NEFRETTEN CİNNETE ERDOĞAN FOBİSİNİ ANLAMA DENEMESİ
Muhalefet, Demokrasi Mücadelesi ve Siyasal Hesaplaşma mı Cinnet mi?
Bu durum bir muhalefet ve eleştiri ya da siyasal bir tepkiden çok, nefret ve cinnet hali olarak öne çıkıyor.
Bu saydıklarım ekseninde Erdoğan bir siyasi ve insani figür olmaktan çıkıp Şeytani ve yokeldilmesi gereken bir zararlı olarak algılanıyor. Bu durumda bir muhalefetten, siyasal zeminin ele geçirilmesinden, demokrasi mücadelesinden sözetmenin mümkün olmadığı ortadadır.
Muhalefet olarak ortada duran oluşumların herhangi bir projelerinin, herhangi bir gelecek tasavvurularının bulunmaması bunun en önemli delilidir. Aslında tek hedefin Erdoğan’ın devrilmesi olarak öne konulması başlı başına bir problemdir. Bu tam anlamıyla bir cinnet halidir. Bu bağlamda Türkiye’de bir nefret ve cinnet durumunun olduğundan sözedilebilir ama asla bir muhalefet ve siyasi karşıtlıktan sözedilemez..Bunun AK Parti’ye yansımaları yok mudur? Elbette vardır. Bu nefret ve cinnet durumu kimi kere AK Parti içinde de sağduyu ortadan kaldırmaktadır Bu da ayrı bir tartışma konusudur.
Sadece bir yönetimi, bir lideri devirme dışında amaç taşımayan bir yaklaşımın insanı ne tür çirkinliklerden kurtaracağı önemli bir sorudur?Getireceği güzelliklerden değil bir kişiyi devirmekten söz edenlerin ve başka bir şey söylemeyenlerin zaten olumsuz bir pozisyonda oldukları; çaresiz bir durumda oldukları söylenebilir. Çaresizlerin yönetimi ele geçirmesi asla bir çare olamaz. Salt anlamda çaresizlik hiçbir şeyi güzel yapamaz. Sadece bir egemenliği devirmek için bir araya gelenler daha sonra birbirlerini devirmeyi düşüneceklerdir. Bunun doğal sonucu herkesin herkesle savaşı; yani tek kelimeyle felaket..
Düşmanlık ayrı muhalefet ayrıdır. Muhalefet hükümet olsa da olmasa da devletin bekasına inanan kolektif çıkarları kendi çıkanın üstünde tutan bir yapıdır. Oysa düşman kendi gibi düşünmeyen herkesi ötekileştiren; kendine ait olmayan her şeyi yabancı ve yok edilmesi gereken olarak gören bir yapıdır.
Türkiye’de artık muhalefet; yani siyasal anlamda parti bağlamındaki muhalefet -içlerindeki samimi insanları tenzih ederek söylüyorum- AK parti’den kurtulmak isteyen statükocu güçlerin amaçlarına hizmet eder hale gelmiş durumdadır. Bunlar, Ermenistan’da Suriye’de Libyada ve Kıbrıs’ta emperyalistlerin amacına hizmet edecek politikaların içerideki savunucuları haline dönüşmüş durumdadır.
Şimdi bu süreçte AK Parti’nin durumu ve geleceği çok daha önemli hale gelmiştir. AK parti mevcut haliyle ülkenin hem emperyal güçlerle mücadelesinde, hem birlik ve bütünlüğünde, hem İslam dünyasının barış ve huzurunda; Ortadoğu’nun istikrarında kilit bir rol oynamaktadır.. Hala büyük ölçüde destek bulmasının en önemli sebebi de budur..
O yüzden kendi menfaatini müstevlilerin menfaati ile birleştirmiş bir muhalefetin ülkeye sadece mandacılık, kaos, iç savaş ve felaket getireceğini söylemek için müneccim olmaya gerek yok. Onlar zaten belli güç odaklarının beslemeleri olmayı kabul ettiklerini her fırsatta dile getiriyor. Elbette içlerinde vatanını milletini seven hala ahlaki değerlere sahip insanlar mücadele ediyor ki bu mücadeleyi saygıyla selamlıyorum.
