“SÖZ OLA KESE SAVAŞI”

0
images
İnsanları kırmak kolaydır. Lakin kırılan kalbi onarmak zordur.
Söz oldu ki onarıcı olsun; tatlı olsun.
Her söylediğimiz elbette doğru olmalı. Lakin her doğruyu her yerde söylemenin doğru olmadığını da bilmemiz lazım.
Dahası ve en önemlisi, doğru söze uygun doğru bir üslup gerekir.
Sözünüz doğru, üslubunuz yanlışsa, o doğru söze de yazık etmiş olursunuz.
Kaba ve yaralayıcı bir üsluptan kaçınmak lazım. Hakaret asla olmamalı hayatımızda.
Küçümseyici ve kibre yaslanan bir küstahlık zinhar semtimize uğramamalı.
Bize söylenmesini istemediğimiz hiç bir söz bizden bir başkasına yönelmemeli.
Bize yapılmasından hoşnutluk duymadığımız hiç bir hareket bizden başkasına gitmemeli.
Başkalarının hayat tarzını düşmanlaştıran bir dil, unutmayalım ki bumerang gibi bize döndüğünde yeryüzü bir cehenneme dönüşür.
Herkesin bir diğerini imha edilmesi gereken düşman olarak gördüğü bir yeryüzü hiç kimse için güvenilir değildir.
Bir arada barış içerisinde farklılıklarımızla yaşamayı öğrenmezsek yeryüzünü hepimiz için yaşanmaz bir cehenneme dönüştürürüz.
Nefret nefreti körükler. Hesaplaşma biteviye devam eder.
Birbirimize açık gözlerimiz ve kulaklarımız olmalı.
Birbirimizi sahiden görebilmeli ve tanımına uygun dinleyebilmeliyiz.
Söylediğimiz bir söz ne kadar doğru olursa olsun yanlış üslubumuzdan dolayı karşımızdaki bize daha bir düşman hale getiriyorsa, o insanların artık temelli bizden nefret etmesini sağlıyorsa sorarım size kulaklarını bize kapatan o insanlara nasıl ulaşabiliriz?
Sadece kendi doğruları üstüne kapanan ve yalnızca kendi mahallesindeki bir kısım fanatiklerden övgü almayı önemseyen bir yol izlersek sorarım size ne kazanmış oluruz, ülkemize ne kazandırmış oluruz?
Birbirimizi uyarırken ve dahi eleştirirken sahiplenici bir dil kullansak, nefretin değil merhametin dilini kuşansak daha iyi olmaz mı?
Gücün şehveti kadar sözün şehveti de tehlikelidir.
Uzaklaştıran değil yakınlaştıran, dışlayan değil kuşatan-birleştiren, nefret ettiren değil sevdiren, zorlaştıran değil kolaylaştıran bir dil ancak doğrularımızın doğru bir biçimde taşınmasına yardımcı olur.
Bediüzzaman’ın kör bir adama “hey, kör adam diye seslenmek eziyettir!” sözü üzerinde bu bahiste hepimizi düşünmeye davet ediyorum.”

Bir yanıt yazın