ÖTEKİ
Biz sevgiyi ötekini yerinden etmemek gibi bir paydada gerçekleştiren kültürün insanlarıyız. Bu belki de şiirin bizi ortak ettiği mirastan kaynaklanıyor. İsteriz ki karşımızdaki bizim ona pozisyon aldığımız ölçüde o da bize yönelik bir tavır alsın, bir hal bulsun. İsteriz ki kimse kimseyi sevmenin pazarında yok etmeye çalışmasın, çoğaltsın, artırsın, kendinin yapmacıksız taraflarına eklesin. Hayatın zayıf kalan taraflarına bir parça ondan eklesin, düşen burçlarını onunla desteklesin dünya. Hem bu yer yuvarlak biraz ondan kuvvet alsın güç alsın. Onun bir paydası olsun gereğinde, gereğinde paydayla pay yer değiştirsin onu göstermek için. Bir kardeşlik ekseni oluşsun, tanıdık bir meydan kurulsun her faslın başında, ortasında ve sonunda. Biz sevgiyi paylaşımlı bir şey olarak tanıdık dostum, bizim sevgiye ait kodumuz başkasına iliştirdiğimiz künye ile derimize kazınmış.
Biz kendi olma faslında ben olmaklığımızı ötekinden başlatan varlıklarız. Öyle ki içimiz daha bir kalabalık olsun, şen olsun, öyle ki, ötekine baka baka zenginleşelim ve kendimizin dışına başkası üzerinden taşalım. Efendim kendimizi fazlalaştırmanın bir tarafı da başkası dediğimizin bize yönelik olumlu pozisyon tutmasından kaynaklanmış olsun veya biz başkası dediğimiz şeyi kendi zihnimizin olumlu tarafına koyup öyle çıkalım insan içine. Faşizm olmasın abiler; yine ekmeğini paylaşmak üzerinden tartalım insanlığımızı. Tamahın varlığımızda açtığı boşluk yerine vermenin eliyle oylumlanalım.
Kendimizde büyümenin bir tür metastaz yapmış kolay yolundan vaz geçelim efendim başkasının yüreğinde yer edinerek girelim insanların arasına. Mesela birinden biraz sevgi alalım, yüreğimizin dünyaya açık dimağına derin bir coşkuyla yerleştirelim onu, bir başkasının elleriyle yakalayalım esenliği. Barışa vurgun taraflarımızla onaralım. Sonra başkasına açalım kendimizi kendimizden önce başkasının varlığında çıkalım görücüye.
