Çağdaş Dünyanın Peygamberleri-1
Kutsalı reddedenlerin bile kutsala ihtiyacı olması paradoksal bir durum olarak görülebilir. Aslında kutsalı yok etmeye yönelen insanların bile kutsala ihtiyaç duyması insanın varoluşsal tözünün kutsala uyarlı olduğunu ele veren önemli veridir
Kutsala karşı olmanın birçok sebebi olabilir. Ancak benim burada dile getirmek istediğim; çoğu kere kutsalın söyledikleriyle insanın menfaatinin çatışıyor olabileceğidir. Bu sebeple insan kutsalı devre dışı bırakmaya yönelebilmektedir.
Fakat bu yönelme insan ontolojisine ve insanlığın tarih içinde ürettiği değerlere toslayacaktır. Kutsaldan kopamayacağını anlayan akıllı organizma kendisine uygun bir kutsal yaratarak arzu ve isteklerini ona söyletme yoluna koyulacaktır. Böylelikle tek ve vazgeçilmez kutsalı olan öznel menfaatini koruduğunu düşünecektir..
Tek amaç menfaati korumak ise, menfaate uygun olan her şey doğru, uygun olmayan ise yanlış olacaktır..
***
Her dönemde insanlar değer duygusu ile hayata bakmış, daima değer ekseninde hayatı yorumlamıştır. İnsanın bu yönelimini kullanan; manevi olandan maddi kazanç elde etmek isteyen bir kesim her zaman; tarihin her döneminde bulunmuştur.
Bu yüzden hayatın diyalektiği işine gelene (heva) uyan ile ilkelere(sünne)uyan arasındaki çatışmadan ibarettir.
Günümüzde de insanları yöneten egemen dünya düzeni çoğu kere kendi kutsallarına yaratma yolunda önemli bir çaba harcamaktadır.
Özellikle düşünce, sanat, siyaset ve din alanında kendi düzenini pekiştirecek sahte kutsallar üretmektedir.
Kendi düzeni haz ve fayda dışında bir değer tanımayan pozitivist algıyla şekilendiğinden bilim ve teknolojinin gücü ile bütün bir insanlığı bu düzene boyun eğmeye çağırmaktadır.
Sadece çok küçük bir azınlığın çıkarına çalışan bu sistem insan ontolojisiyle başa çıkamayacağını bildiğinden bilinen kutsalın yardımına da ihtiyaç duyacaktır.
Hem bilinen kutsalları dejenere edecek(tahrif) hem de yeni kutsallar üretecektir.
Bu kutsalları pazarlamak için sanatçılar, bilim adamları, din adamları, liderler arasından starlar yaratacak, kendi söylemek istediklerini yarattığı bu sahte peygamberlere, sahte sanatçılara, sahte düşünürlere söyletecektir.
Bu kutsalları pazarlamak için sanatçılar, bilim adamları, din adamları, liderler arasından starlar yaratacak, kendi söylemek istediklerini yarattığı bu sahte peygamberlere, sahte sanatçılara, sahte düşünürlere söyletecektir.
Eğer bütün iletişim ağlarını elinizde tutuyorsanız ve bütün dünyaya hükmedecek bir bilgi ve teknolojiye sahipseniz dünyaya söyleyeceğiniz şeyleri kendinizin bile beş para etmez olduğunu bildiğiniz insanları süsleyerek, cilalayarak, onların diliyle söyletmeyi deneyeceksinizidir..
Fikirleriniz pazarlamak için düşünüre, ürünlerinizi ve yaşam anlayışınızı pazarlamak için sanatçıya, egemenlik alanı kazanmak için politikacıya ihtiyacınız olacaktır. Sadece sizin çıkarınıza çalışan dünya düzeninin ayakta kalması, sizin için hayat memat meselesidir.
Elbette bu elinizde güç ve kudret olduğu müddetçe böyledir. (burada güç ve kudretten kastımız bilim teknoloji ve kaba kuvvet anlamındaki güçtür ki elbette mutlak güç onlar değildir. Hakikatin de bir gücü vardır ve her zaman göreve hazır beklemektedir. Ve görevini her çağda, her dönemde icra etmiştir. )
Firavunun Sihirbazları, Hamanları, Mekke’nin Şueraları (şairleri), Antik dönemin Rapsodları, Pers dünyasının Masalcıları, hep aynı işlevi görmüştür. Ama bunlar karşılarında daima kutsal maskeyi yırtıp parçalayan Musalar, İbrahimler(a.s) de bulmuştur.
**
Dawkins, Harari, Chomsky, Zizek ve Diğerleri
Örneğin bir anda star yapılan Harari gibi adamların ne söyledikleri konusunda net bir fikir edinmek mümkün değildir. Yazdıkları kitapları okuduğunuzda acaba bu adam bizim bilmediğimiz ne söylüyor demekten kendinizi alamazsınız.
Harari’nin kitabına (Sapiens) baktığınızda Darwin’in söylediklerini bile doğru düzgün anlamadığını görmek şaşırtıcı olmayacaktır..
Göbeklitepeden sonra bile, Darwini değil, Darwinciliği kaba şekliyle tekrar etmiş bir adamdır Harari. T.H.Huxley bile “Darwin’in buldog köpeği” ünvanını hak ederek almıştı. Bu adam çok daha çok daha basit, çok daha seviyesizdir..
Ama yaratılan starların bilimsel değil, kullanımsal değeri vardır.
Dawkins de hakeza, ne söylediğini bilmeyen “Gen Bencildir” diye saçmasapan laflar eden, düşünme fukarası bir zavallıdır.
Bunlar aslında bir şey söylediklerinden değil, egemen sistemin söylemek istediklerine uygun birer aparat olduklarından dolayı yaratılıp cilalanmaktadır.
Egemen paradigmanın ürettiği Şueara, Sihirbaz, Rapsodlardır. Bunlar “heva” ile yola çıkıp “vehim” üreten hastalıklı zihinlerdir..
Vehim ise hayali korkuların adıdır.
“Şairler ki onlara ancak şaşkınlar uyar: Görmedin mi Onlar her alanda vehmedip dururlar?(hayali korkular üreterek yaşarlar).Ve onlar yapmadıkları şeyi söylerler..”(Yüce Kur’an, Şueara-224-225-226)
( Sonraki yazı: Sapiens Ne Anlatıyor)
