Anlamın Egemeni Kim? Laik Devlet, Dinî Kıyafet ve Uluslararası İnsan Hakları Arasında Bir Ölçü: Azerbaycan 2026

0
azerbaycanda_kadin_ogretmenlere_kilik_kiyafet_duzenlemesi_1791607955_0762

Öz

Bu makale, egemenlik ile uluslararası insan hakları arasındaki gerilimi Azerbaycan’ın 2026 okul kıyafeti düzenlemeleri üzerinden inceler. Yetkinin kimde olduğu sorusuna, bir kıyafetin anlamını kimin belirlediği ve bu anlamı hangi delille kişiye yüklediği sorusunu ekler. Siyaset felsefesi, karşılaştırmalı kamu hukuku, din sosyolojisi, çocuk hakları ve İslâm düşüncesindeki isnat tartışmaları birlikte okunur. Avrupa ve BM denetimi, ulusal anayasa yargısı ve devletin kıyafetin anlamını belirlediği uygulamalar, amaçlı seçilmiş örnekler üzerinden karşılaştırılır. Temsil, ortam ve isnat gerekçeleri birbirini dışlayan sınıflar olarak değil, aynı düzenlemede birleşebilen gerekçeler olarak ayrılır. İsnat içeren sınırlamalar için belirlilik, kaynak, ispat, seçicilik ve bedel adımlarından oluşan bir anlam isnadı testi önerilir. Azerbaycan bakımından dünyevîlik şartının genel bir okul kuralı ve kişiye yöneltilmiş ideolojik isnat olarak iki ayrı okuması sınanır. İncelenen belgeler ülke çapında kesin bir ihlal hükmüne yetmez; başörtüsü nedeniyle derse alınmama bildirimleri ise kanunilik, gerekçe ve eğitim hakkı bakımından ciddi bir denetim ihtiyacı doğurur. Makalenin katkısı, mevcut sınırlama denetiminde anlamın kaynağını ve isnadın ispatını görünür kılan, sınanmaya açık bir çözümleme düzenidir.

Anahtar Kelimeler: Egemenlik, anlam egemenliği, anlam isnadı, din ve vicdan özgürlüğü, laiklik, başörtüsü, eğitim hakkı, Azerbaycan

Who Is Sovereign over Meaning? A Measure between the Secular State, Religious Dress and International Human Rights: Azerbaijan 2026

Abstract

This article examines the tension between sovereignty and international human rights through Azerbaijan’s 2026 school dress regulations. Alongside the question of who decides, it asks who determines the meaning of clothing and on what evidence that meaning is attributed to its wearer. Political philosophy, comparative public law, sociology of religion, children’s rights and Islamic debates on attribution inform a purposive comparison of European and UN supervision, constitutional adjudication and state regulation of dress. Representation, environment and attribution are distinguished as overlapping grounds rather than exclusive categories. A five-step meaning-attribution test addresses legal certainty, sources of meaning, proof, selectivity and burdens. Azerbaijan’s secularism requirement is examined both as a general school rule and as a possible attribution of ideological intent. The available documents do not establish a countrywide violation; reports of exclusion from classes nevertheless require scrutiny of legal grounds, reasons and educational consequences. The proposal makes attribution visible within existing rights review. It neither renders wearers’ statements conclusive nor treats religious or political expression as sufficient grounds for restriction, and its originality is claimed as a revisable synthesis rather than an unprecedented discovery.

Keywords: Sovereignty, sovereignty over meaning, meaning attribution, freedom of religion and conscience, secularism, headscarf, right to education, Azerbaijan

Giriş

Azerbaycan Bakanlar Kurulu 21 Eylül 2026’da öğrenci kıyafeti kurallarına, öğrencilerin belirlenmiş forma birliğini bozan, ayrıca genel eğitimin dünyevîlik ilkesine uygun olmayan diğer kıyafet unsurlarını kullanmasına izin verilmeyeceği hükmünü ekledi (Nazirlər Kabineti, 2026a, m. 1.4-1). Başörtüsü adıyla anılmaz. Report.az’ın 12 Ekim tarihli haberinde Bakü Şehir Eğitim İdaresi, kıyafet kurallarına uymayan bazı öğrenci ve öğretmenlerin derse alınmadığını bildirmiştir (Ahadov, 2026). Haberde başörtüsü belirtilmez; uygulamanın başörtüsüyle bağlantısı başka haberlerde kurulmaktadır (JAMnews, 2026b). Bildirilen dışlamanın kapsamı ile her bir işlemin gerekçesi ayrı ayrı araştırılmalıdır.

Aynı ders yılında, 1 Eylül 2026’da, Avusturya’da 14 yaşından küçük kızların okulda başörtüsü takmasını yasaklayan düzenleme yürürlüğe girdi (Schulunterrichtsgesetz [SchUG], 2025, §§ 43a, 82 Abs. 29). Bu eşzamanlılık, meselenin bir “İslâm dünyası–Batı” karşıtlığı olmadığını hatırlatır. Müslüman nüfusun çoğunlukta olduğu laik bir cumhuriyette de, Hristiyan geleneğe sahip bir Avrupa demokrasisinde de modern devlet benzer bir iddia taşır: Bir kumaş parçasının ne anlama geldiğini söylemek ve bu söze hukukî sonuç bağlamak.

Bu tür düzenlemelerin bir boyutu egemenlik ile evrensel haklar arasındaki yetki çekişmesidir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), din–devlet ilişkilerinde ulusal karar organının rolüne özel önem tanır (Leyla Şahin v. Turkey, 2005, § 109). Takdir payı (margin of appreciation), uluslararası denetimin yoğunluğu ve kurumsal rol farkları bu tartışmanın yerleşik başlıklarıdır (Letsas, 2006). Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Komitesi ile AİHM’in benzer uyuşmazlıklarda ayrışması da bu çerçevede incelenir (Cleveland, 2021; Duymaz, 2015). Ancak yetki dağılımı, gerekçenin hangi anlam ve delil üzerine kurulduğu sorusunu tüketmez.

Dahlab’da öğretmenin başörtüsü güçlü bir dış simge sayılmış; Leyla Şahin’de simgenin toplumsal algısı değerlendirmeye alınmıştır (Dahlab v. Switzerland, 2001; Leyla Şahin v. Turkey, 2005, § 115). Tulkens’in karşı oyu ise başvurucunun iradesine ve somut olgulara ağırlık verir (§§ 5, 12). İşaretin çoğul anlamları, seküler iktidarın dini tanımlaması ve yargısal kalıp yargılar zaten incelenmiştir (Akboğa, 2020; Asad, 2003/2007; Baldi, 2024; Evans, 2006; Heyat, 2008; Timmer, 2011). Hauksson-Tresch (2024) de Fransız okullarında işareti taşıyan ile onu yorumlayan alıcıların (öğretmenler ve akranlar) anlam dünyalarını ayırır. Bu makalenin hareket noktası bir literatür yokluğu değildir: Bu birikimi, gerekçe türünü ve kişiye isnadı ayrıştıran, çocuk üzerindeki bedeli izleyen bir inceleme sırasına bağlamaktır. Önerinin benzeri bulunmadığı veya konuyu ilk defa İslâm düşüncesiyle ilişkilendirdiği iddia edilmemektedir.

Araştırma sorusu şudur: Laik devletin okul kıyafetini düzenleme yetkisi, dinî işaretin anlamını kişiye isnat ettiği noktada hangi delil ve hak güvencelerine bağlanmalıdır? Tez şudur: Devlet, kıyafetin kişide bulunduğunu göstermekle ona yüklediği niyet veya ideolojiyi ispatlamış olmaz; isnadı ayrıca temellendirmeli ve ispatlansa bile sınırlamanın kanuniliğini, meşru amacını, gerekliliğini ve orantılılığını göstermelidir. Temsil, ortam ve isnat aynı işlemde birleşebilir. Azerbaycan’ın dünyevîlik şartı hem genel okul kuralı hem ideolojik isnat ihtimali yönünden incelenecektir. Öneri normatiftir; mevcut içtihadın tamamında benimsenmiş ortak bir test olarak sunulmaz.

Çalışma, yayımlanmış norm ve kararları, akademik literatürü ve 16 Ekim 2026’ya kadarki haberleri kullanan kuramsal bir incelemedir. Örnekler istatistiksel temsil için değil, gerekçe ve delil farklarını görünür kılmak için amaçlı seçilmiştir. Hukuk sınırlamanın şartlarını, sosyoloji anlamın çoğulluğunu, siyaset felsefesi yetki iddiasını, isnat tartışması çıkarımın sahibini, çocuk hakları ise bedelin dağılımını sorgular. Bu terkip, kaynağı adil aktarma ve sınanabilir bir ölçü kurma gayelerine doğrudan, klasik ve çağdaş kavramları Türkçe düşünce dilinde ilişkilendirerek ilmî hafızaya da dolaylı katkı vermeyi amaçlar. Bölümler kuramsal zemini, Azerbaycan vakasını, karşılaştırmayı, testi ve itirazları izler. Karşılaştırma nedensellik kanıtı, haber taraması ise saha araştırması değildir.

Egemenlik, Mülkilik ve Anlam

Modern egemenlik kavramı baştan beri hem bir mutlaklık hem de bir sınır iddiası taşır. Bodin egemenliği bir devletin mutlak ve sürekli kudreti olarak tanımlar, ama bu kudreti ilâhî ve tabiî hukukla bağlı sayar (Bodin, 1576/2024); Schmitt ise egemeni olağanüstü hâle karar veren olarak tanımlar (Schmitt, 1922/2002). Makalenin sorusu buradan doğar: Egemen yalnız ülkesinde son sözü söyleyen midir, yoksa neyin ne anlama geldiği konusunda da mı?

Krasner (1999) egemenliğin kullanımları arasında dış aktörlerin iç otorite yapılarından dışlanmasını (Vestfalya egemenliği) ayrıca adlandırır; “iç işlerimize karışılmasın” savunması bu dille konuşur. Azerbaycan Anayasası da bu dili benimser: Devlet gücü iç işlerde yalnız hukukla, dış işlerde yalnız taraf olunan antlaşmalardan doğan hükümlerle sınırlıdır (Azərbaycan Respublikasının Konstitusiyası [AR Konstitusiyası], 1995, m. 7/II). Fakat aynı Anayasa antlaşmaları mevzuatın parçası sayar ve mevzuattaki normatif hukukî işlemlerle çatışmada onlara öncelik verir; Anayasa ile referandumla kabul edilen işlemler bunun dışındadır (m. 148/II, 151). Sınırlama da orantılı olmalıdır (m. 71/II). Mülkiliğe, yani yetkinin ülke sınırıyla belirlenmesine dayanan bu egemenlik kendini kısmen bağlamıştır; bu makalede ele alınan antlaşma denetimi, devletin rızasıyla üstlendiği bir sınırdır.

Arendt’in haklara sahip olma hakkı tartışması, insan haklarının siyasal topluluk dışında fiilen güvencesiz kalabilmesini gösterir (Arendt, 1951/1996, 9. bölüm). Benhabib, evrensel normların kamusal alanda yeniden yorumlanmasını demokratik yinelemeler olarak ele alır; başörtüsü tartışmasında giyenlerin sesine yer açar (Benhabib, 2004/2006). Peters (2009) egemenliğin normatif değerini insanlığa hizmetinden türetirken Soysal (2003), ulusüstü yetkinin toplumsal meşruiyet sorununu hatırlatır. Bu farklı sorular tek bir karşıtlığa indirgenemez. Makale, yetkinin meşruiyetine ilişkin tartışmaya, o yetkiyle kişiye hangi anlamların yüklenebileceği sorusunu eklemektedir.

Klasik İslâm hukuk düşüncesi bu gerilimin bir benzerini kaydeder. Hanefîler dokunulmazlığı (ismet) ikiye ayırır: İhlâli yalnız günah sayılıp uhrevî cezayı gerektiren ismet-i müessime ve ihlâli hukukî ve cezaî yaptırıma konu olan ismet-i mukavvime. Dârülharpte (İslâm hâkimiyeti dışındaki ülkede) Müslüman olan kişi örneğinde Hanefîler yaptırım doğuran dokunulmazlığın “dinle değil ülke ile”, yani siyasî hâkimiyetin ve hukuk düzeninin sağladığı güvenceyle gerçekleştiğini söyler. Dokunulmazlığın sebebini Hanefîler, bazı Mâlikî ve Hanbelîlerle birlikte, insan olma vasfında görür; Şâfiîlerin başı çektiği bir grup âlim ise onu İslâm’a ya da eman ve zimmetle sağlanan himayeye bağlar (Şentürk, 2001). Bu makale ayrımı şöyle okumayı önerir: Uluslararası insan hakları hukuku, sebebi insan olmak olan dokunulmazlığa ülke sınırını aşan koruma ve denetim güvenceleri kazandırma girişimi olarak düşünülebilir. Ayrım ters yönde de okunabilir: Yaptırım ülkeye bağlıysa egemenlik tarafı da ondan güç alır. Önerilen okuma bunu reddetmez; devletin rızasıyla üstlendiği antlaşma denetimini, koruma ve denetimi ülke sınırının ötesine taşıyan bir bağ olarak görür; uluslararası organların kararlarının etkisi ve icra imkânı aynı değildir. Bu tarihî bir özdeşlik iddiası değil, kavramsal bir köprüdür.

Laiklik ikinci kavramsal kilittir. Maclure ve Taylor (2010/2015) laikliğin amaçlarını, vicdan özgürlüğünü ve eşit saygıyı, araçlarından, tarafsızlıktan ve din ile devletin ayrılığından ayırır; araçlar amaçlara karşı çevrildiğinde laiklik kendi gerekçesini kaybeder. Kuru (2009/2011) benzer bir ayrımı pasif laiklik ile dini kamusal alandan çıkarmayı devlet projesi yapan dışlayıcı laiklik arasında kurar. Azerbaycan 2026’da “millîlik ve dünyevîlik” ilkesini genel eğitim kanununa yazmıştır: millî ve evrensel değerleri birlikte koruyarak dünyevî genel eğitim sistemini kurma ve geliştirme (Ümumi Təhsil Haqqında Qanuna Dəyişiklik [Qanun 434-VIIQD], 2026, m. 3.1.2-1). Laikliğin araç mı amaç mı olduğu, ilke bir öğrencinin kıyafetine uygulandığında somutlaşır.

Burada anlamı belirleme yetkisi görünür olur. Asad (2003/2007) seküler iktidarın dinî olanı tanımlamasını, Lessig (1995) toplumsal anlamların devletçe de kurulabilmesini tartışır. Baldi (2024), AİHM’in bazı simge yorumlarını teolojik bir özne tasarımına bağlar. Leyla Şahin’de anlamın ve etkinin bağlama göre değişmesi, ulusal takdirin gerekçelerinden biridir (§ 109). Lautsi’de duvardaki haçın esasen pasif sayılması ile Dahlab’da öğretmenin başörtüsüne yüklenen etki arasında bir gerilim vardır; fakat devletçe sergilenen nesne ile küçük çocuklara ders veren kişinin görünümü aynı konum değildir (Lautsi and Others v. Italy, 2011, §§ 72–73). Makale, işaretin kamusal anlamını belirleyip bu anlamı kişiye yükleyerek hak sınırlamasına dayanak yapma iddiasını anlam egemenliği diye adlandırır. Bu, hukukta yerleşmiş ikinci bir egemenlik türü değil, yorum yetkisinin kullanılmasını inceleyen analitik bir kavramdır.

İslâm düşüncesindeki isnat tartışması bu yetkiye ilişkin bir ahlâkî ölçü sunar. Kelâm ve fıkıhta bir görüşten çıkarılan sonucun (lâzım) görüş sahibine nispeti tartışmalıdır. İbn Teymiyye, kişinin benimsemediği ve reddettiği bir sonucu ona nispet etmenin ona karşı yalan olduğunu söyler (2004, C. 20, s. 217). Yavuz’un (2011) tekfir incelemesinde de kişinin benimsemediği dolaylı çıkarımın ona yüklenemeyeceği belirtilir; tarihsel görüş ayrılıkları, bunun bütün geleneğin tek sesi olmadığını gösterir. Zertürk (2025), lâzımın kullanımını tahrîc (mezhep imamının görüşlerinden hüküm türetme) ve görüş nispeti bakımından inceler. Buradan alınan ilke, yorumcunun çıkardığı sonuç ile muhatabın benimsediği görüşü ayırmaktır; açık olduğunu düşündüğümüz bir çıkarım, sırf bu nedenle muhatabın ikrarına dönüşmez.

Giysi bir önerme değildir; sözün mantıkî gereğiyle kıyafetin toplumsal çağrışımı özdeş sayılamaz. Bu yüzden aktarım bir tarihî özdeşlik veya bağlayıcı hukuk kaynağı iddiası değil, gerekçelendirme benzerliğidir. Toplumsal anlam, kişinin niyetinden bağımsız bulunabilir; belirli bir kişinin o anlamı benimsediği ayrıca gösterilmelidir. Beyan önemlidir, fakat tartışılmaz değildir: Açık davranış ve bağlamsal delil onunla birlikte değerlendirilir. Başörtüsünün farklı kişiler için farklı anlamlar taşıması bu ayrımı gerekli kılar (BVerfG, 2003, §§ 50–51; Heyat, 2008). İsnat ahlâkı, hak sınırlamalarının hukukî şartlarını tamamlayan yakınsayan bir gerekçedir. Adını koymayan yasak kavramı da yalnız adlandırılmamış kuralları değil, kapsamı yeterince öngörülemeyen ve uygulamada belirli bir işarete yönelen sınırlama ihtimalini anlatır.

Adını Koymayan Yasak: Azerbaycan 2026

Azerbaycan Anayasası düzenlemeye iki yönden de dayanak sunar. Bir yanda devlet dünyevî (laik) bir cumhuriyettir (AR Konstitusiyası, 1995, m. 7/I); din devletten ayrıdır ve devlet eğitim sistemi dünyevî niteliktedir (m. 18/I, III); dinî ayinler kamu düzenini bozmadıkça ve kamu ahlâkına aykırı olmadıkça serbesttir, dinî inanç kanun ihlalini mazur göstermez ve kimse dinî inancını açığa vurmaya ya da göstermeye zorlanamaz (m. 48/III–V); çocukların yetiştirilmesi ana babanın görevidir, devlet hem bu görevin hem çocuk haklarının uygulanmasını denetler (m. 17/II, VI). Öte yanda devlet parasız ve zorunlu ortaöğretimi güvenceye alır (m. 42/II); herkes herhangi bir dine tek başına ya da başkalarıyla birlikte inanma, dine ilişkin kanaatini ifade etme ve yayma hakkına sahiptir (m. 48/II); sınırlama da orantılı olmalıdır (m. 71/II).

Düzenlemenin bir geçmişi vardır. Sovyet döneminde başörtüsü gibi somut dinî semboller Azerbaycan’da din politikasının hedefleri arasında yer almıştır (Hasanov, 2018). 2005’te AİHM Azerbaycan’ı üniversitede başörtüsüne ilişkin kuralları bulunan üye devletler arasında anmıştır (Leyla Şahin v. Turkey, 2005, § 55). 2010 sonlarında Azerbaycan ortaöğretimde başörtüsünü yasaklamaya girişmiştir (Bashirov, 2020). O tarihte de kanunlar başörtüsünü biçimsel olarak yasaklamıyordu; Eğitim Bakanının okulda forma zorunluluğunu hatırlatması uygulamada bir yasak olarak algılanmış, karar okul yönetimlerine kalmış ve 10 Aralık 2010’da Bakanlık önünde protesto edilmiştir (OSW Centre for Eastern Studies, 2010). Bashirov bu tartışmanın laik–teokratik, modern–geri ve millî–yabancı ikilikleri üzerinden yürütülen bir ulus inşası söylemi olduğunu ve bu ikiliklerin Azerbaycan’daki İslâm’ın karmaşıklığını örttüğünü savunur.

2026 düzenlemelerinden önce de bazı okullarda başörtülü öğrencilerin derse alınmadığı, talimatın üst makamlara dayandırıldığı ve yazılı bildirim yapılmadığı bildirilmiştir (Farhadova, 2026; JAMnews, 2026a). Bu haberler olay anlatımlarıdır; bütün ülkede aynı uygulamanın varlığını göstermez. 2022 tarihli ve 96 sayılı karar öğrenci kıyafetini düzenlemekte, başörtüsünü adıyla yasaklamamaktaydı (Nazirlər Kabineti, 2022). Sonraki normlarla önceki uygulama arasında kronolojik bir ilişki kurulabilir; önceki işlemlerin bütün hukukî dayanakları görülmeden bunların bütünüyle dayanaksız olduğu sonucuna varılamaz.

Normatif zincir dört halkalıdır. 7 Temmuz 2026 tarihli, 22 Temmuz’da resmî sitede yayımlanan 434-VIIQD sayılı Kanun; millîlik ve dünyevîlik ilkesini, kıyafet kurallarına uyma yükümlülüğünü ve velinin sorumluluğunu düzenledi (Qanun 434-VIIQD, 2026, m. 3.1.2-1, 12.13-1, 24.2.2-1). 22 Temmuz tarihli 729 sayılı Ferman (Prezident Fərmanı No. 729, 2026), Bakanlar Kurulunu öğretmen kıyafetini belirlemekle görevlendirip iki aylık süre öngördü. Öğrenci kuralları 21 Eylül’de 309 sayılı kararla değiştirildi; öğretmen kuralları 6 Ekim’de 325 sayılı kararla kabul edildi. Uyma meseleleri her iki düzenlemede okulun Pedagoji Şurasına bırakılır (Nazirlər Kabineti, 2026a, m. 1.10; 2026b, m. 1.8). Bu metinlerde başörtüsü açıkça anılmaz. Yerel takdir tek başına hukukî kusur değildir; kapsamın öngörülebilirliği, gerekçenin açıklanması ve etkili itiraz imkânı birlikte incelenmelidir.

309 sayılı kararın 1.4-1. maddesinde forma birliğini bozan unsurlar ile dünyevîlik ilkesine uygun olmayan unsurlar “habelə” (“ayrıca”) bağlacıyla bağlanır. Lafız, iki yasağın birlikte sayılması okumasına elverişlidir; ancak bu dilsel gözlem tek başına yerel hukukun bağlayıcı yorumunu veya bir siyasî niyet isnadını kanıtlamaz. Dünyevîlik şartı, dinî görünürlüğe ilişkin genel bir kurum kuralı olarak da okunabilir. Bir kıyafeti dinî işaret saymak, onu giyeni laik düzen karşıtı saymakla aynı işlem değildir. Kararın 1.4-2. maddesi, millî değerlerle ilgili etkinliklerde şura kararıyla millî kıyafete izin verir; öğretmenlerde de benzer istisna vardır (Nazirlər Kabineti, 2026b, m. 1.5). Etkinlik kıyafetiyle gündelik giysi aynı işlevde olmadığından bu fark tek başına ayrımcılık karinesi kurmaz; benzer koşullarda farklı muamelenin ve etkilerin araştırılmasını gerektirir.

İncelenen açık kaynaklarda, başörtüsüne ilişkin bütün uygulama ölçütlerini açıklayan kapsamlı bir resmî gerekçe ve etkilenme sayıları saptanamamıştır; bu, gerekçe veya kayıt bulunmadığının kanıtı değildir. APA’daki analiz, ülkede başörtüsü kullanımına yönelik bir yasak bulunmadığını, forma kuralının ise öğretimin düzenli işleyişini ve öğrenciler arasındaki eşitliği amaçladığını savunur; hukukçu şerhi düzenlemeyi Leyla Şahin ve Dogru’ya dayandırır (APA, 2026; Paşayev, 2026). Aliyev’in 2 Ekim konuşmasındaki yabancı etkilere karşı ideolojik alanı koruma vurgusu genel siyasî bağlamdır; doğrudan başörtüsü düzenlemesinin gerekçesi veya tek tek öğrencilerin niyeti sayılamaz (Aliyev, 2026). Kafkasya Müslümanları İdaresinin tutumu da dinî yükümlülük ile protestoların siyasallaştırılması arasında ayrım yapan demeçler üzerinden aktarılmıştır (Kazimov, 2026; JAMnews, 2026c). “Yasak” sözcüğü burada açık bir başörtüsü yasağı maddesini değil, haberlerde bildirilen fiilî kısıtlamayı anlatır.

Report.az’a aktarılan İdare açıklaması, kurala uymayanlarla önleyici ve bilgilendirici görüşmeler yapıldığını, gerektiğinde velilerin çağrıldığını ve bazı öğrenci ve öğretmenlerin derse alınmadığını birlikte bildirir (Ahadov, 2026). Görüşmenin varlığı, öğrencinin görüşünün etkili biçimde dinlendiğini veya alternatiflerin değerlendirildiğini tek başına göstermez; fakat diyalog verisi bulunmadığı da söylenemez. Başörtüsü nedeniyle dışlama ve okul boykotları ayrıca haberleştirilmiştir (JAMnews, 2026b; Shahbazov, 2026). İçişleri Bakanlığının basına aktarılan açıklamasına göre okul personeliyle çatışma, okullara zarar verme, okulların işleyişini ve kamu düzenini bozma, trafiği engelleme iddialarıyla 37 kişi yakalanmış, Ceza Kanunu’nun 233. maddesine dayanan soruşturma başlatılmıştır (AzerNews, 2026; JAMnews, 2026b). Bu sayı, başörtüsü takma nedeniyle cezalandırılan kişi sayısı veya suçluluğun ispatı değildir. Öğretmenlerden örtülerini çıkarmalarının ya da istifa etmelerinin istendiği anlatımları da aracı kaynaklara dayanmaktadır (JAMnews, 2026b).

Dört Karşılaştırma Düzlemi: Anlamı Kim Belirler?

Karşılaştırma dört düzlemde yürütülür: Avrupa bölgesel yargısı, BM denetimi, ulusal anayasa yargısı ve devletin kıyafet anlamını düzenlediği uygulamalar. Bunlar birbirini dışlayan rejimler değildir; bir ülke birden fazlasında yer alabilir. Tablo 1’deki on üç satır, bütün kararları temsil eden bir örneklem oluşturmaz. Her örnekten gerekçenin türü, anlamın kaynağı, delil ve bedel bakımından bir unsur alınır; okul–üniversite, öğrenci–öğretmen ve yargısal denetim–siyasî uygulama farkları aktarımı sınırlar. Aynı örneklerin testin kuruluşunda ve sınanmasında kullanılması, yalnız iç tutarlılık kontrolüne imkân verir.

Avrupa içtihadının ilk çizgisi anlamı devletin ve mahkemenin nitelemesine bırakır. Dahlab kararında küçük yaştaki öğrencilere ders veren bir öğretmenin başörtüsü “güçlü bir dış simge” olarak nitelenmiştir. Mahkeme, başörtüsünün kadınlara Kur’an’da yer alan ve Federal Mahkemenin de belirttiği gibi cinsiyet eşitliği ilkesiyle bağdaştırılması güç bir hükümle dayatılıyor göründüğünü belirterek bir tür din yayma (prozelitizm) etkisi taşıyabileceğini reddedilemez saymıştır (Dahlab v. Switzerland, 2001). Bu kurumsal etki değerlendirmesinde öğretmenin bireysel niyeti belirleyici bir yer tutmaz. Çizginin en güçlü ifadesi, başörtüsüyle derse ve sınava alınmayan bir tıp öğrencisinin haklarının ihlal edilmediğine karar veren Leyla Şahin kararıdır. Din–devlet ilişkilerinde ulusal karar organının rolüne özel önem tanınır (Leyla Şahin v. Turkey, 2005, § 109). Zorunlu bir dinî görev olarak “sunulan ya da algılanan” bir simgenin onu takmamayı seçenler üzerindeki etkisi gözetilmelidir; bu simge Türkiye’de siyasal bir anlam kazanmıştır ve toplumun bütününe kendi dinî simgelerini dayatmak isteyen aşırı siyasal hareketler vardır (§ 115). Kanunilik bakımından ise başörtüsünü adıyla anmayan ama Anayasa Mahkemesinin yorumuyla belirginleşmiş bir hüküm yeterli sayılmıştır (§ 98).

Tulkens’in Leyla Şahin karşı oyu, genel iddiaların somut örneklerle desteklenmesini (§ 5), yargıcın işaretin anlamını kişi yerine belirlememesini (§ 12) ve eğitim kaybını (§ 15) öne çıkarır. Eweida, davranış ile inanç arasında yeterince yakın ve doğrudan bağ aranacağını, fakat dinî bir emrin yerine getirildiğini kanıtlama şartı olmadığını belirtir (Eweida and Others v. the United Kingdom, 2013, § 82). Bu, kişinin her anlam beyanının bağlayıcı olduğu anlamına gelmez. Lachiri’de davaya katılan ve devleti temsil etmeyen sıradan yurttaş ile kamu görevlisi ayrılmış, sınırlamanın gerekliliği gösterilememiştir; mahkemenin, tarafsızlığın ağır basabileceği bir kamu kurumu olduğu da kabul edilmiştir (2018, §§ 44–47). Avrupa Birliği Adalet Divanının (ABAD) büyük işaretlere seçici yasak hakkındaki ayrımcılık değerlendirmesi ise işyeri bağlamındadır; okul için otomatik sonuç vermez (IX v. WABE eV, 2021, §§ 72–73).

Genel kurallar karşı emsaldir. Köse’de okul kıyafeti tedbirine, Mikyas’ta bütün görünür inanç işaretlerini kapsayan yasağa yönelen başvurular AİHM tarafından kabul edilemez bulunmuştur (Köse and Others v. Turkey, 2006; Mikyas et autres c. Belgique, 2024). Fransa’nın 2004 Kanunu, gösterişli aidiyet işaretlerini nesnel özellikleri veya öğrencinin davranışı üzerinden belirler; kişinin anlamı kabul etmesini şart koşmaz. Abaya hakkında Fransız Danıştayında (Conseil d’État) 2023’te acil yargılama içinde askıya alma reddedilmiş; 27 Eylül 2024’te esas incelemesinde de yasak hukuka uygun bulunmuştur (Conseil d’État, 2023, §§ 4–7; 2024, §§ 2, 5, 8–10). Kararlar yalnız bildirim sayılarına dayanmaz. 2023’te bakanlığın, görüşmelerde dinî uygulamaya dayalı gerekçeler ileri sürüldüğü beyanı esas alınmış; 2024’te ise görüşmelerdeki söylem yasağı aşmaya yönelik, büyük ölçüde kalıplaşmış bir söylem sayılmış ve dinî aidiyet sonucu bu söylemle idarî raporlardan çıkarılmıştır. Her iki kararda anılan ve 2021–2022 eğitim yılındaki 617’den 2022–2023’te 1.984’e çıkan sayı, işaret ve kıyafetlere ilişkin ihlal bildirimidir; kanıtlanmış baskı vakalarının sayısı değildir. 2024 kararı, giysinin özsel dinî anlamını belirlemekle okul bağlamındaki görünür aidiyeti sınıflandırmayı ayırır. Bu ayrım testin kabul etmesi gereken güçlü bir itirazdır; bağlamsal sınıflandırmadan her öğrenciye baskıcı niyet çıkarılamaz.

BM İnsan Hakları Komitesinin çizgisi farklıdır. Bikramjit Singh’de Komite laikliğin başkalarının haklarını koruyabileceğini ve gerçek olaylara karşı düzenleme yapılabileceğini kabul etmiş (§ 8.6), yine de belirli öğrencinin oluşturduğu riskin ve kalıcı dışlamanın gerekliliğinin gösterilmediğini belirtmiştir (§ 8.7). Hudoyberganova’da hüküm, devletin dosyada özel bir sınırlama gerekçesi sunmamasına dayanır; dinî kıyafetin hiçbir koşulda düzenlenemeyeceği sonucuna dayanmaz (2004, § 6.2). Türkan’da kanunilik sorusu açık bırakılmış, gerekçesiz geniş sınırlama ve eğitim kaybı yanında din ve cinsiyetin kesişimindeki ayrımcılık da tespit edilmiştir (2018, §§ 7.5–7.8). Komite görüşü ile mahkeme hükmünün hukukî statüsü ve izleme usulü aynı değildir (Duymaz, 2015). İç çoğulluk da sürer: Hudoyberganova’da iki üye ihlal sonucuna katılmaz; Türkan’da Komite üyesi de Frouville, Avrupa içtihadından ayrılmanın daha güçlü açıklanmasını ister (katılan görüş, § 11).

Ulusal yargıda Alman Federal Anayasa Mahkemesi (BVerfG), öğretmenler için salt soyut tehlikenin yeterli olmayacağını ve yeterince somut tehlike aranacağını belirtir; bu, AİHM’in bütün devletlere uyguladığı ortak eşik değildir (BVerfG, 2015, §§ 80, 116). Avusturya Anayasa Mahkemesi 2020’de seçici başörtüsü yasağını iptal etmiştir (VfGH, 2020). 2025 yasası ise 14 yaş altındaki kızların İslâmî geleneğe göre başörtüsünü adlandırarak yasaklar; görüşmeleri, velinin sorumluluğunu ve yaptırımı düzenler (SchUG, 2025, §§ 43a, 80b). Özel başörtüsü hükmünde doğrudan okuldan çıkarma sayılmaması, dışlanma veya baskı doğmayacağını kanıtlamaz. 150–800 avro para cezası, tahsil edilememesi hâlinde ikame hapis ve çocuk ve gençlik yardımı kurumuna bildirim de bedel hesabına katılmalıdır. 2026’daki ilk başvurular esas incelenmeden reddedilmiş; sonraki başvurunun sonucu henüz haber düzeyinde izlenmektedir (VfGH, 2026; ORF Wien, 2026).

Hindistan’da Karnataka Eyalet Yüksek Mahkemesinin başörtüsünü temel dinî uygulama saymayan yaklaşımı, Yüksek Mahkemenin 2022’de bölünmüş kararına konu olmuştur (Aishat Shifa v. State of Karnataka, 2022). Mayıs 2026’da sınırlı dinî işaretlere izin verildiği haberleştirilmiştir; yeni genelgenin aslı burada incelenmediğinden bu gelişme haber aktarımıyla sınırlıdır (James, 2026). Özbekistan’daki millî örtü–dinî örtü ayrımı (Obiya, 2022) ile İran’da önce zorla açtırma, sonra zorunlu örtünme yönündeki uygulamalar ise ters yönlü zorlama sorusunu açar (Farhadov, 2025; İran’a İlişkin Bağımsız Uluslararası Olgu Tespit Misyonu, 2025, §§ 58, 64, 66). Bunlar zarar bakımından eşitlenemez; karşılaştırılan, devletin anlam düzenleme yetkisinin iki yönde de sınanmasıdır (İnsan Hakları Komitesi, 2000, § 13). Türkiye’de yasağın dayanakları ve kaldırılışının farklı anlatımları da aynı ölçünün kendi tecrübemize uygulanmasını gerektirir (Leyla Şahin, 2005, §§ 39, 41; Türkan, 2018, §§ 4.2, 5.1).

Tablo 1

Örneklerin Ortak Sorularla Okunuşu

Örnek ve bağlam Gerekçe odağı Anlam ve delil Sonuç ve aktarım sınırı
Dahlab, 2001
İlkokul öğretmeni
Temsil ve muhtemel etki Mahkemenin güçlü simge ve din yayma etkisi değerlendirmesi Kabul edilemez; öğretmen–öğrenci farkı korunur
Leyla Şahin, 2005
Üniversite öğrencisi
Laiklik, ortam ve toplumsal anlam Türkiye bağlamı; yargısal yorum; Tulkens’in karşı itirazı İhlal yok; zorunlu eğitimdeki çocuğa doğrudan aktarılmaz
Köse, 2006; Mikyas, 2024
Okul öğrencileri
Genel kıyafet / tarafsızlık Kural kapsamı ve kurumsal ortam; kişisel niyet belirleyici değil Kabul edilemez; genel kural da bedel denetiminden muaf değil
Fransa 2004
Aktas; Bikramjit Singh
Görünür dinî aidiyet ve okul ortamı AİHM ile BM Komitesinin delil ve dışlama değerlendirmesi ayrışır AİHM kabul edilemez; BM Komitesi somut başvuruda ihlal
Abaya, 2023–2024
Fransız devlet okulları
Bağlamsal dinî sınıflandırma Kıyafet bildirimleri, öğrenci görüşmeleri ve bakanlık değerlendirmesi 2023 askıya alma yok; 2024 esas incelemesinde ret
Hudoyberganova; Türkan
Üniversite
Dinî dışa vurum ve gerekçe Devletin dosyadaki açıklaması; eğitim kaybı; Türkan’da ayrımcılık İhlal; her kıyafet kuralının yasak olduğu sonucu çıkmaz
BVerfG, 2015
Öğretmenler
Temsil, okul barışı Yeterince somut tehlike; kapsayıcı tarafsızlık Şikâyetler kabul; ulusal anayasal eşik
VfGH, 2020
İlkokul
Çocuk ve eşitlik Seçici yasağın gerekçesi ve etkisi İptal; 2025 yasası hakkında kendiliğinden hüküm değil
Avusturya, 2025–2026
14 yaş altı kızlar
Öz belirleme ve eşitlik İslâmî başörtüsü açıkça adlandırılmış; görüşme ve veli yaptırımı Yürürlükteki düzenleme; esasa ilişkin yeni sonuç kesinleşmedi
Karnataka, 2022–2026
Okul ve kolejler
Forma; temel dinî uygulama Dinî sınıflandırma; 2026 gelişmesi haberden Bölünmüş karar; yeni genelgenin aslı incelenmedi
Özbekistan
Tarihsel düzenlemeler
Millî / dinî örtü ayrımı Kanun ve siyasî sınıflandırma (Obiya, 2022) Tarihsel örnek; bugünkü bütün hukuk için genellenmez
İran
Zorunlu örtünme
Devletçe tanımlanan yükümlülük Mevzuat ve BM Misyonunun 2025 bulguları Ters yöndeki zorlamayı sınar; zararlar eşitlenmez
Azerbaycan, 2026
Öğrenci / öğretmen
Forma ve dünyevîlik; isnat ihtimali 309/325; İdare açıklaması; haberler; bireysel dosyalar yok Dışlama bildirildi; ülke çapında kesin ihlal hükmü kurulmadı

Tablo bir nedensellik kanıtı sunmaz. Anlamın kimden geldiği ile karar sonucu arasında tek yönlü ilişki kurulamaz: Kurumsal rol, yaş, yer, hak, kanun ve denetim standardı da sonucu etkiler. Alınabilecek ortak ders, işaretin sınıflandırılması ile kişiye niyet yüklenmesinin ve her ikisiyle sınırlama gerekçesinin ayrı denetlenmesidir. Bırakılması gereken ise bütün okullara tek bir kararın sonucunu taşımaktır.

Anlam İsnadı Testi

Kıyafet düzenlemesinin gerekçeleri üç başlıkta ayrıştırılabilir: Temsil, görevlinin kurumsal rolüne; ortam, forma, güvenlik, sağlık ve okul barışına; isnat, kişiye yüklenen niyet veya ideolojiye yönelir. Bunlar birbirini dışlamaz. Önce dört işlem ayırt edilmelidir: kıyafeti dinî işaret olarak sınıflandırmak, taşıyana belirli bir anlam veya niyet isnat etmek, davranışın başkaları üzerindeki etkisini belirlemek ve sınırlamayı haklı kılmak. Dinî aidiyetin görünürlüğü, laiklik karşıtlığı veya şiddet niyeti değildir. Genel bir tarafsızlık kuralı da kişinin beyanını esas almak zorunda değildir; kendi kapsamı ve etkileri bakımından hak denetimine tabidir. İsnat devreye girdiğinde aşağıdaki ek sorular sorulur.

Test, genel hak denetiminin yerine geçmez. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 9. maddesi ve Medenî ve Siyasî Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin (MSHS) 18. maddesi bakımından içsel inanç alanı ile dışa vurum ayrılır; dışa vuruma müdahale kanunî dayanak, ilgili maddede sayılan amaç, gereklilik ve orantılılık şartlarını taşımalıdır (Avrupa Konseyi, 1950; İnsan Hakları Komitesi, 1993, §§ 3, 8). “Laiklik” veya “millî güvenlik” etiketi kendi başına bu şartları karşılamaz. Siyasî ifade de salt siyasî olduğu için yasaklanabilir değildir; AİHS’nin 10 ve 11. maddelerinin koruması ayrıca değerlendirilir. Temsil ve ortam gerekçeleri eşitlik, gerekçe ve daha hafif araçlar bakımından incelenir. Önerilen test, kişiye anlam yükleyen kısmın bu denetim içinde kaybolmasını önler.

Tablo 2

Anlam İsnadı Testinin Beş Adımı

Adım Denetim sorusu Aranan güvence Eksiklikte sonuç
1. Belirlilik Kapsam ve yaptırım anlaşılabilir mi? Erişilebilir ve öngörülebilir dayanak; gerekçeli, denetlenebilir takdir Kanunilik sorunu ayrıca incelenir
2. Kaynak Dinî sınıflandırma mı, kişiye niyet isnadı mı? Beyan, yorum, algı ve davranışın ayrılması; güvenli dinlenme Yorum, kişinin ikrarı yerine konulamaz
3. İspat İsnat ve sınırlama ihtiyacı ayrı gösterildi mi? İddianın kapsamına uygun delil; somut bağ; genel hak denetimi İsnat veya sınırlama temellendirilmemiş kalır
4. Seçicilik ve simetri Benzer koşullarda farklı muamele veya farklı etki var mı? Uygun karşılaştırma; nesnel gerekçe; iki yönlü zorlama denetimi Ayrımcılık iddiası delil durumuna göre sınanır
5. Bedel Yük kimde; daha hafif araç var mı? Çocuğun görüşü ve eğitimi; gerçek diyalog; uyarlama; ölçülü tedbir Gereklilik ve orantılılık sorunu doğar

Birinci adım belirliliktir. Hedefin kıyafet adıyla yazılması yararlıdır, fakat zorunlu ve yeterli değildir. Leyla Şahin çoğunluğu, normu yargısal yorumla birlikte öngörülebilir bulmuştur (§ 98). Önemli olan erişilebilir kuralın kapsamı, yaptırımı ve uygulanma şartlarının makul biçimde anlaşılabilmesi; takdire karşı güvencelerin ve itiraz yolunun bulunmasıdır. Merkezî bağlayıcı açıklama bir araç olabilir. Yerel karar alma ise gerekçeli, tutarlı ve denetlenebilir olduğu ölçüde bu şartlarla bağdaşabilir.

İkinci adım anlamın kaynağıdır. Giyenin beyanı, idarenin yorumu, üçüncü kişilerin algısı ve gözlenebilir davranış ayrı kaydedilir. Eweida’daki dinî yükümlülük ispatı aramama kuralı, beyanı tartışılmaz hâle getirmez (§ 82). Din ile davranışın bağı, kişinin niyeti ve davranışın toplumsal etkisi farklı meselelerdir. İsnat ahlâkından alınan ölçü de yorumcunun çıkardığı sonucu kişinin sözü gibi sunmamaktır. Kişinin açıklaması karşı delille sınanabilir; fakat dinî aidiyetini açıklamaya zorlanması veya susmasının aleyhine niyet delili sayılması, korunan vicdan alanını zedeler.

Çocuk bakımından velinin beyanı çocuğun sesinin yerine geçmez; ikisinin uyuşması da baskı bulunmadığının kesin kanıtı değildir. Çocuğa yaşı ve olgunluğuna uygun biçimde, gerektiğinde aile ve okul baskısından uzak, güvenli bir ortamda görüşünü bildirme imkânı tanınmalıdır. Gelişen kapasite, ana babanın yönlendirme sorumluluğu ve çocuğun yüksek yararı birlikte değerlendirilir (Birleşmiş Milletler, 1989, m. 3, 5, 12, 14). Zorlama yönünde ciddi belirtiler varsa devlet kesin kanıtı beklemeden koruyucu inceleme başlatabilir; tedbir gerekli, ölçülü ve gözden geçirilebilir olmalıdır. Ne zorla örtündürme ne zorla açtırma peşinen görünmez kılınır. Eğitim sürekliliği korunur; beyanların çatışması veya çocuğun susması tek başına dışlama gerekçesi yapılmaz. Bu usul, sözleşmeden hareketle geliştirilen öneridir.

Üçüncü adım ispattır. Devlet hangi olgunun hangi isnadı ve hangi somut ihtiyacı desteklediğini açıklamalıdır. BVerfG’nin 2003’teki yeterince belirli yasal dayanak sorusu ile 2015’teki yeterince somut tehlike ölçüsü ayrıdır (2003, § 49; 2015, §§ 80, 116). Bikramjit Singh’de ise belirli öğrencinin riski ve dışlamanın gerekliliği gösterilememiştir (§ 8.7). Açık siyasî davranış, siyasî anlamın delili olabilir; sınırlamanın haklılığının delili değildir. Yabancı etki veya akran baskısı iddiası da topluluk düzeyinden tek kişiye otomatik taşınamaz. Kişinin niyetinden bağımsız gerçek bir risk varsa, bu risk ayrıca incelenir; her ortam kuralı kişisel niyet ispatına bağlanmaz.

Dördüncü adım seçicilik ve simetridir. Benzer koşullardaki kişiler ve aynı işlevdeki işaretler seçilmeli; farklı muamelenin gerekçesiyle görünüşte eşit kuralın farklı gruplara yüklediği bedel ayrılmalıdır. Biçimsel eşitlik, dolaylı ayrımcılık sorununu kendiliğinden çözmez. Avusturya’nın 2020 kararı ve ABAD’ın işyeri değerlendirmesi, bağlamları korunarak kullanılabilir (VfGH, 2020; IX v. WABE eV, 2021, §§ 72–73). Millî kıyafet etkinliği ile günlük dinî kıyafet arasındaki fark ise tek başına yeterli karşılaştırma değildir. Simetri, örtünme yasağını ve örtünme zorunluluğunu aynı hak ölçüsüyle sınamayı gerektirir; tarihsel zararları veya her düzenlemenin sonucunu eşitlemez (İnsan Hakları Komitesi, 2000, § 13).

Beşinci adım bedeldir. Çocuğun yüksek yararı ve eğitim hakkı, tedbirin fiilî sonucunu görünür kılar (Birleşmiş Milletler, 1989, m. 3, 28). Çocuk Hakları Komitesi, okulda da hakların sürdüğünü vurgular (2001, § 8). Osmanoğlu ve Kocabaş’ta tam okullaşma ve bütünleşme, dinî muafiyet talebinin karşısına konmuştur; aynı menfaat, dışlama tedbirinin de sorgulanmasını gerektirir (2017, §§ 96–97, 101). Diyalog, yalnız kurala boyun eğdirmek için yapılmışsa yeterli güvence olmaz. Daha hafif araçlar, eğitimin sürekliliği, ailenin ekonomik yükü ve baskının kime yöneldiği incelenmelidir. İkrâh (zorlama) literatüründeki tehdidin ciddiliği ve kaçınma imkânı tartışması (Bardakoğlu, 2000; Bilgili, 2010), bu bedeli düşünmeye yardımcıdır; modern okul uyuşmazlığına bütün fıkhî sonuçlarıyla taşınmaz.

Test mutlak bir düzenleme yasağı değildir. Beden eğitiminde sağlık ve güvenlik (Dogru v. France, 2008, § 73), kimlik tespiti, belirli bir baskıyı önleme ve kurumsal temsil için sınırlı kurallar getirilebilir. Ancak dinî veya barışçıl siyasî anlam tek başına zarar değildir. Önerilen ölçüde, yalnız bu anlam nedeniyle çocuk eğitimden dışlanmaz. Yakın ve ciddi tehlikede geçici koruyucu tedbir gerekirse eğitim devamlılığı, süre sınırı ve hızlı gözden geçirme sağlanır. Bu daha sıkı çocuk güvencesi, mevcut bütün içtihatların ortak sonucu olarak değil, makalenin normatif tercihi olarak ileri sürülmektedir.

Unsurların statüsü farklıdır. Genel sınırlama şartları yürürlükteki hukukta yer alır; somut tehlike ve delil vurgusu seçilmiş içtihatlardan uyarlanmıştır. Üç gerekçe başlığı, beş adımın birleşimi ve çocuk için önerilen usul bu çalışmanın tasarımıdır. Köse ve Mikyas gibi genel kurallar kişisel isnat içermeyebilir; yine de etkileri ve bedelleri denetlenir. Dahlab’daki din yayma etkisi değerlendirmesi kaynak ve ispat sorusunu açar. Abaya kararlarında bağlamsal dinî sınıflandırma için gösterilen delil teslim edilmelidir; bunun kişisel baskı niyetine dönüştürülmesi ayrı delil ister. Avusturya’nın 2025 yasasında açık adlandırma belirliliği güçlendirir; kız çocuğunun öz belirlemesini genel yasakla koruma tercihi, seçicilik ve aileye yüklenen yaptırımlar bakımından ayrıca sorgulanır. Beş adım puanlanıp toplanmaz; bir güvencenin varlığı diğer eksikliği telafi etmez.

Testin sınanması, her yasağa karşı sonuç vermesine bağlı değildir. Kaynak ayrımı karar gerekçesinde hiçbir fark yaratmıyorsa, sınıflandırma ile kişisel isnat güvenilir biçimde ayrılamıyorsa veya benzer vakalarda açıklanamaz farklı sonuçlar üretiyorsa öneri düzeltilmelidir. Bunlar gerçek başarısızlık koşullarıdır. Asad (2003/2007) ve Lessig’in (1995) iktidar ve anlam çözümlemeleri, Benhabib’in (2004/2006) öznenin sesi, Evans (2006) ve Baldi’nin (2024) yargısal yorum eleştirileri ile Timmer’in (2011) kalıp yargıyı adlandırma ve ona itiraz yaklaşımı testin öncülleridir. Hauksson-Tresch’in (2024) taşıyan–yorumlayan ayrımı özellikle yakındır. Katkı, bu birikimin yerine geçmekte değil, gerekçe, delil ve bedeli aynı işlem sırasına bağlamaktadır. Farklı örnekler üzerinde bağımsız uygulamalar yapılmadan açıklama gücü doğrulanmış sayılamaz.

Test Karşısında Azerbaycan ve En Güçlü İtirazlar

309 sayılı karar iki okumayla sınanmalıdır. İlk okumada forma birliği ve dünyevîlik, kişiye siyasî niyet yüklemeyen genel okul kurallarıdır. Bu durumda esas sorular kapsamın öngörülebilirliği, yaptırımın dayanağı, eşit etki, gerekli uyarlamalar ve eğitim kaybıdır; kaynak adımı tek başına ihlal sonucu vermez. İkinci okumada başörtüsü, öğrencinin laik düzene karşıtlığına veya yabancı bir siyasî iradeyi temsil ettiğine delil sayılmaktadır. Böyle bir gerekçe belirli işlemde kullanılmışsa isnat için ayrıca kişiye ilişkin delil gerekir. Mevzuat lafzı ve genel siyasî konuşmalar ikinci okumayı bütün vakalar için kanıtlamaz. Şura kararları ve öğrenci dosyaları incelenmeden kategorik hüküm kurulamaz. Bununla birlikte başörtüsü nedeniyle derse alınmama bildirimleri, sınırlamanın gerekçesi ve eğitim hakkına etkisi yönünden ciddi inceleme gerektirir. Mevcut açık kaynaklar, devletin her işlemde gerekçe yükünü yerine getirdiğini göstermeye de yeterli değildir.

Öğretmende temsil gerekçesi daha belirgindir: 325 sayılı karar kıyafetin dünyevî eğitim ilkesine uygunluğunu ve meslekî işlevi düzenler (m. 1.6, 2.3). Ancak görevli olmak, her dinî görünümün devlete ait bir dinî mesaj sayılmasını gerektirmez; farklı hukuk düzenleri bu soruya farklı cevap verir. Millî kıyafet istisnası tek başına seçiciliği kanıtlamaz. Başörtüsünü çıkarma veya istifa talebine ilişkin haberler, işlem gerekçesi, usul, işlevsel ihtiyaç ve daha hafif araçlar bakımından araştırılmalıdır (JAMnews, 2026b). Öğrenciyle öğretmenin statüsü ayrılır; ikisi için de otomatik ihlal yahut otomatik meşruluk sonucu çıkarılmaz.

En güçlü itiraz egemenlikten gelir. Din–devlet ilişkisinde ulusal karar organının rolü önemlidir; Azerbaycan Anayasası dünyevî eğitimi korur ve antlaşmaları Anayasanın üzerine yerleştirmez (Leyla Şahin, 2005, § 109; AR Konstitusiyası, 1995, m. 7, 18, 151). Yerel savunma da Leyla Şahin ve Dogru’ya dayanır (Paşayev, 2026). Makale, bu savunmanın yürürlükteki hukukta ciddi karşılığı olduğunu kabul eder. AİHM önünde ihlal sonucu kesin değildir; zorunlu eğitim, yaş, kuralın kapsamı, uygulanması ve yaptırım ayrı değerlendirilir. Buna karşılık iç anayasal öncelik, üstlenilen uluslararası yükümlülüğün içeriğini tek başına belirlemez. AİHM denetimi takdir payıyla birlikte sürer; BM Komitesinin gerekçe yaklaşımı farklı bir değerlendirmeye elverişlidir. Önerilen test, egemenliğin her düzenleme yetkisini kaldırmaz; kişiye yüklenen anlamı gerekçesiz bir takdir alanı olmaktan çıkarır.

İkinci itiraz, devletin hiçbir niyet yüklemediğini, yalnız dinî görünürlüğü okul kuralı olarak düzenlediğini söyler. Bu, lafzen ve hukukî bakımdan mümkün bir okumadır. “Habelə” bağlacı, millî kıyafet istisnası veya ideoloji üzerine genel bir konuşma onu çürütmeye yetmez. Bu okuma benimsenirse test isnat bulunmayan kısma zorla uygulanamaz; tartışma genel hak denetiminde sürer. Report.az’ın görüşme ve veli çağırma bilgisi de dikkate alınmalıdır (Ahadov, 2026). Belirsiz kalan, her öğrencinin dinlenip dinlenmediği, görüşmelerin uyarlama ihtimaline açık olup olmadığı ve derse almamanın hangi dayanakla zorunlu görüldüğüdür. Mevcut kaynaklarla bu soruların bütün ülke için cevaplandığı ileri sürülemez.

Üçüncü itiraz çocuğu korumaya dayanır: Aile ve çevre baskısı, çocuğun dinî tercih diye sunduğu davranışı etkileyebilir. Bu ihtimal ciddidir; veliyle uyumlu beyan tek başına onu dışlamaz. Cevap, çocuğun güvenli biçimde dinlenmesi, baskı işaretlerinin araştırılması ve tedbirin belirlenen riske yönelmesidir. Eğitimden uzaklaştırma, çocuğun okul içindeki destek imkânlarını da azaltabileceği için özel gerekçe ister. Aynı koruma, örtünmek istemeyen çocuğun zorlanmasına karşı da sağlanmalıdır. Test aile iradesine dokunulmazlık tanımadığı gibi, bütün başörtülü çocukları baskı mağduru varsaymaz.

Dördüncü itiraz güvenlik ve yabancı etkiye ilişkindir. Sovyet sonrası Azerbaycan’da ulusötesi Şiî aktivizmin başlıca aktörleri araştırılmıştır (Goyushov ve Rovshanoglu, 2021); güvenlikleştirme ve meşruiyet söylemleri de eleştirel biçimde incelenmiştir (Bashirov, 2018; Ismayilov, 2019). Bunlar belirli öğrenci hakkında delil yerine geçmez. Düzenleme sonrasında ortaya çıkan şiddet veya tehdit, önceki bütün sınırlamaları geriye dönük haklı kılmaz; fakat somut faile yönelik sonraki koruyucu tedbiri gerektirebilir. Barışçıl protesto, şiddet ve kıyafetin dinî anlamı ayrı tutulmalıdır. Aynı ayrım devletin güvenlik kaygısını ciddiye alırken, bu kaygının sınırsız bir isnada dönüşmesini önler.

Beşinci itiraz testin ya İslâmî bir ilkeyi laik hukuka dayattığını ya da orantılılık ve kalıp yargı eleştirisini yeni adlarla tekrarladığını söyler. İsnat ahlâkı burada bağımsız bağlayıcılık taşımaz; önerilen hukukî güvence farklı kaynaklarla gerekçelendirilir. Tekrar itirazının cevabı ise iddialı bir yenilik ilanı olamaz: Test ancak anlamın kaynağı ile haklı sınırlama arasındaki geçişi daha açık ve tutarlı denetleyebildiği ölçüde yararlıdır. Altıncı itiraz, dinî kıyafetin korunmasının her sınırlamayı yasakladığıdır. İçsel inanç alanı ile dışa vurumun şartları ayrıldığında bu sonuç çıkmaz (İnsan Hakları Komitesi, 1993, §§ 3, 8). Asıl güvence, meşru düzenleme alanının delilsiz niyet isnadına ve ölçüsüz eğitim kaybına dönüşmemesidir.

Sonuç ve Öneriler

Makale, kıyafet uyuşmazlıklarında yetkinin kimde olduğu sorusuna anlamın nasıl belirlendiğini ve kime hangi delille yüklendiğini eklemiştir. Anlam egemenliği analitik kavramı, üç gerekçe başlığı ve beş adımlı test bu ayrımı görünür kılar. Azerbaycan’ın dünyevîlik şartı zorunlu olarak kişisel isnat içermez; genel okul kuralı olarak da okunabilir. İsnat varsa ayrı delil, her iki okumada da hak sınırlamasının gerekçesi gerekir. Erişilen belgeler bütün uygulamalar hakkında kesin ihlal hükmü kurdurmaz; bildirilen eğitimden dışlamalar ayrıntılı denetim gerektirir. Katkı, insan hakları hukukunda gerekçe yükünü belirginleştirmek, siyaset teorisinde yorum yetkisini tartışmak ve sivil topluma kullanılabilir bir belgeleme sırası sunmaktır.

Devletler için beş öneri çıkar. Kuralın kapsamı, dayanağı ve yaptırımı anlaşılabilir olmalıdır. Kişiye yüklenen niyet ile kıyafetin nesnel özelliği ayrılmalı; isnat delille temellendirilmelidir. Çocuk güvenli biçimde dinlenmeli, diyalog ve uyarlamalar gerçek seçenekler olarak ele alınmalıdır. Benzer koşullardaki uygulamalar ve farklı etkiler karşılaştırılmalıdır. Son olarak kararlar yazılı, gerekçeli ve etkili itiraza açık tutulmalı; başvuru sürerken eğitimin devamını sağlayan çözümler geliştirilmelidir. 309 sayılı karardaki beş iş günlük ilan, forma seti kararına ilişkindir (Nazirlər Kabineti, 2026a, m. 3.2); bireysel uyuşmazlıklarda gerekçe ve denetim ihtiyacını kendiliğinden karşılamaz. Merkezî açıklama tutarlılığa yardım edebilir, fakat yerel değerlendirmeyi bütünüyle kaldırmak zorunlu değildir.

Uluslararası denetim, devletin kendi rızasıyla üstlendiği güvencenin bir parçasıdır; ismet ayrımıyla kurulan köprü bu bağı kavramsal olarak aydınlatır, yaptırımların eşdeğerliğini göstermez. Azerbaycan AİHS ve 1 No.lu Protokol’e, MSHS’nin bireysel başvuru protokolüne ve Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’nin (CEDAW) İhtiyari Protokolü’ne taraftır; Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin başvuru protokolüne taraf değildir (Birleşmiş Milletler, 2026; Overheid.nl, t.y.-a, t.y.-b). Bu, her olay için üç organa eşzamanlı ve koşulsuz başvuru hakkı demek değildir: Konu, kişi, zaman, iç hukuk yolları ve aynı meselenin başka yerde incelenmesi şartları ayrıca değerlendirilir. AİHM için dört aylık süre de gözetilir (Avrupa Konseyi, 1950, m. 35). Çocuk Hakları Komitesinin Azerbaycan’a ilişkin dinlenme ve kız çocuklarının eğitimde kalması tavsiyeleri, kıyafet konusunda verilmiş hükümler olmasa da değerlendirmeye ışık tutar (2023, §§ 21(a), 39(b)).

Sivil toplum bakımından önce kararın tarihi, hukukî dayanağı, bildirilen gerekçesi, delili, öğrencinin görüşünün alınması, denenen uyarlamalar, eğitim kaybı ve başvuru sonucu kaydedilmelidir. Sayısal izleme, yalnız olay sayısını değil izlenen okul ve öğrenci kapsamını da açıklamalıdır; dinî aidiyet listeleri veya çocukların kimliklerini açığa çıkaran yayınlar üretmemelidir. Önerilen izleme usulü, kişisel dosyaların güvenli tutulması ve kamuya yalnız kimliksizleştirilmiş verilerin sunulmasıdır. Türkiye’nin tecrübesi de aynı ölçüyü kendimize uygulamanın imkânını gösterir. Böylece savunuculuk, genellemeler yerine denetlenebilir gerekçeye ve çocuğun öğrenim sürekliliğine dayanır.

Sınırlar belirgindir. Haberlerdeki vakalar bağımsız saha araştırmasıyla doğrulanmamış; etkilenen bütün kişilerin dosyaları ve idarî gerekçeler incelenmemiştir. Kaynaklar, ülke çapındaki yaygınlığı veya seçiciliği ölçmeye yetmez. Kurulan test de yeni örnekler üzerinde bağımsız olarak doğrulanmış değildir. İleri araştırma, çocukların güvenli ve gönüllü katılımına dayanan saha çalışmalarıyla, başka dinî ve dinî olmayan işaretlerle ve farklı uygulayıcıların aynı vakaları değerlendirmesiyle ilerlemelidir. Yeni gerekçeler veya yargısal kararlar bulunduğunda hem vaka sonucu hem test gözden geçirilebilir. Tezin dayanıklılığı, bütün yasakları önceden mahkûm etmesinde değil, kendi çıkarımlarını da aynı delil yüküne bağlamasındadır.

Kaynakça

Ahadov, H. (2026, 12 Ekim). Education authorities inspect dress-code compliance in Baku schools. Report.az. https://report.az/en/education-and-science/education-authorities-inspect-dress-code-compliance-in-baku-schools (Erişim: 18.10.2026)

Aishat Shifa v. State of Karnataka, Civil Appeal No. 7095/2022, (2023) 2 SCC 1 (Hindistan Yüksek Mahkemesi, 13 Ekim 2022).

Akboğa, S. (2020). Türkiye siyasi ve toplumsal hayatında başörtüsünün değişen anlamları. Liberal Düşünce Dergisi, 25(98), 83–101. https://doi.org/10.36484/liberal.692152

Aktas c. France (kabul edilemezlik kararı), No. 43563/08 (AİHM, 30 Haziran 2009).

Aliyev, İ. (2026, 2 Ekim). Yeni Azərbaycan Partiyasının VIII Qurultayı keçirilib [Yeni Azerbaycan Partisinin VIII. Kurultayı yapıldı] [Konuşma]. Azərbaycan Respublikasının Prezidenti. https://president.az/az/articles/view/73619 (Erişim: 17.10.2026)

APA. (2026, 14 Ekim). Məktəbli forması, dünyəvi təhsil, milli dəyərlər: Uşaqların ideoloji mübarizələrə cəlb edilməsi yolverilməzdir – TƏHLİL [Okul forması, dünyevî eğitim, millî değerler: Çocukların ideolojik mücadelelere çekilmesi kabul edilemez – Analiz]. https://apa.az/political/mektebli-formasi-dunyevi-tehsil-milli-deyerler-usaqlarin-ideoloji-mubarizelere-celb-edilmesi-yolverilmezdir-tehlil-1005023 (Erişim: 18.10.2026)

Arendt, H. (1996). Totalitarizmin kaynakları 2: Emperyalizm (B. S. Şener, Çev.). İletişim. (Orijinal eser 1951’de yayımlanmıştır)

Asad, T. (2007). Sekülerliğin biçimleri: Hıristiyanlık, İslamiyet ve modernlik (F. B. Aydar, Çev.). Metis. (Orijinal eser 2003’te yayımlanmıştır)

Avrupa Konseyi. (1950). İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme [Değişikliklerle güncel metin]. https://www.echr.coe.int/documents/d/echr/convention_ENG (Erişim: 17.10.2026)

Azərbaycan Respublikasının Konstitusiyası [AR Konstitusiyası]. (1995). [Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası, değişikliklerle]. https://president.az/en/pages/view/azerbaijan/constitution (Erişim: 17.10.2026)

AzerNews. (2026, 12 Ekim). Azerbaijan takes action against 37 people over public order violations. https://www.azernews.az/nation/265418.html (Erişim: 18.10.2026)

Baldi, G. (2024). From text to meaning: Unpacking the semiotics of Article 9 of the European Convention on Human Rights. International Journal for the Semiotics of Law, 37(4), 1285–1308. https://doi.org/10.1007/s11196-024-10109-3

Bardakoğlu, A. (2000). İkrah. TDV İslâm ansiklopedisi (C. 22, ss. 30–37). TDV.

Bashirov, G. (2018). Islamic discourses in Azerbaijan: The securitization of “non-traditional religious movements”. Central Asian Survey, 37(1), 31–49. https://doi.org/10.1080/02634937.2017.1418735

Bashirov, G. (2020). The politics of the hijab in post-Soviet Azerbaijan. Nationalities Papers, 48(2), 357–372. https://doi.org/10.1017/nps.2018.81

Benhabib, S. (2006). Ötekilerin hakları: Yabancılar, yerliler, vatandaşlar (B. Akkıyal, Çev.). İletişim. (Orijinal eser 2004’te yayımlanmıştır)

Bikramjit Singh v. France, Communication No. 1852/2008, CCPR/C/106/D/1852/2008 (İnsan Hakları Komitesi, 1 Kasım 2012).

Bilgili, İ. (2010). Ehliyet arızalarından ikrah şartları ve kısımları. İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 1(1), 237–270.

Birleşmiş Milletler. (1989). Çocuk Haklarına Dair Sözleşme. United Nations Treaty Series, C. 1577, s. 3.

Birleşmiş Milletler. (2026). Multilateral treaties deposited with the Secretary-General, Chapter IV: Human rights (IV-5, IV-8-b, IV-11-d). https://treaties.un.org/doc/Publication/MTDSG/Volume%20I/Chapter%20IV/IV-5.en.pdf (Erişim: 17.10.2026)

Bodin, J. (2024). Egemenlik üzerine (R. Kuldaşlı, Çev.). Timaş Akademi. (Orijinal eser 1576’da yayımlanmıştır)

BVerfG. (2003). 2 BvR 1436/02, 24.09.2003 (BVerfGE 108, 282). https://www.bundesverfassungsgericht.de/SharedDocs/Entscheidungen/EN/2003/09/rs20030924_2bvr143602en.html (Erişim: 17.10.2026)

BVerfG. (2015). 1 BvR 471/10, 1 BvR 1181/10, 27.01.2015 (BVerfGE 138, 296). https://www.bundesverfassungsgericht.de/SharedDocs/Entscheidungen/EN/2015/01/rs20150127_1bvr047110en.html (Erişim: 17.10.2026)

Cleveland, S. H. (2021). Banning the full-face veil: Freedom of religion and non-discrimination in the Human Rights Committee and the European Court of Human Rights. Harvard Human Rights Journal, 34, 217–229. https://journals.law.harvard.edu/hrj/wp-content/uploads/sites/83/2021/06/34HHRJ217-Cleveland.pdf (Erişim: 17.10.2026)

Conseil d’État. (2023). Juge des référés, n° 487891, 07.09.2023, Association Action droits des musulmans. https://www.conseil-etat.fr/fr/arianeweb/CE/decision/2023-09-07/487891 (Erişim: 18.10.2026)

Conseil d’État. (2024, 27 Eylül). Association La voix lycéenne et autres (No. 487944, 487974, 489177). https://conseil-etat.fr/fr/arianeweb/CE/decision/2024-09-27/487944 (Erişim: 18.10.2026)

Çocuk Hakları Komitesi. (2001). Genel Yorum No. 1: Eğitimin amaçları (CRC/GC/2001/1).

Çocuk Hakları Komitesi. (2023). Concluding observations on the combined fifth and sixth periodic reports of Azerbaijan (CRC/C/AZE/CO/5-6). https://www.ecoi.net/en/file/local/2087662/G2302366.pdf (Erişim: 17.10.2026)

Dahlab v. Switzerland (kabul edilemezlik kararı), No. 42393/98 (AİHM, 15 Şubat 2001).

Dogru v. France, No. 27058/05 (AİHM, 4 Aralık 2008).

Duymaz, E. (2015). Dini sembol ve kıyafet sınırlamalarında iki farklı yaklaşım: İnsan Hakları Komitesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının devletlerin uluslararası yükümlülükleri bakımından tahlili. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 64(4), 1113–1160. https://doi.org/10.1501/Hukfak_0000001800

Evans, C. (2006). The “Islamic scarf” in the European Court of Human Rights. Melbourne Journal of International Law, 7(1), 52–73. https://law.unimelb.edu.au/__data/assets/pdf_file/0011/1681193/Evans.pdf (Erişim: 17.10.2026)

Eweida and Others v. the United Kingdom, No. 48420/10, 59842/10, 51671/10, 36516/10 (AİHM, 15 Ocak 2013).

Farhadova, A. (2026, 6 Nisan). Is Azerbaijan banning the hijab in public schools? OC Media. https://oc-media.org/is-azerbaijan-banning-the-hijab-in-public-schools (Erişim: 18.10.2026)

Farhadov, A. (2025). “Azerbaycan” gazetesinde (1947–1949) dini konulara bakış. Dünya İnsan Bilimleri Dergisi, 2025(2), 343–362. https://doi.org/10.55543/insan.1716653

Goyushov, A., & Rovshanoglu, K. (2021). Identifying major actors of Shi’i revival in post-Soviet Azerbaijan. Journal of Religion in Europe, 14(3–4), 392–417. https://doi.org/10.1163/18748929-bja10054

Hasanov, B. (2018). Religion as maintenance of national consciousness: Islam in Soviet Azerbaijan. Cumhuriyet İlahiyat Dergisi, 22(3), 1563–1578. https://doi.org/10.18505/cuid.451102

Hauksson-Tresch, N. (2024). The religious sign from a semiotic perspective: A social-semiotic interpretation of the challenges presented by the concept of religious sign in the context of French schools. International Journal for the Semiotics of Law, 37(4), 1259–1284. https://doi.org/10.1007/s11196-023-10075-2

Heyat, F. (2008). New veiling in Azerbaijan: Gender and globalized Islam. European Journal of Women’s Studies, 15(4), 361–376. https://doi.org/10.1177/1350506808095275

Hudoyberganova v. Uzbekistan, Communication No. 931/2000, CCPR/C/82/D/931/2000 (İnsan Hakları Komitesi, 5 Kasım 2004).

İbn Teymiyye. (2004). Mecmûu’l-fetâvâ (A. b. M. b. Kāsım, Der.; C. 20). Mecmaʿu’l-Melik Fehd li-Tıbâati’l-Mushafi’ş-Şerîf.

İnsan Hakları Komitesi. (1993). Genel Yorum No. 22: Madde 18 (CCPR/C/21/Rev.1/Add.4).

İnsan Hakları Komitesi. (2000). Genel Yorum No. 28: Madde 3 (CCPR/C/21/Rev.1/Add.10).

İran’a İlişkin Bağımsız Uluslararası Olgu Tespit Misyonu. (2025, 18 Mart). Consolidated findings of the Independent International Fact-Finding Mission on the Islamic Republic of Iran (A/HRC/58/CRP.1). İnsan Hakları Konseyi. https://www.ohchr.org/sites/default/files/documents/hrbodies/hrcouncil/sessions-regular/session58/advance-version/a-hrc-58-crp-1.pdf (Erişim: 17.10.2026)

Ismayilov, M. (2019). Islamic radicalism that never was: Islamic discourse as an extension of the elite’s quest for legitimation. Azerbaijan in focus. Journal of Eurasian Studies, 10(2), 183–196. https://doi.org/10.1177/1879366519863167

IX v. WABE eV ve MH Müller Handels GmbH v. MJ, C-804/18 ve C-341/19 (ABAD Büyük Daire, 15 Temmuz 2021).

James, S. (2026, 14 Mayıs). Karnataka Govt withdraws 2022 hijab ban order; permits religious symbols including hijab, turban, rudraksha with prescribed uniform. LiveLaw. https://www.livelaw.in/top-stories/karnataka-government-withdraws-hijab-ban-order-permits-religious-symbols-schools-colleges-534140 (Erişim: 18.10.2026)

JAMnews. (2026a, 11 Nisan). Хиджаб и Конституция в Азербайджане: как это сочетается с запретами на его ношение в школах [Azerbaycan’da hicap ve Anayasa: Okullardaki yasaklarla nasıl bağdaşıyor]. https://jam-news.net/ru/?p=355729 (Erişim: 17.10.2026)

JAMnews. (2026b, 12 Ekim). ‘Take off your hijab and come into class’: What is happening in Azerbaijan’s schools? https://jam-news.net/take-off-your-hijab-and-come-into-class-what-is-happening-in-azerbaijans-schools/ (Erişim: 18.10.2026)

JAMnews. (2026c, 16 Ekim). Fidan says ‘everything is fine’ in Baku, but relations remain strained. https://jam-news.net/fidan-says-everything-is-fine-in-baku-but-relations-remain-strained/ (Erişim: 18.10.2026)

Kazimov, S. (2026, 14 Ekim). Tensions with teachers, pupils and Turkiye: Inside Azerbaijan’s hijab row. Al Jazeera. https://www.aljazeera.com/news/2026/10/14/tensions-with-teachers-pupils-and-turkiye-inside-azerbaijans-hijab-row (Erişim: 18.10.2026)

Köse and Others v. Turkey (kabul edilemezlik kararı), No. 26625/02 (AİHM, 24 Ocak 2006).

Krasner, S. D. (1999). Sovereignty: Organized hypocrisy. Princeton University Press.

Kuru, A. T. (2011). Pasif ve dışlayıcı laiklik: ABD, Fransa ve Türkiye (E. Ç. Babaoğlu, Çev.). İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları. (Orijinal eser 2009’da yayımlanmıştır)

Lachiri c. Belgique, No. 3413/09 (AİHM, 18 Eylül 2018).

Lautsi and Others v. Italy [BD], No. 30814/06 (AİHM, 18 Mart 2011).

Lessig, L. (1995). The regulation of social meaning. University of Chicago Law Review, 62(3), 943–1045. https://chicagounbound.uchicago.edu/uclrev/vol62/iss3/1 (Erişim: 17.10.2026)

Letsas, G. (2006). Two concepts of the margin of appreciation. Oxford Journal of Legal Studies, 26(4), 705–732. https://doi.org/10.1093/ojls/gql030

Leyla Şahin v. Turkey [BD], No. 44774/98 (AİHM, 10 Kasım 2005).

Maclure, J., & Taylor, C. (2015). Laiklik ve inanç özgürlüğü (İ. Güllü, Çev.). İskenderiye Kitap. (Orijinal eser 2010’da yayımlanmıştır)

Mikyas et autres c. Belgique (kabul edilemezlik kararı), No. 50681/20 (AİHM, 9 Nisan 2024).

Nazirlər Kabineti. (2022). Dövlət ümumi təhsil müəssisəsi təhsilalanlarının geyim formalarının təsvirləri [Öğrenci kıyafet formalarının tarifleri] (Qərar No. 96, 17 mart 2022). https://edu.gov.az/uploads/NK/2022/NK-QerarNo96.pdf (Erişim: 17.10.2026)

Nazirlər Kabineti. (2026a). Azərbaycan Respublikası Nazirlər Kabinetinin 2022-ci il 17 mart tarixli 96 nömrəli Qərarı ilə təsdiq edilmiş “Dövlət ümumi təhsil müəssisəsi təhsilalanlarının geyim formalarının təsvirləri”ndə dəyişiklik edilməsi haqqında [Öğrenci kıyafet tariflerinde değişiklik] (Qərar No. 309, 21 sentyabr 2026). https://www.nk.gov.az/uploads/doc/docs/6ab13643de711.pdf (Erişim: 17.10.2026)

Nazirlər Kabineti. (2026b). Dövlət ümumi təhsil müəssisəsində təhsilverənlər üçün geyim ilə bağlı Tələblər [Öğretmen kıyafetine ilişkin kurallar] (Qərar No. 325, 6 oktyabr 2026). https://nk.gov.az/uploads/doc/docs/6ac5140559683.pdf (Erişim: 17.10.2026)

Obiya, C. (2022). Between the “good scarf” and the “bad scarf”: National tradition and the veil debate in post-Soviet Uzbekistan. E. Goto ve C. Obiya (Ed.), Created and contested: Norms, traditions, and values in contemporary Asian fashion içinde (ss. 71–92). ILCAA, Tokyo University of Foreign Studies. https://doi.org/10.15026/123689

ORF Wien. (2026, 9 Ekim). Schüler auf der Straße gegen Kopftuchverbot [Öğrenciler başörtüsü yasağına karşı sokakta]. https://wien.orf.at/stories/3374589/ (Erişim: 17.10.2026)

Osmanoğlu et Kocabaş c. Suisse, No. 29086/12 (AİHM, 10 Ocak 2017).

OSW Centre for Eastern Studies. (2010, 15 Aralık). Protest against a ban on wearing the hijab in schools in Azerbaijan. https://www.osw.waw.pl/en/publikacje/analyses/2010-12-15/protest-against-a-ban-wearing-hijab-schools-azerbaijan (Erişim: 17.10.2026)

Overheid.nl. (t.y.-a). Convention for the Protection of Human Rights and Fundamental Freedoms [Antlaşma kaydı]. Treaty Database. https://treatydatabase.overheid.nl/en/Treaty/Details/005132_p (Erişim: 17.10.2026)

Overheid.nl. (t.y.-b). Protocol to the Convention for the Potection [sic] of Human Rights and Fundamental Freedoms, as amended by Protocol Nr. 11 [Antlaşma kaydı]. Treaty Database. https://treatydatabase.overheid.nl/en/Treaty/Details/005133_p (Erişim: 17.10.2026)

Paşayev, Ş. (2026, 12 Ekim). Vahid məktəbli forması və dini azadlıq: Avropa Məhkəməsinin mühüm qərarları – HÜQUQİ ŞƏRH [Tek tip okul forması ve din özgürlüğü: Avrupa Mahkemesinin önemli kararları – Hukukî şerh]. APA. https://apa.az/social/vahid-mektebli-formasi-ve-dini-azadliq-avropa-mehkemesinin-muhum-qerarlari-huquqi-serh-1004352 (Erişim: 18.10.2026)

Peters, A. (2009). Humanity as the A and Ω of sovereignty. European Journal of International Law, 20(3), 513–544. https://doi.org/10.1093/ejil/chp026

Prezident Fərmanı No. 729. (2026, 22 iyul). “Ümumi təhsil haqqında” Azərbaycan Respublikasının Qanununda dəyişiklik edilməsi barədə” Azərbaycan Respublikasının 2026-cı il 7 iyul tarixli 434-VIIQD nömrəli Qanununun tətbiqi və “Ümumi təhsil haqqında” Azərbaycan Respublikasının 2019-cu il 29 mart tarixli 1532-VQ nömrəli Qanununun tətbiqi barədə” Azərbaycan Respublikası Prezidentinin 2019-cu il 27 may tarixli 711 nömrəli Fərmanında dəyişiklik edilməsi haqqında [711 sayılı Fermanda değişiklik yapılmasına dair Ferman]. https://president.az/az/articles/view/73050 (Erişim: 17.10.2026)

Schmitt, C. (2002). Siyasi ilahiyat: Egemenlik kuramı üzerine dört bölüm (A. E. Zeybekoğlu, Çev.). Dost. (Orijinal eser 1922’de yayımlanmıştır)

Schulunterrichtsgesetz [SchUG] [Okul Öğretimi Kanunu], BGBl. I Nr. 117/2025, §§ 43a, 80b, 82 Abs. 29 (2025). https://www.ris.bka.gv.at/eli/bgbl/I/2025/117 (Erişim: 18.10.2026)

Shahbazov, R. (2026, 9 Ekim). Azerbaijan students launch school strike over hijab restrictions. OC Media. https://oc-media.org/azerbaijan-students-launch-school-strike-over-hijab-restrictions/ (Erişim: 18.10.2026)

Soysal, M. (2003). Değişen egemenlik ve meşruluk. Anayasa Yargısı, 20, 171–181.

Şentürk, R. (2001). İsmet. TDV İslâm ansiklopedisi (C. 23, ss. 137–138). TDV. https://islamansiklopedisi.org.tr/ismet–fikih (Erişim: 17.10.2026)

Timmer, A. (2011). Toward an anti-stereotyping approach for the European Court of Human Rights. Human Rights Law Review, 11(4), 707–738. https://doi.org/10.1093/hrlr/ngr036

Türkan v. Turkey, Communication No. 2274/2013, CCPR/C/123/D/2274/2013/Rev.1 (İnsan Hakları Komitesi, 17 Temmuz 2018). https://juris.ohchr.org/casedetails/2549/en-US (Erişim: 17.10.2026)

Ümumi Təhsil Haqqında Qanuna Dəyişiklik [Qanun 434-VIIQD]. (2026). “Ümumi təhsil haqqında” Azərbaycan Respublikasının Qanununda dəyişiklik edilməsi barədə Azərbaycan Respublikasının Qanunu (7 iyul 2026, No. 434-VIIQD) [Genel Eğitim Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun]. https://president.az/az/articles/view/73049 (Erişim: 18.10.2026)

VfGH. (2020). G 4/2020, 11.12.2020. https://www.ris.bka.gv.at/Dokument.wxe?Abfrage=Vfgh&Dokumentnummer=JFT_20201211_20G00004_00 (Erişim: 17.10.2026)

VfGH. (2026). G 76/2026, G 87–88/2026, 25.06.2026. https://www.ris.bka.gv.at/Dokumente/Vfgh/JFR_20260625_26G00076_01/JFR_20260625_26G00076_01.html (Erişim: 17.10.2026)

Yavuz, Y. Ş. (2011). Tekfir. TDV İslâm ansiklopedisi (C. 40, ss. 350–356). TDV. https://islamansiklopedisi.org.tr/tekfir (Erişim: 17.10.2026)

Zertürk, H. (2025). Lâzımu mezhebi’l-imam kavramı ve bunun tahrîcle ilişkisi çerçevesinde bazı usulî ve fıkhî örneklerin tespit ve analizi. Turkish Studies – Comparative Religious Studies, 20(2), 683–699. https://doi.org/10.7827/TurkishStudies.79521

About The Author

Bir yanıt yazın