unnamed-2 (3)
Bil ki sen de bir ölümlüsün. Bir misafirsin bu yeryüzünde. Bugün varsın, yarın yoksun. Dünümüz yok. Bugünümüz bitmek üzere. Yarınlarımız meçhul. Asıl yarınlara ne bırakacağına bakmalısın bugünden sonra. Azığın yoksa yarınki yolculuğunda hüsrana uğrarsın. Yol yakınken ve henüz vakit varken aklını başına toplamalısın. “Her nefis ölümü tadacaktır!” unutmayasın. Şah da olsan Şehinşah da, o gün geldiğinde sen gitmiş olacaksın. Gitmeden önce tedarikli olmalısın ki, geride bıraktıklarınla hep hayırla yâd edilesin. Yaşarken kendini öldürme ki, öldükten sonra yaşamaya devam edesin.
Bil ki ey nefsim, ne kadar büyük olursan ol, mutlaka senden de büyüğü olacaktır. En büyük ben olacağım diye kendini kahretme. Herkesin büyüklüğü kendine göredir; kendisi içindir. Başkasının büyüklüğünü kabul etmezsen büyüyemezsin. En büyük ben olayım, benden başka büyük olmasın dersen kendini helak edersin. Kendi büyüklüğüne sakın kendin karar verme. Başkalarının küçüklüğü üzerinde büyümeye kalkışma. Kendini büyütmek için başkalarını küçültmeye yeltenme. Küçültürsen küçülürsün. Büyük ol kişidir ki, yükseldikçe kendini küçük görür. Küçük ol kişidir ki, alçaldıkça kendini büyük görür. Sen alçak büyüklerden olma. Büyümek için hiç alçalma sakın.
Ey nefsim,
Alçalmak istemiyorsan büyüklüğüne yaraşır bir tavır içinde ol. Bil ki avam, hem kendinden biri gibi olmanı ister, hem de kendi içinde kendinden daha güçlü olmanı. Kendini bilmezlerle hemhal olursan kendinde büyüklük diye bir şey bırakmazsın. Ele güne kendini rüsva edersin. Hem unutma, herkese karşı mütevazı olmak, alçaklığın bir başka ifadesidir. Zalime karşı, gururluya karşı onurlu ve gururlu dur ki, büyüklüğün anlaşılsın. Unutma sakın, Peygamber sözüdür: “Gururluya karşı gururlu olmak sadakadır.” Nerede ve kime karşı gururlanacağına karar veremezsen, onurundan da büyüklüğünden de çok şeyler yitirirsin. Alçalırsın. Alçakların ağzına sakız olursun. Küçülüp yok olursun.
Dikkatli ol ey nefsim, küçüklerin büyük diye baş tacı edildiği bir dünyada, mütevazı büyüklüğün bile sorun çıkartabilir. Hasımların çoğalmasın istiyorsan, cüssesi büyük ama akılları ve yürekleri küçük âdemoğullarıyla fazla cebelleşmeyeceksin. Cahillerden ve nadanlardan yüz çevirmeyi bileceksin. Bilmezsen sayıca çok hasımların tarafından paralanırsın, lime lime edilirsin.
Ey nefsim,
Bilenle bilmeyenin ayırt edilmediği, bilmeyenlerin bilenlerin üzerinde Şah kılındığı hiçbir yerde durmamalısın. Bilmeyenlerin Şahlık sürdüğü ülkelerden göç edeceksin. Muhacir olmasını bilmezsen beynini ve yüreğini göçertirler. Seni sen olmaktan çıkartırlar. Seni “ukala” suçlamasıyla gözden düşürürler. Sana haddini bildirirler. Güç sahibi bilgisizlere bilginle ve yeteneğinle yol gösterdiğin sürece baş tacı edileceğini unutma sakın ey nefsim. Bilginle ve becerinle iktidar olmaya kalkışırsan, haddi aştığın için cezalandırılırsın. Cehaletin iktidarında bilgiye ve beceriye yer yoktur. Bilmekmiş, yetenekmiş, geç bunları ey nefsim! Bunlarla ancak Şahlara ve Şehinşahlara hizmet edebilirsin; iktidar ve güç sahibi olamazsın. İktidar sahibi olmak veya iktidarı bir ucundan tutmak istiyorsan Krallara sadakatte kusur etmeyeceksin. Dalkavukluğu elden bırakmayacaksın. Bilesin ki tüm Krallar ve Şahlar için bilgili kişiler ancak “danışman” olabilirler; sadıklar ise Sadrazam, Vezir ve Serasker olurlar. Hem sadık, hem bilgili ve becerikli olursan, bil ki iktidara erişmek veya iktidardakilere yakın olmak için sırada bekleyen bir sürü âdemoğlunun düşmanı haline gelirsin. Yıpranırsın, yıpratılırsın. Ama sen gene de hem sadık, hem de bilgili olmaya bak. Kendini sadık bilgisizlerden veya sadık gibi görünen dalkavukların şerrinden korumak istiyorsan ey nefsim, en doğrusu, içi boş gövdelerin iktidarına talip olmamaktır derim sana. Biliyorum bu öğüdüme uymayacaksın, gene bildiğini yapacaksın. O zaman da sonuçlarına katlanacaksın ey nefsim!
Ey nefsim,
Bilesin ki iktidar bir afettir. Şöhret ise bir zehir. Herkesin iktidara ve şöhrete hızla koştuğu bir dünyada, tıpkı onlar gibi muktedir olmak istiyorsan, insan eti yiyen ve insan kanından beslenen bir canavara dönüşürsün. Belki onca uğraştan sonra hükümdar bile olabilirsin, şöhretin doruklarında dolaşan bir yıldız olabilirsin, ancak salih olamazsın o zaman. Hem salih, hem yıldız olmayı becerebilen çok az sayıdaki insandan biri olmaya bak sen. Buna yönelirsen yaşarsın öldükten sonra bile. Yaşarken yaşatırsın insanlık değerlerini. Aksi takdirde adam yiyen bir canavara, bir cellâda dönüşürsün. Sen sen ol ey nefsim, sakın iktidarın şehvetine yenik düşme. İktidarı kutsallaştırma. Her şeyi iktidara kavuşmak adına yaparsan, iktidarın sahibi değil kölesi olursun. O iktidar seni kendine benzetir. Tahtta oturmuş olman, senin hükümdar olduğun anlamına gelmez, iktidarın hükmettiği zavallı bir canavardan öte bir şey olmazsın. Bedenen yükseklerde olursun, ama ruhen alçalırsın. Ruhları alçak olanların gövdeleri üzerinde hükümdar olacağına, bence ey nefsim, ruhları yüce insanların gönüllerinde taht kurmaya bak! O zaman “ölümsüz iktidarı” yakalamış olursun.
Ey nefsim,
Sakın şeytan gibi olma. Böbürlenip kıskanma. İçindeki öfke ve kıskançlık duygularını terbiye etmesini bil. Öfkene ve kıskançlığına yenik düşersen, şeytan gibi yücelerden aşağıya düşersin. Bilesin ki herkesin herkese karşı sevgisi farklıdır. Herkesin seni sevmesini istersen hasedinden ölür gidersin. Herkesi seni bir başkasından daha büyük görmesini istersen, kıskançlık cehenneminde yandıkça yanarsın. Kendini başkalarıyla çoğaltmayı denemelisin ey nefsim! Eksikliğinden ötürü öfkelenme. Başkalarının senden üstün olan yanlarını gördüğünde hemeninde kıskançlığa yenik düşme. Eksikliğini giderebilirsin. Başkasını tahribe yönelmeden rekabet et. Kendinle yarış. Kendini aşmak için yarış. Eksikliğini çabucak giderdiğini görürsün. Başkalarının üstün yanları kadar kendi üstün yanlarının da olabileceğini görerek avun. Başkasını değersiz kılmak adına değil, kendi değerini yükseltmek adına uğraş vermeyi sürdür. Bunu yaparken ey nefsim, sakın ola ki başkasının üstünlüğünü görmezlikten ve değerini bilmezlikten gelmeyesin. Kendine gösterilmesini istediğini değerin aynısını en az senin kadar değerli olanlara da göstermekten kaçınmayasın. Bunu bir yaşam felsefesi olarak içselleştirmelisin. Aksi takdirde şeytanlaşırsın ve kendi yarattığın cehennemde ilkin sen yanarsın.
Bil ki ey nefsim, hayatın iksiri sevgidir. Aşktır. O yüzden ey nefsim, hep sevgi üzere ol. İçindeki sevgiyi hiç eksik etme. Sevilmeyeceğini bilsen bile sevmeye devam et. Yüreklerinden sevgiyi kovanların semtine uğrama. Sakın ey nefsim, sevdiğin kadar sevilmeyeceksin diye sevgiden vazgeçme. Sevgiyle yaşa, ancak sevgine de yenik düşme. Zaaf gösterme sevgi adına. Yüreğine ve sevgine sahip ol. Diline hâkim ol. Sevgi sözcükleri bazen öldürücüdür. Sevmiyorsan sevdiğini söyleme. Sevmediğin ortaya çıktığında yıkar geçersin her şeyi. Yaşam iksiri olan sevgi sözcüklerini ölümcül sözcüklere dönüştürme. Sevgini layık olanlarla paylaş. Sevginle baş başa kalmayı öğren. Sevgiyi yüreğinde göğertmeye bak. Aşırı sevgiden kaçın; aşırı düşmanlıktan da. Her ikisinin de gözü kördür çünkü. Her ikisi de acıtır, yalnızlaştırır âdemoğlunu. Ama unutma ey nefsim, aşk acısı kişioğlunu olgunlaştırır. Bazen büyütür, bazen alçaltır. Ölçüsünü kaçırmamak gerek. Yunus’u büyüten ve dahi ölümsüzleştiren aşkı unutmamak gerek. Ferhat’la Şirin’in, Leyla ile Mecnun’un, Mem ile Zin’in o saf aşkını kirletmemek gerek. Sevgiyi de aşkı da ayağa düşürmemek gerek.
Unutma ey nefsim, sevgiden ve aşktan yoksun gönüllerle yol arkadaşlığı yapılmaz; tıpkı cahillerle ve nadanlarla yapılmadığı gibi”

Bir yanıt yazın