Baskının Cehennemî Yöntemi: Lonca Giriş Törenleri ve Faust Efsanesi

IMG_1330

“Kara Sanat” olarak bilinen matbaacılık ve geleneksel loncalardaki inisiyasyon ritüelleri, Faust efsanesinde ve Blake’in mitolojisinde yankı bulan ezoterik bir öneme sahiptir.

“Burada yeri gelmişken, ilginç ve pek bilinmeyen bir olguyu da belirtelim: Yaklaşık aynı döneme (16. yüzyıl) tarihlenen Faust efsanesi, matbaacıların inisiyasyon ritüelini oluşturmuştur.”
— (René Guénon)

“Cehennem usulüyle baskı yaparak; cehennemde faydalı ve şifa verici olan aşındırıcı maddeler aracılığıyla, görünürdeki yüzeyleri eritip ortadan kaldırarak ve gizlenmiş olan sonsuzu görünür kılarak.”
— (William Blake)

Giriş

Kitap üretiminin manastırların yazı atölyelerinden (scriptorium) matbaaların seküler alanına geçişi, geleneksel zihniyet açısından, kadim bir manevi zanaatın kaçınılmaz biçimde kutsallığını yitirmesi anlamına gelmiş olmalıdır. Bununla birlikte matbaacılar, sonraki yüzyıllar boyunca Orta Çağ’ın manastır dünyasından devraldıkları bazı sembolleri korumaya devam etmişlerdir (hatta bugün bile Britanya’da bir matbaa atölyesindeki işçilerin temsilcisi geleneksel olarak “Şapel Babası” (Father of the Chapel) unvanını taşımaktadır).

Tarihsel bakış açısından, Batı modernitesinin başlangıcının genellikle Gutenberg’in matbaasıyla gerçekleştiği kabul edilir. Ancak matbaa, daha ilk ortaya çıktığı andan itibaren, herhangi bir kâtibin yapabileceğinden çok daha kısa sürede birbirinin aynı kitapları üretebilme konusundaki neredeyse “büyüsel” yeteneği nedeniyle belirgin bir ikircikli yaklaşımla karşılanmıştır. Bu durum, Frithjof Schuon‘un zanaatkâr dünyasında “geleneksel yavaşlık” diye nitelendirdiği anlayışla; yani el yazması eserlerin hazırlanması ve tezhip edilmesinde gerekli olan birikimli ve sabırlı disiplinle keskin bir karşıtlık oluşturuyordu.