Galipleri(!)Uyarmak Üzerine
Mağluplar sebepler galipler ise sonuçlarla ilgilenirler.. Bu yüzden mağluplar sorunları çözmede galiplerden daha iyi bir durumdadırlar.. Çünkü hayatta yenilgiden daha güzel bir öğretmen yoktur..Galip sonuçlarla ilgilenir ancak galibiyet her zaman iyi bir sonuç olmayabilir..
Şimdi “galip kim, mağlup kim” diye soracak olursak kavramların anlam yelpazesi oldukça geniş bir alanı kuşatır. Burada biz demokratik sistemlerde sandık ve seçimle iş başına gelme, oy fazlalığı ile galip gelme durumundan söz ediyoruz. Ki bu da galibiyetin en kırılgan, en zayıf, belki galibiyet bile denilemeyecek en uçucu, en geçici durumudur. Çünkü seçim ve sandık vasıtası ile galip olmak sadece belli bürokratik makamları bir süreliğine elde etmeyi, ülke yönetiminde söz sahibi olmayı sağlayabilir.. Ancak ülke yönetiminin herhangi bir makamında sözünün geçmesi herhangi bir sözünün olduğunu ifade etmez..
O yüzden en fazla uyarılmaya müsait insanlar en fazla uyarılması gerekenler galipler olmalıdır; özellikle siyasal alanda.
Her Galibiyet Olumlu Mudur?
Gerçek galibiyet sözü olabilmek; söz taşıyabilmektir. Sözün yoksa yetki sahibi olmanın da bu topluma getireceği herhangi bir güzellik olmayacaktır. Bu durumda senin galibiyetin başkalarının yıkımını içinde taşıyabilecektir. Başkasının yıkımını içinde taşıyan her galibiyet aslında topyekün mağlubiyeti ifade edecektir. Başkasının mağlubiyeti her zaman senin galibiyetin olmayacaktır.
Fiziksel güce dayalı galibiyet eğer güçsüz insanları ezme gibi bir eylemle sonlanıyorsa fiziksel güç sahibinin bu galibiyeti başkasının felaketini içinde taşıyacaktır.
Birilerinin galibiyeti başkalarının felaketi olmamalı; zalimlerin, haddi aşanların felaketi olmalıdır. Galibiyet ahlaki zemine sahipse gerçek anlamda galibiyet ve zaferdir. Bu galibiyet intikam hislerinden, dünyevi hırslardan, maddi çıkar elde etme hamlesinde uzak köklü ve aşkın bir zeminden beslenmektedir. Böyle olunca asli galibiyet asla başkasının mağlubiyeti olmayacaktır. Bu yüzden İslamın hedeflediği galibiyet kimsenin mağlub olmadığı bir galibiyettir.
O halde varlık alanında her hareket kemalata ve uyuma dönük olmakla kendi içinde galibiyeti taşımaktadır. Galibiyet varlık hamlesi içinde dolayımsız olarak bulunmaktadır. Bu hamleye kişisel hırslar ve artniyetler girdiğinde uçuk, kısır ve sağlıksız bir galibiyet anlayışına ulaşılır ki aslında bunun galibiyet olup olmadığı da şüphelidir.
Galibiyet Yanılsması
a-Maddi güç ve galibiyet
Güç ve galibiyetin nasıl elde edildiğini bir yana bırakırsak çoğu kere birilerinin maddi güce dönük galibiyeti kendi dışındaki insanların daha fazla yoksullaşmasını gertirebilir. Hatta bu galibiyet başkalarının yoksulluğuna bağlı bile olabilir. . Bu galibiyet de bozuk bir galibiyettir. Kısa, tüketici ve trajik sonla biten bir galibiyet..
b-Siyasal güç ve galibiyet
Bir biçimde kitleler nezdinde elde ettiğiniz itibarı galibiyet olarak değerlendirebilirsiniz. Belli makamlara oturduğunuzda size benzemeyen herkesi öteki ilan etmeye başlamanız galibiyetin çürütücü yönlerinden biridir..
O halde
Gerçek galibiyet kozmik yapıya uyumlu, bütün yaşam formlarına saygılı, evrendeki her varlığın bir emanet olduğu bilincine dayalı bir hamlenin sonucudur. Dünyevi alanda mağlubiyet olarak bile değerlendirlebilecek bu hamlenin ahlaki bir temeli vardır. Bu galibiyet bütün insanlığın ruhunda asırlar boyu yaşamakta ve alkışlanmaktadır.
