resized_ed2ea-936de114a1

“Yıldızlar gökyüzüne ateşten harflerle yazıyor”.
Adil olanın eylemi dışında hiçbir şey sonsuza dek sürmez.”

Samoslu Pythagoras söze (o’ logos) evrenin üst fiilini ortaya koyan üç düzeyi açığa çıkarma kapasitesi vermiştir. Bu üç boyut: ifade, gizleme ve işaret, paydası görecelilik ve merkezi kategorisi Kairos* (fırsat) olan felsefi bir sisteme entegre edilmiş şiirsel birlik içinde yoğunlaşmıştır.

Pisagorculara göre, şiirsel logos, bir arada varoluşların toplam kozmosunda ilksel sezgiyi aramanın anahtarı olacaktır. Böyle bir arayış, Fars edebiyatının şiir ve felsefe arasındaki sınırlarda gelişmesi için itici güç olacaktır.
Klasik İslami İran şiiri, Hâfız olarak bilinen Şemseddin Muhammed’de (1320-1390), bu ulusun kültüründeki en verimli lirik yazarlarından birine sahiptir. İster anakreontik bir duygusallık şairi olarak, ister (Saad veya Rumî gibi) disiplinli bir sufi olarak, isterse de dinî önkabullerden Batı dillerine çevirisinin meşruiyetine kadar polemiklere kaynaklık eden “Rubaiyat”ıyla tanınan Ömer Hayyâm’ın şiirsel ve epikürik mirasının varisi olarak olsun, onun hakkında bize birçok kriter sunulur. “İran şairlerinin en İranlısı” olarak adlandırılan Hâfız, Germen W. Goethe’nin (1) ifadesiyle “akıcı bir modern canlılıkla fışkıran”, rubâiler ve kısa şiirlerle yazılmış, görünür ve gizli olanı keşfeden fikirlerin taslağını çizen bir lirik geliştirmiştir.
Şiirlerinden biri varoluşun geçiciliğini bu şekilde ele alır:

“Kelebeğin aşkını cennetin nimeti olarak düşünün, Çünkü geceden önce arzusu sonsuza dek ölecek (2)”.

Kelebek, Hâfız için, anına maruz kalan varlığın (to exainhz / ânât), yani temsil ettiği ve içine fırlatıldığı küçük durağanlığın bir temsilidir. Bu, felsefenin tarihsel söyleminde ele aldığı bir husustur; insanın “an” (şimdi), “tekrar” ve “her zaman” karşısındaki konumu.
An, zamansal ardışıklığın üzerine yükselen ve aşkınlığa dokunan anlık bir eylemdir (3). İslami İran’ın felsefi düşüncesi bu temayı sıkça kullanır, ki bunun özgün bir örneği felsefi anlatının iki mücevheridir: “Risalatut Taiir”.
(İbn Sina’nın “Kuş Risalesi” ve Şihâbüddîn Yahyâ Suhreverdî’nin “Batı Sürgününün Hikâyeleri”.
Sonlu haliyle insan, zamanın (Żamân) üç çeşidiyle karşı karşıyadır: İnsanın duyularıyla hapsedildiği (Suhreverdî’nin bahsettiği zindancılar veya İbn Sina’nın kalın ağı) hayali zaman sınırı olan an (ânât), ebedi süre (Dehr) ve sabit ve değişmez zaman (Sermed).

Hâfız, içinde bulunduğumuz bu “an “ı adil olana meylederek kabul etmemiz gerektiğini, çünkü ancak bunun bizi “ebedi süre”de(4) tutacağını belirtir.
Bir başka şiirinde ise hem mistisizmin hem de Doğu-Batı metafiziğinin temel unsurlarından birini ele alır:

“Güllerin ve özlerinin sırrı budur:
Güller pazarda sergilenir ama özü perdenin arkasındadır” (5).
Hâfız birçok sembolik değişkenden oluşan bir arketip kullanır (6), ancak bu arketip burada mükemmelliğin paradigmatik unsurunu üstlenir ve özlerin felsefi ikilemini beraberinde getirir. Mahiyet sorunu (ayrıca Haqiqah: gerçeklik veya Zât: “kendisi”) hem Doğu hem de Batı düşünce tarihinde bir savaş atı olmuştur ve olmaya devam etmektedir.
Şiirde gülün özü, “o nedir” (mâ huve / To ti estin) sorusuna verilen cevaptır. Öz, öz niteliklerle karıştırılmamalıdır. Bir şeyin birden fazla özelliği olabilir, hepsi de temeldir, ama yine de neyse odur (bu durumda, güzel, güzel kokulu, heybetli). Soru soran, katkıda bulunanların hepsini toplayarak bulunan şeyin mahiyetini arar.
Böylece Hâfız’ın şiirsel Logos’u bizi görünür-geçici ve gizli-aşkın ikileminin gerçekliği karşısında bırakır ve İbn Sina’nın “Her gerçek varlık kendi özsel gerçekliğine göre gerçektir (7)” sözünü ağzından kaçırır.

NOTLAR

*Kairos (Grekçe:Καιρός Kairós) gecikmesi dezavantajlı olabilecek imkan ve fırsatları ifade eden dini-felsefi bir terim. Yunan mitolojisinde belirli karar ya da davranışların harekete geçirilmesi için kaçırılmaması gereken en uygun zamanın tanrısıdır. Kutsal Kitapta(kitabı mukaddes) da geçen Kairos kelimesi, Tanrı tarafından belirlenen bir zaman, belirli bir görevi yerine getirmek için verilen özel bir şans ve fırsat anlamında kullanılmıştır.Antik Yunan mitolojisinde Kairos’un omuzlarında ve ayaklarında kanatlar bulunmaktadır. Bundan dolayı çok hızlı hareket eder. Başının arkasında hiç saç yoktur. Ama önde ve yanda uzun perçemleri vardır. Dolayısıyla Kairos’u arkasından yakalamak imkansızdır. Yani geçip giden zamanı geri getirmek imkansızdır.
1-Hâfız’ın okumalarının Goethe’nin çalışmalarını, özellikle de İranlı yazarın “Divan” adlı şiir derlemesinden esinlenerek yazdığı “Batı Divanı “nı etkilediği söylenir.
2-Pascal’ın “Pensées” adlı eserindeki şu cümlesiyle karşılaştırın: “Hayatımın küçük süresini düşündüğümde, önceki ve sonraki sonsuzluk içinde kayboluyorum”.
3-Batı’da varoluşçu felsefi akım, ister dinsel (Kierkergaard, Marcel) ister dinsel olmayan (Heidegger, Sartre) bir duruştan yaklaşılsın, “an” ya da “şimdi” (to nun) temasına hayati bir önem kazandırmıştır.
4-Kur’an-ı Kerim: 36. 54: “O gün hiç kimseye hiçbir şeyde haksızlık yapılmaz ve onlara ancak yaptıklarının karşılığı verilir.”
5-Bu şiir, X. yüzyıl Fars şairi Ebu İshak’ın rubâileriyle benzerlikler taşımaktadır:
“Güllerden daha değerli bir şey bilmiyorum, onlar yeryüzünde açmış cennetten gelen bir parfümdür.
Söyle bana gül satıcısı, çiçeklerini neden satıyorsun? Para kazanmak için mi?
Ama güllerinizden gelen parayla, onlar kadar zarif ne satın alabilirsiniz?”
6-Gül o kadar yoğun bir sembolik figürdür ki, çok fazla anlamı olduğu için neredeyse hepsini kaybetmiştir: mistik gül ve bir gül olarak gülleri yaşayanları yaşamıştır, iki gülün savaşı, bir gül bir güldür, Gül Haçlılar, taze gül tüm koku”. “Gülün Adı” için önsöz Umberto Eco
7-Yayımlanmamış bir metnin parçası       
                                                                                                                                                                                        ispanyolcadan çeviren. Ali Aslandoğu

__________________________________________________________________
Dr. Abdulwali Amilcar Aldama

Universidad de Ciencias Pedagógicas Enrique José Varona’da çalıştı
Halen IslamOriente‘de çalışıyor

Bir yanıt yazın