ÂŞIK VE DON JUAN
“Ne kadınlar sevdim zaten yoktular”
“Hep sevdiğim kadınlar benden kaçtı” diyor bir dostum. Bir kadının sizin onu sevdiğinizi anladığında sizden kaçmasının sebebi ne olabilir? Sizi artık elde etmiş olmanın getirdiği bir zafer duygusu mudur bu? Ya da fethedilmiş bir yerin fethedilmeye artık ihtiyacı yok mudur?
Devam ediyor ; “sevdiğim kadınlar hep kaybettiğim kadınlar oldu nedense. Sevmeye çalıştığım, sevgisine karşılık vermek için telaşlandığım her kadın benden kaçmayı seçti. Hayatın kuralı mıydı bu? Sevmenin akıbeti kaybetmek miydi? Kadınların sevenden korktuklarını düşünmeye başladım sonra. Salt duygusal bakış biraya gelmeye yetmiyor muydu? İşin içine başka şeyler de mi katmak gerekiyordu? Sevdiğim kadınlar Don Juanın kollarında sabahlayıp terk edildiklerinde omuzlarımda ağladılar. Aşkın başka şey olmadığını anlamak Don Juanın kollarından mı geçiyor?”
Bütün bu sözler bizi kimi tespitler yapmaya itiyor.
Her kadın erkek ilişkisinde üç tür yönelimin bulunduğunu söyleyebiliriz. Aşk dolayımında olan yönelim, haz dolayımında olan yönelim, ahlak dolayımında olan yönelim.
Don Juan Kimdir?
Don Juan kadınlarla haz temelinde ilişki kuran bir tip olarak anlatılır. Don Juanın yönelimi haz dolayımında olan bir yönelimdir. Don juan âşık değildir. Onun ilgileri bu dünyaya aittir. Kadınlara yakındır bu yüzden. Kadınlarla içli dışlıdır. Kadınları tanıdığı için kadınları nasıl mutlu edeceğini çok iyi bilmektedir. Kadınların neden hoşlanıp hoşlanmadığını onun zaaflarını çok iyi bildiğinden kadını mutlu etmeyi başaracaktır.
Âşık kadına uzaktan baktığı için asla kadını tanımayan biridir. Tanımadığı için kadını mutlu edemeyecek olan biridir belki de. Çünkü âşık mahremiyeti, Don Juan kolay ulaşılmayı temsil eder. Kadınlar genelde Don Juanı tercih ederler; âşıktan ise kaçarlar bu yüzden. Âşık bu dünyada olmayanı istemektedir. İnsanların çoğu bu dünyayı tercih ederler aslında.
İnsan salt hazdan ibaret olsaydı âşıklar kaybetmeyecekti. Aşk bu dünyanın dışında bir duruştur. Bu yüzden âşık dünyevi olanı küçümser. Doğal olarak dünyevi hazlardan ziyade dünyanın ötesinde bir vizyona sahiptir. Âşık olunan bu dünyaya ait bir varlıktır. Âşık maşuku yaratan kişidir. Yarattığına tapınan bir putperesttir aslında.
İnsanlar neyi kazanıp neyi kaybettiğinin hesabını çoğu kere yapamazlar. Aşkı anlamak kalite gerektirir. Bir üst değere sahip olmayı gerektirir. Aşk seçkin insanların harcıdır. Aşk bir kalitedir.
Kalite
Gül kokusu ile yemek kokusu arasında insanilik ve hayvanilik kadar fark vardır. Yemek kokusu noktasında hayvan, gül kokusu noktasında; güle anlam katma noktasında insanızdır.
Anlam insana ait bir özelliktir. İnsan maddi şeylere anlam katar. Anlam varsa insan vardır. Pavlov insanı anlama noktasında köpekler üzerinde deneyler yapmıştır. Ancak deney yapan; anlam arayan kendisidir. Pavlov’un deneyinde insanı bulmak istiyorsak köpekleri değil bizzat Pavlov’un kendisini esas almalıyız. Çünkü hiçbir hayvan kendisini üzerinde düşünüp kendisine anlam bulmaya çalışamaz. Kendini anlamaya çalışmak insanın özelliğidir. Bu anlama çabası bir anlam bulma çabasıdır. Her anlam ise dünyevi olanın ötesinde çoğu kere maddi ölçülere uymayan değerler olarak öne çıkar. Sevgiliye kırmızı gül vermenin maddi izahı yoktur.
Maddi bağlamda insanla hayvan arasında fark yoktur. Fiziksel açıdan insan kavramının anlamı da yoktur. İnsan fiziksel açıdan bir miktar et bir miktar kemik, su ve kandan oluşmaktadır. Bu bağlamda bir putperest ile bir muvahhid arasında fark yoktur.
Her anlam bulma çabası insani bir çabadır. Ancak kimi insanlar varlıklara ve insan ilişkilerine maddi anlamlar vererek maddeyi aşabilecek bir vizyondan uzak kalabilirler. İnsansal kalite yapıp etmelerle yükselir ve alçalır. Sürekli hazların peşinde koşan haz düşkünü, hazlarını daima gemleyen ise odun haline dönüşebilir. Birisi hayvansal öbürü bitkisel yaşama düşüştür. İkisi de insani değildir. Sadece haz peşinde koşanlar hayvani yana kayabilirler. Bu insanlar için artık gül değil, yeme içme bir değer olmuştur. Buradan romantizmin, namusun, ilkeli olmanın aşağılanmasına kadar varan bir bakışaçısına bile ulaşılabilmektedir.
Bu tam anlamıyla insanın düşüşü demektir. İnsanı hayvanla özdeşleştiren her yaklaşım biçimi insanı düşürmekte, insanın hayvandan farklı boyutlara taşıyan her anlam ise insanı üste çıkarmaktadır.
Bu çerçevede Âşık insani olanı Don Juan ise hayvani olanı temsil eder. İnsanlar çoğu kere hayvani olanı tercih ederek yaşayabilirler. Kalite burada ortaya çıkar ve herkes kalitesi göre bir yaşam sürer.
Aşk anlam katan şeydir. Anlam aşktadır. Anlamdan yoksun yaşamak çürümek ve aşağı düşmüş olmaktır. Anlamı çekip aldığınızda insan diye bir varlıktan sözetmek güçleşecektir. Anlam ise bu dünyaya ait olmayan şeydir. En basit eşyayı bir değer haline getiren anlamdır. Anlam manevi olandır(ma’na). Maddi olan manevi olanla anlama kavuşacaktır ki bu da âşıkların yüreğinde bulunmaktadır.
Aşk Ve Cinsel Haz
Erkek ve kadın arasındaki ilişkinin anlamı cinsellikse, cinselliğin anlamı nedir? Cinselliğin anlamı yeni bir yaşam varetmek; ölümsüzlüğe katılmaktır denebilir. O halde cinselliğin de dünyayı aşan bir yönü bulunmaktadır. Ve cinselliğe anlam katan da ötekine dönük sorumluluktur. Sorumluluk bir anlamın uzantısıdır; hayata katılan anlamın uzantısıdır. Anlamı yani ma’nası olmayan cinselliğin insani değil hayvani yönü vardır. Çünkü böylesi bir cinsellik yeni bir yaşam varetme amacını öncelemeyebilir. Hayvanın neslini devam ettirmesi kendiliğindendir. Ancak hiçbir hayvan neslin devamını sekteye uğratma bilincine sahip değildir. İnsan özgür bir varlık olduğu için ötekine karşı sorumluluk ancak nesli sona erdirme çabasının önüne geçebilir. Aşka dayalı cinsellik bu yönüyle sorumluluk taşımayı da gerektirir.
