F.W. Nietzsche’nin Acısı: “Anne Ben Bir Aptalım”

0
1631967964629

Nietzsche’nin Torino’da başına gelenler ve ardında yaşananlar..

Felsefe dünyasının önde gelen isimlerinden Nietzsche’nin başına gelen bir olay bu, İtalya’da geçiyor. Ve her hikayedeki kahramanımız gibi, Nietzsche de başına gelenlerden sonra aynı Nietzsche olarak hayatına devam edemiyor.

Torino’da Sıradan Bir Sabah

Alman filozof Friedrich Wilhelm Nietzsche, en dokunaklı eserleri yazan düşünürlerden biriydi.

1889 yılında, İtalya’nın Torino kentinde Carlo Alberto caddesindeki bir otelde yaşıyordu. Bir sabah, hayatını sonsuza dek değiştirecek bir olayla karşılacağından habersiz şehir merkezine doğru ilerlemekteydi.

Yolda giderken, yürüyemeyen atını kırbaçlayan bir faytoncu gördü. Zavallı hayvan çok bitkin görünüyordu. Atın hiç hali olmamasına rağmen, sahibi onu hareket ettirmek için durmadan kırbaçlıyordu.

Mutter, ich bin dumm!”

Nietzsche gördüğü şey karşısında dehşete düşmüştü.

Hızla oraya yaklaştı ve faytoncunun bu davranışını kınadıktan sonra, Nietzsche yere çöken ata yaklaştı, sarıldı ve ağlamaya başladı. Görgü tanıkları, ata birkaç kelime mırıldandığını, fakat ne söylediğini anlayamadıklarını söyledi. Rivayete göre filozofun son sözleri “Mutter, ich bin dumm” yani “Anne, ben bir aptalım.” olmuştu. Tam o sırada zihni, ölümüne kadar sürecek bir değişime uğradı.

O günden itibaren tam 10 yıl boyunca, yani ölümüne kadar asla konuşmadı. Atla karşılaştıktan sonra eski haline bir daha dönmeyecekti. Bir gün, toplumun düzenini bozduğu gerekçesiyle polise şikayet edildi ve tutuklandı. Çünkü evinde çıplak bir şekilde piyano çalıyor, komşularını rahatsız ediyordu. Kısa bir süre sonra, akıl hastanesine götürüldü.
Daha sonra, Nietzsche’nin eylemlerinin -kırbaçlanan ata sarılması ve ağlaması- akıl hastalığının bir tezahürü olduğu söylendi.

Descartes Adına Özür Dilemek

Nietzsche attan, Descartes adına özür diliyordu.

Descartes, bireyin robottan farksız; ruhsuz bir et torbası olduğunu söyleyen ve bu yüzden bir atı kırbaçlamakta en ufak bir vicdan azabı çekmeyen ataerkil bir zihniyetin kuramcısıydı. (kamçısıydı desek daha mı doğru olur?)

Nietzsche; babası öldüğünde değil, Wagner’le bozuştuğunda değil, Salomé tarafından reddedildiğinde değil, bir atı kırbaçlanırken gördüğünde çıldırmıştı. Kendi acını değil, başkasının acısını görebilmek ve o acıyı kendi acına yeğ kılmak.

*https://aposto.com/i/fw-nietzschenin-acisi

Bir yanıt yazın