64549b8d86b244597c7ab93b

 

Batı Dünyası İçin Türkiye’deki Seçimin Anlamı Nedir?

Batı dünyasının dünyaya bakışı daima menfaat ve sömürü temelli olmuştur. Türkiye’deki seçimlerle ilgilenmelerinin en önemli sebebi bu algılarının karşılık bulup bulamayacağıdır. CHP’liler,İYİ partililer içinde vatanperver insanlar bu seçim için ne düşünürse düşünsün, Batının gözünde bu seçimin anlamı parçalanmış Ortadoğu’da ve Müslüman dünyasında;
1. Birinci Dünya harbinde dayatılan dünya emperyalizmin lehine oluşan şartların ortadan kalkışının önüne geçme noktasında bir fırsat sunup sunamayacağı
2. Özellikle Kürt ulusalcılığı ekseninde ortaya konulan hareket ile bütün bir Ortadoğuda çatışmalı ortamın devamının sağlanıp sağlanamayacağı
3. Türkiye’de özellikle ülkenin bölünmesi noktasında kendilerinin desteklediği partinin oy potansiyelinin amaçları gerçekleştirmede yeterli olup olmayacağı..
O halde egemen Batı dünyası bu seçimde Kılıçdaroğlu’nun kazanmasından çok onu destekleyen insan sayısı ile ilgilenmektedir.
Bu sayı Onlar için bölünme dahil kaotik ortam oluşturma potansiyeli olup olmadığı noktasında bir referandumdur..
Bölünen ve kaos içinde kalan bir bölge ile ilgili kendisine dönük menfaatlerin neler olabileceğinin hesabını yapmaktadır. Türkiye ile savaşan YPG, PKK FETÖ, Suriye’deki ve Irak’taki ayrılıkçı örgütlerin de bu işin içine girmesinin sebebi de budur. 

O halde  CHP’ye İYİ PARTİ’ye veya bir başka partiye oy verirken bunun aslında bir referandum olduğunu da anlamak durumundayız. Siz her ne kadar Erdoğan karşıtı oy verirseniz verin bu Batı açısından bir referandumdur. Ülkedeki sosyal kutuplaşmanın boyutlarını ve taraftarlarının kendi planlarına uyabilme potansiyelini ölçmektedirler.

Batı buradaki seçimi bölgedeki potansiyelini görmek olarak önemsemektedir.  Bu seçimin sonuçları Batının bölgeye ilişkin planlarını etkileyecek ve belirleyecektir. Daha açık konuşmak gerekirse I. tur seçimde Kılıçdaroğlu kaybetmiş olsa bile Batı tarafına baktığımızda ülkenin yüzde 46’sının yani 25 milyon Türkiye vatandaşının Batının ve Onun desteklediği silahlı veya sivil örgütlerin yanında yer aldığı değerlendirmesi yapılmaktadır. Gerçek böyle olmamakla birlikte Dünyaya düzen vermeyi görev addeden hegemonya bunu böyle kabul etmektedir. Seçim sonucunu 25 milyon insanın aslında Türkiye’de PKK önderliğindeki Kürt sorunu söylemine sahip çıktığına, Türkiye’nin bölünmesi ve parçalanmasına taraftar olduğuna, Osmanlıcılığa karşı olduğuna, İslam ve Müslümanlara mesafeli durduğuna yorumlayacaktır. Egemen Batı basınının Erdoğan ile İslam ve Osmanlıyı özdeşleştirdiği bilinmektedir.  Onların istediği lider halkına  ve kendi geçmişine  yabancı olmak durumundadır. İlerleme, gelişme ve kalkınmanın kendileri eliyle olacağına inandırdıkları, beyaz adamın üstünlüğüne iman etmiş kendine olan özgüvenini kaybetmiş insanlar eli ile ülkenin kendileri için pazar olmasını hedeflemektedirler.

Elbette şunu söyleyebilirsiniz: “biz Erdoğan gitmesini istiyoruz fakat dikkat ederseniz işte özgürlük istiyoruz, Adalet istiyoruz” Oysa bunların hiçbiri Türkiye’de özgürlük ve  adaletin olmamasıyla ilgili değildir. Onların özgürlükten anladığı ülke insanının canına malına tasallut eden,  ülkede Batı ve onun çıkarları adına  kavga veren, darbe yapan, kaos çıkaran insanların eylemlerinin görmezden gelinmesidir. Onlara göre özgürlüğün olmayışının anlamı budur. Batının gözünde adalet ve özgürlük söyleminin özü budur. Bu da bilinçli ya da bilinçsiz muhalefet tarafından dile getirilmektedir. Ezberlenen bu klişeler adaletsizlik ve esirlik ile ilgili değilidir. 

Bu yüzden muhalefetin ülkeye ilişkin herhangi bir projesinden sözetmek mümkün değilidir. Onların gündeminde Ne Kürtler, ne dindarlar, ne halkın çıkar ve refahına dönük yaklaşımlar bulunmamaktadır. Tek bir amaç vardır “mevcut otorite gitsin kaos hakim olsun..Batının çıkarları korunsun. Bir tek  Amerikanın askerinin burnu kanamasın diye 20 bin Kürt genci ölüme sürülsün(Salih Müslimin basın açıklamasından) 

Hatta muhalif liderin liderliğine bile inanç bulunmamaktadır.

Evet bu bir seçim değil referandumdur.

Her oy egemen dünya düzeni ve onun beslemelerinden kurtulma ya da esir olma anlamına gelecektir.  

 

Bir yanıt yazın