“Ey Benim Soylu Dalâletim”

0
Galileo_facing_the_Roman_Inquisition

“vevecedeke dallen feheda”

Aydınlanma Hıristiyan teolojisinin insanı Tanrı ve insan aklını da ilahi buyruk(teoloji) adına yoksaymasına tepki olarak gelişti. Tanrı ve Vahiy (Hıristiyan teolojisi diyebiliriz buna) eksenli düşünme biçimi Batıda insanı ve insan aklının aşağılanması gibi bir görünüm sergilemişti. Buna tepki olarak gelişen Aydınlanma, Tanrı yerine insanı (humanizma) Vahiy yerine ise intellect’i (akıl demiyorum) koydu. Bu iki yaklaşım biçimi yüzyıllar boyu hesaplaştı. Batı Aydınlanmaya kendi entelektüel ve kültürel havzasının bilincinde olarak ulaştı. Tanrı ve vahiy karşıtlığı belli bir çaba ve alınteri sonucu ulaşılan bir noktaydı. En ateşli tanrıtanımazlar bile Kutsal kitabı çok iyi biliyorlardı. Sonraları Aydınlanmanın temel söylemleri bu çatışma ve entelektüel yoğunluğun doğal seyri olarak sorgulanmaya başlandı. Akıl, bilim ve ilerleme gibi Aydınlanmanın üç ana dayanağı da yoğun eleştirilere uğratıldı.

İslam dünyasının bu çatışmaların yansımalarından etkilenmemesi mümkün değildi. Ancak Batı dünyasının kendisine özgü şartları ile İslam dünyasının kendine özgü şartları arasında kimi benzerlikler olmakla birlikte çoğu noktada bir örtüşme bulunmuyordu. Örneğin İslam dünyasında teoloji vardı ama Kilise ve seçkin din adamı sınıfı yoktu. Bu özel şartların dikkate alınmaması iki eğilimin öne çıkmasına neden oldu. Muhafazakâr/tutucu eğilim ile modernist /yenilikçi eğilim.

Muhafazakâr eğilim Batının özgül şartlarında gelişen Aydınlanmanın bütün söylemlerine duygusal bir tepki koydu. Yanısıra modernist eğilim Batıdaki skolastisizm karşıtı bütün söylemleri aynen kendi toplumlarına tercüme etti. Sonuçta kesif, anlamsız ve haksız bir kördöğüşü yaşanmaya başlandı. Bu durum İslam dünyasının gerçek aydınlanmasına engel oldu ve hala da engel olmaya devam etmekte.

Oysa İslam dünyasının da bugün boyutları ne olursa olsun bir Aydınlanma pratiğine ihtiyacı bulunmaktadır. Bu Aydınlanma her yeniye duygusal tepkiler koyarak karşı çıkan gerici zihniyetle yeni ve farklı bulduğu herşeyi en basit bir çaba sarfetmeksizin hemen benimseyen cahil zihniyeti aşmakla gerçekleşecektir. Hamasi ve duygusal ilgilerin üstünde entelektüel ilgilerle meselelere eğilmekle gerçekleşebilecek geniş bir çabadır bu.

 

Bir yanıt yazın