fb_img_1487883381455
Taklit etmek ile takip etmek arasında çok önemli farklılık var. Bazı liderler sadece onları taklit eden bağlılar isterler. Böyle liderler eleştirilmeyi kendi sözleri üstüne söz söylemeyi uygun görmezler. Böylece taklit eden olduğu yerde kalır; taklit edilen de kendini aşılmamış sanır.
Gerçek liderler taklitçi değil takipçi sahibidirler. Takipçilerinden taklitçi olmalarını istemez ve kendilerinin de uyarılmalarını talep ederler. Böyle liderler çığır açarlar.Takipçileri çoğu kere onları da aşar ve davayı daha ileri götürecek bir güç üretirler.
Bir de uşaklar vardır.
Bunlar ne lider olabilir ne liderlik edebilir. Kendilerini güç sahipleri seçer, besler, parlatır. Uşak olmaya hevesli insanlar çoğalınca bunlar arasında bir rekabet başlar. Güç sahiplerine ne kadar iyi uşak olacaklarını ispat etmek için yarışa girerler.
Ortadoğu’da lider diye görünen birçok insanın kahir ekseriyeti uşaklardan oluşur
Demokratik seçimler bile lider seçimi değil uşak seçimi olmaktan öte bir anlam taşımaz.
Uşaklar ülke menfaatini değil, güç sahiplerinin saltanatını korumayı iş edinir. Çünkü zaten kapasite olarak ne sağlam bir inancı, ne sağlam bir ahlaki duruşu söz konusudur..
O bir şeye inanmaz; inandırılır. Zihinsel, duygusal ve sosyal açıdan kendine ait bir duruşu söz konusu değildir.
Bu yüzden hiçbir yüce kavramı inanma, hiçbir ahlaki değere saygı duyma gibi bir yapıya sahip değildir.

Bir yanıt yazın