BOŞ SANDALYE DENEYİ TANRININ VARLIĞINA İLİŞKİN BİR FİKİR VERİR Mİ?
Geçenlerde bir video izledim. Profesör titri olan bir felsefeci Tanrıyı “boş sandalye” deneyini örnek vererek ortaya koymaya çalışıyor. Aslında “Tanrı yoktur bizim kafamızda ürettiğimiz bir şey vardır” gibi bir sonuca varmaya çalışıyor. Deney şu: bir sınıfta öğrencilere “boş sandalyede biri oturuyor” diye telkinde bulunuyorlar. Öğrenciler de orada birinin oturduğuna inanıyor.. Bu felsefeci bu örnekten yola çıkarak “tanrı boş sandalyedir” diyor. Beni en çok şaşırtan şey asırlar boyu felsefenin ana konusu olan Tanrı gibi bir konunun herhangi bir filozoftan ya da herhangi bir düşünürden değil de laboratuvar diyebileceğimiz bir ortamda üç beş çocuk üzerinde yapılmış bir deneyden yola çıkarak temellendirmeye çalışılmasıdır. Bu durum hakikaten bir felsefeci ( ya da bilim adamı diye bilinen biri) için çok üzücü, düşündürücü, hatta acınası bir durumdur.
Böyle bir yorum yapan kişinin felsefe ile ilgisini sorgulamak gerekir. Herneyse…
Şimdi konuyu kısaca ele alalım…
1.Bir kere Tanrı kavramını ilk çağ felsefesinden bu yana ele almak gerekir öyle boş sandalyeyle falan izah edilecek bir konu değildir.
2.İkinci bir nokta insandaki muhakeme gücü akıl yürütme merak duygusu bunların hepsinin nedeninin izah edilmesi gerekir..
3.Merak duygusu, muhakeme gücü bunların hiçbiri gözle görünen şeyler değil …yani her şey görünen gerçeklik olarak ortaya konmaya çalışılması başlıbaşına aymazlık… Hem görünen gerçeklik vardır hem de görünmeyen gerçeklik vardır. Merak duygusunu gören var mı? Eğer görmüyorsan o zaman merak diye bir şey yok mu diyeceğiz. Yani bir başkasının yargısına inanmak nasıl mümkün oluyor, beni inanmaya iten nedir? Beni inandırmak isteyen insan ile benim inanmam arasındaki bağı kuran nedir? Bunları da görmüyoruz.. Hatta fizyolojik birçok şeyi de görmüyoruz O zaman biz bunlara “boş sandalye” mi diyeceğiz.
4-En önemli husus da: Tanrı kavramını böyle bilimsel denilen(!..) laboratuvar deneyi ya da üç-beş çocuk üzerinde yapılan deney ile ortaya koyabilir miyiz? Eğer Tanrının insandaki karşılığını görmek istiyorsak bütün bir insanlık tarihine göz atmamız gerekmez mi? 20.000 yıllık insanlık tarihi bu laboratuvar deneyinden çok daha sağlam olmaz mı?
Tanrı hakkında konuşan filozoflar hem antropolojik hem ontolojik hem epistemolojik temellerle konuşmuşlardır.
Tanrı hakkında konuşacaksanız ve kendinize felsefeci diyorsanız en azından üç beş filozofun bu konudaki görüşünü de zikretmeniz gerekmez mi?

