TECRÜBENİN AĞIR YÜKÜ
Çok şey gördüm; yaşadım. Tecrübeli olmak bana da nasip oldu..Tecrübe olumlu bir şey mi bilmiyorum, ama bende yük olarak duruyor.
Allah’a imanımdan hiç şüphem yok fakat kul olmanın acizlik tarafıyla, keşke diyorum, daha az şeyi bilsem, daha sakin yaşasaydım; daha az insanla muhatap olsaydım. İnsanları daha az tanısaydım.
Eskiden beni heyecanlandıran birçok şey şimdi tiksinti veriyor özellikle mega anlatılar, büyük büyük konuşmalar, bir ırkı, bir dini, bir cinsi kurtarma çabalarının bir çoğunda samimiyet göremiyorum..
Aslında dinsel ve ideolojik görünen birçok söylemin psikolojik ve sosyolojik zemini olduğunu düşünüyorum.
Sevdiğinin elini tutmayı, bir insana sevgi sözcükleri söylemeyi, hayır dua almayı, çöpleri temizlemeyi, tuvaletii temiz tutmayı, komşuya ve etrafındakilere selam vermeyi, hayvanları, börtü böceği sevmeyi, doğaya saygı duymayı çok büyük değer olarak görüyorum..
Yani demem o ki kadın haklarını savunmayı değil bir kadının elinden tutmayı; insan haklarını savunmayı değil, insana sevgi sözcüklerini samimiyetle söylemeyi, vatanı milleti kurtarma sloganı atmayı değil, çevremdeki kirleri temizlemeyi; komşunun hak ve hukukunu gözetmeyi, bayrağı, dini imani kurtarma söylemlerini değil, insanların hak ve hukuklarına sahip çıkmayı benimsiyorum.
Bütün kurtarıcılardan kurtulduğumda saf ve temiz olacağımı, sahih bir yaşam zemini kazanacağımı biliyorum
Hayyalel felah
