EKONOMİ, AHLAK , DEVLET, AİDİYET

0
2018_34_politics_of_the_void_illo
İzmir havalimanı gece 03.00 HAVAŞ otobüsünü bekliyorum. Dış kapının önünde bir kafe var.. Çay istiyorum.. “küçük mü büyük mü” diyor oradaki genç…”Küçük” diyorum..30 lirayı gözden çıkarmışım…85 lira demesin mi? “Nasıl”diyorum “yahu bir paket çay 70 lira”…Almıyorum ve karşıdaki kafeye geçiyorum.”Çay ne kadar” diye soruyorum. “50 Lira” diyor. “Bir tık büyüğü 55 lira” ..İki müessese arasında 15 metre mesafe var. Çayı verirken “ağabey bizde çay ucuz” demeyi de ihmal etmiyor.. Acı acı gülümsüyorum…Çay içmesem ne olur diye de düşünmediğimi sonra düşünüyorum..
***
Elbette bu konu sadece kişilerin ahlaki tutumuyla izah edilemez. insanlardan ahlaklı davranmasını bizler bekleyebiliriz ama devletin böyle bir şey beklemeye hakkı olamaz. Devlet vatandaşını koruyacak tedbirler almak zorundadır. Bir ülkenin iyi yönetilip yönetilmediği bu basit örnekte bile anlaşılabilir. Bir ülkenin nasıl yönetildiğini öğrenmek istiyorsanız bu, küçük sanılan -aslında çok ciddi- mesele bile fikir verebilir. Neden mi? Bir kere bu durum keyfiliğin, başıbozukluğun ve kuralsızlığın egemenliğini ifade eder.
Devletin değil, menfaat çetelerinin borusunun öttüğüne inanan vatandaşın devlete olan aidiyet duygusu aşınır…Bu zamanla insanların yeni aşidiyetler aramasını getirebilir. Örgütçülük, cemaatçilik, çatışmacı söylemler hep bu aidiyet yitimi ile gelir; sosyal çözülme böylelikle başlar…
Konu son derece ciddidir. Lahmacun ve çay fiyatlarının ötesinde bir durumdur bu.

Bir yanıt yazın