadece bir Kürt hak talebi olmanın ötesine taşıyor, belli bir dünya görüşü ve hayat algısı da aşılıyordu. Sonunda vardıkları nokta “İslam Kürtlere ne getirmiş ki” oluyordu. PKKnın sivil toplum kuruluşları, medya ve propaganda araçlarının basit bir aparatına dönüştüklerinin farkına bile varamıyorlardı.
Bunda özgün bir dünya görüşüne sahip olmayışın ya da bu görüşleri ifade edecek güç, kudret ve cesaretten yoksun olmanın etkisini eklemek lazım.
İlişkiler ve Taraflar
Aslında ittifaklar daima menfaat devşirmek için yapılıyor olsa da bir şey alma eylemi bir çok şeyi kaybetmeyi de getirebilmektedir.
Her ittifak bir şeyler verdiği kadar bir şeyler de almaktadır.. Burada zayıfın güçlü olanın içinde erime gibi bir sonuçla karşılaşması kaçınılmazdır..
Dominant olan ittifak ettiği zayıf kolların hepsini içine alıp eritebilme potansiyeline sahiptir. Ve elbette dominant olan arkasında, Batı dünyası ve kendi ideolojik mücadele geleneği olan olacaktır..
FETÖ’nün Gençleri (Taraftarları)Neden Zayıf Halkadır.
Genç olmak zaten başlıbaşına bir zayıflık içermektedir. Ancak örgütsel anlamda:
1-Bir anda bütün mevzilerini kaybetmiş bir yapının içinde bulunduğu panik hali
2-Akıbet ile ilgili ciddi endişeler taşımaları..
3-Tadılan dünyevi menfaatlerin lezzetinden bir anda mahrum olmanın getirdiği yoksunluk duygusu.
4-Kendilerine sunulan muhteşem gelecek hayallerinin bir anda berhava olması
Bu ruh haline sahip insanların aklıselim ile hareket etmeleri zaten mümkün değildir. Bu ruh hali kendine uzatılan her şeye yapışma refleksi dışında bir pratik ortaya koymaya engel olacaktır. Burada kör bir kurtulma mücadelesi bulunmaktadır. Rasyonel hiçbir temeli olmayan hayatta kalma güdüsü tam bir yıkım psikolojisinin ürünüdür.
Bu ruh halinin sonucu intikam duygusu ve nefret olacaktır elbette.
Bu durum belki de farkında olmadan en temel değerlere bile düşman olmalarını da getirecektir.
Şu an büyük ölçüde hükümet eden ve kendilerine destek vermeyen Müslümanlarla ciddi anlamda karşı karşıya kalmaları mevcut yapıya karşı olan herkesi müttefik olarak kabul etmelerini sağlamaktadır.
Bu korkunç ve trajik bir savrulmadır. Bu savrulmaya direnmeleri de mümkün gözükmemektedir.
Birkaç sebepten bu böyledir.
Öncelikle örgüt geleneği ve politik pozisyonları sebebiyle her kabın şeklini alabilme alışkanlığına ve “amaca giden her yol mubah” anlayışına sahip olmaları sebebiyle..
İkincisi kendi amaçlarını gerçekleştirmek için herhangi bir ilke tanımamaları sebebiyle.
Bu yüzden o tezgah içinde yetişen gençlere hakim olan bu duruş, onların özellikle Marksist-Leninist marjinal grupların içinde erimesini kolaylaştırmaktadır. Bu marjinal gurupların büyük bölümünün arkasında yine karanlık örgütlerin ipini elinde tutan derin güçler bulunmaktadır. Nifak ve irtidat ile sonlanan hazin bir sonuçtur bu.
Ancak ne olursa olsun bu gençleri bu döngüden kurtarmak büyük ölçüde mümkündür. Henüz vakit geçmiş değildir. Ömrünü maddecilik de ateizm ile mücadele ile geçirmiş Bediüzzaman Said Nursiden bir nebze nasiplenmiş Türkiye’nin geleceğini temsil eden bu gençliği marjinal gurupların elinden kurtarmak başta hükümetin sonra bütün Müslümanların görevidir..
