Şule Yüksel Şenler’in Hikâyesi Bugüne Ne Söyler
Şule Yüksel Şenler’in hayatı, Türkiye’de başörtüsü meselesinin en ağır dönemlerini yaşamış gerçek bir mücadelenin hikâyesidir. Bu nedenle onun yaşadığı baskıları anlatmak hem tarihî hem de vicdanî bir sorumluluktur. Ancak geçmişte yaşanan gerçek acıları bugünün Türkiye’sine aynen taşımaya çalışmak, hakikati zayıflatma riski taşır. Başörtüsü yasağının kaldırıldığı, başörtülü kadınların kamusal hayatın hemen her alanında görünür olduğu bir dönemde, sanki hâlâ sistematik bir baskı atmosferi varmış gibi bir kurgu kurulması inandırıcı durmamaktadır. Elbette toplum içinde farklı kültürel gerilimler veya ideolojik önyargılar olabilir; fakat bunları geçmişin devlet destekli yasakçı iklimiyle aynı düzleme yerleştirmek doğru değildir. Şule Yüksel Şenler’in hayatı zaten yeterince güçlü, yeterince öğretici ve yeterince sarsıcıdır. Onun hikâyesi, yapay dramatizasyonlara değil, hakikate sadık bir anlatıma ihtiyaç duymaktadır.



