Osmanlı’dan Cumhuriyete…Konya’dan Kıbrıs’a Kültür Kervanı

0
WhatsApp Image 2024-07-31 at 17.35.35

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ı dinliyoruz…

Bizimle beraber heyecanlı, bizden çok daha heyecanlı…

Konya denilince akıllara Mevlana’nın fikirlerinin doğduğu ve fikirlerini geliştirdiği kutsal toprakların geldiğini söylüyor.

Osmanlı İmparatorluğu’nun Kıbrıs’ı fethettiğinde 1600 ailenin Konya’dan geldiğini hatırlatıyor ve Anadolu’nun birçok bölgesinden yıllar içinde çeşitli nedenlerle adaya gelip yerleşenlerle Kıbrıs Türkü’nün kaynaştığını belirtiyor.

Türkiye Yazarlar Birliği ile Konya Şubesinin Kültür Bakanlığı himayesinde düzenlediği “Konya’dan Kıbrıs’a Kültür Kervanı” projesi kapsamında biz de Konya, Karaman ve Mersin’in ardından Lefkoşa’ya ulaştık.

Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 50’nci yılında Türkiye’nin düzenlediği kuşkusuz en anlamlı etkinlik bu kervandı…

Dolayısıyla Kültür Bakanlığı’na, Türkiye Yazarlar Birliği’ne, Proje Genel Koordinatörü TYB Konya Şubesi Başkanı Ahmet Köseoğlu’na ne kadar teşekkür edersek az… Sorumlu Koordinatör Zafer Karakuş ve Atilla Yaramış’a da.

***

Türkiye Yazarlar Birliği’nin daha önce “Ankara’dan Ardahan’a…”, “Edirne’den Mostar’a…” başlıklarıyla yola koyulan kervanı, bu defa 20’yi aşkın kültür adamının katılımıyla “Konya’dan Kıbrıs’a Kültür Kervanı” adı altında 17 Temmuz’da yola koyuldu. TYB Konya Şube Başkanı Ahmet Köseoğlu ’nun selamlama konuşmasıyla Konya’da başlayan programa TYB Genel Başkanı Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan da çevrim içi katılarak, projenin öneminden bahsetti. Kervanın katılımcısı yazarlarla buluşan Kıbrıs gazileri adına Gazi Hikmet Aker’in anıları duygulu anların yaşanmasına vesile oldu. Aker, “Bu Bayrak” şiirini okuduktan sonra Başkan Ahmet Köseoğlu’na Türk Bayrağı takdiminde bulundu.

İşte “bu bayrak” 21 Temmuz’da Lefkoşa’da düzenlenen etkinlikte Başkan Köseoğlu tarafından Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a takdim edilen “o bayrak”tı.

***

Anadolu’yu havadan ve denizden kuşatıp, ikmal yollarını kısıtlamak için Kıbrıs’ın bir Helen adası yapılmak istendiğini anlatan Cumhurbaşkanı Tatar, “Kıbrıs Barış Harekâtı olmasaydı, burası Gazze’den beter olacaktı. Kıbrıs Türkü’ne 1960’lı yıllardan itibaren çok sayıda saldırı ve katliamlar yapıldı. Kıbrıs Türkü, Mehmetçik gelecek diye 11 yıl direndi. Davanın buraya gelmesinde Dr. Fazıl Küçük, Rauf Raif Denktaş ve dava arkadaşlarının payı büyüktür” ifadelerini kullandı.

***

Kervanın ilerlediği yol boyunca Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş gibi bayraklaşmış isimler Kervan’da yer alan konuşmacılar tarafından da sık sık dillendirildi.

Merhum Necmettin Erbakan’dan Bülent Ecevit’e, Adnan Menderes’e kadar devlet büyükleri hayırla yâd edildiler.

Günümüzde Kıbrıs meselesi de belirli bir yaşın altındaki nesil tarafından çok fazla bilinmediği için andığımız bu isimlerin ehemmiyeti anlaşılmayabilir.

Bir tek örnek vereyim…

23 Ocak 1950’de Dışişleri Bakanı Necmettin Sadak bir gazetecinin Kıbrıs’a dair sorusunu, “Kıbrıs meselesi diye bir mesele yoktur. Çünkü Kıbrıs bugün, İngiltere’nin hâkimiyeti ve idaresi altındadır…” diye cevaplar.

Hâlbuki 15 Ocak 1950 tarihinde Rum kiliselerinde, Kıbrıs’ın Yunanistan’a katılım kararının alındığı emsaline az rastlanır bir plebisit gerçekleştirilmiştir.

***

Merhum Başbakan Menderes ile 1960 askeri darbesinin ardından idam edilen Fatin Rüştü Zorlu, adeta Kıbrıs’ın isimsiz kahramanlarındandır. Zorlu, Kıbrıs’ın Türkiye ile olan bağlarını ortaya koyan belgeleri bir araya getirerek “Beyaz Kitap”ı hazırladı.

Türkiye’nin haklılığının tüm dünyaya anlatılması açısından önemli bir kaynak olan kitap, İngilizce ve Fransızcaya çevrilerek yabancı temsilciliklere dağıtıldı.

Sonrası malum…

Eski Dışişleri Bakanı Fuat Köprülü, 27 Mayıs 1960 darbesinden bir hafta sonra gazeteye verdiği röportajda 6-7 Eylül olaylarıyla ilgili Fatin Rüştü Zorlu ve Menderes’i suçlayarak şöyle demişti:

“Bu müessif hadisenin baş tertipçisi ve müsebbibi bizzat Menderes’ti. Kıbrıs’ı fethetmek için bu şekilde bir yol takip etmeyi doğru bulmuştur.”

***

“Konya’dan Kıbrıs’a Kültür Kervanı’nın önemli bir faydası da Kıbrıs gazilerimizin kültür adamlarıyla buluşmaları ve anılarını paylaşması ile olmuştur.

Hatta öyle ki; Konya’da gerçekleşen ilk programa katılan yazar ağabeyim İsmail Detseli de “kendisinin de “yarım” Kıbrıs gazisi olduğunu söyledi.

Bu hadise de şöyle imiş:

Detseli ağabeyin bulunduğu birlik 1967 hareketliliğinde Silifke’ye kadar gitmiş. Çıkarma için helikopter beklerken “sulh oldu, kışlaya dönün” emri gelmiş. Üstelik 2 yıl askerliğin üzerine Kıbrıs harekâtı olacak diye 57 gün fazla askerlik yapmış/lar.

***

Türkiye’den Kıbrıs’a Konya’dan Lefkoşa’ya kurulan bu gönül köprüsünde Proje Genel Koordinatörü TYB Konya Şube Başkanı Ahmet Köseoğlu’nun yanı sıra TYB Konya Şubesi önceki başkanları Mustafa Çalışkan, M. Ali Köseoğlu, E. Milletvekilleri Ahmet Sorgun, Prof. Dr. Ahmet Alkan, E. Belediye Başkanı Burhan Sakallı ile akademisyen ve şair-yazarlar Prof. Dr. Ahmet Çaycı , Prof. Dr. Nuri Şimşekler, Prof. Dr. Ahmet Akman, Prof. Dr. Alaattin Aköz, Prof. Dr. Kemal Kahramanoğlu, Prof. Dr. Bekir Biçer, Prof. Dr. Hasan Bahar, Doç. Dr. Mustafa Durdu, Mustafa Güden, Saffet Yurtsever, Salih Sedat Ersöz, Atilla Yaramış (Koordinatör), Zafer Karakuş (Koordinatör), Ruşen Eşref Bayraktar ve basın sorumlusu Süleyman Bahri Köseoğlu yer aldı.

***

Neler yaşamadık ki bu seyahatte…

Taşucu Silifke Lütfi Elvan Öğretmenevi’de Sn. Ahmet Sorgun’un yönettiği panelde Dr. Mustafa Erim, Kıbrıs Harekâtı’nın çıkış noktalarından Taşucu için güzel bir proje önerdi.  Taşucu gümrük binasının müzeye çevrilmesi önerisini ilgililere iletmek üzere Oturum Başkanı (26. ve 27. dönem Milletvekili) Ahmet Sorgun not aldı.

Girne’den Lefkoşa’ya geçmeden önce Boğaz Şehitliğine uğradık. Rumların, Kıbrıslı Türklere karşı uyguladığı zulmü sonlandırmak ve Ada’ya barış getirmek amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından 20 Temmuz 1974’te düzenlenen Kıbrıs Barış Harekâtı’nın izleri burada sarsıcı bir şekilde karşımıza çıktı.

Mihmandarımız ASBÜ Kuzey Kıbrıs Yerleşkesi Rektör Yardımcısı Dr. Zeki Akçam’ın anlattığı kahramanlık destanlarının etkisi altında şehitlerimize dualar gönderdik.

***

III. Gün etkinlikleri kapsamında Lefkoşa Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleşen “Şairler Buluşması” da hafızalarımızda hoş ve derin bir yer edinecek. Burada ilk defa tanıştığımız KKTC Milletvekili (Dr. Karikatürist şair) Arif Albayrak etrafında kenetlenen Kuzey Kıbrıslı şair dostlarla buluşmak heybelerimizin dolmasına yetti. Dervişe Güneyyeli, Feyzan Korur, Sevilay Sadıkoğlu ve Yılmaz Öztürk’ü bu güzel günler gibi unutmayacağız.

“Sev bu dağı” şiirini daha sonra dinleyeceğimiz Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı’na bağlı Kültür Dairesi Müdürü Şirin Zaimağaoğlu’nu da.

Yanılmıyorsam yönetmen Derviş Zaim’in kız kardeşi olan Şirin Zaimağaoğlu’nun babası da 1974 şehitlerinden…

***

Prof. Dr. Ahmet Alkan’ın şu mısralarını da unutulmazlar arasına yazdım:

Yıllarca sakındığımız savaşların tahtından,
Başımıza katlanılmaz zalim bir satan indi…

Akdeniz’in kraliçesi Kıbrıs limanlarından
Şehrimize Firavun’dan kalma hanedan indi…

Çatladı ar damarları, çatlayan asumandan,
Dünyamıza umarsız bir iftira talan indi…

Beraber yaşadığımız iyi gün dostlarından
Sokaklarımıza zulüm evimize kan indi.

Oyunları Konstantin’de kaldı denen Bizans’tan
Masum milletin üstüne yağan intikam indi.

Bu zulme “ya istiklâl ya ölüm” diye haykıran
Kanayan yüreklere bir büyük cevelan indi…

Bir yanıt yazın