Kemal Sunal Filmlerinde Din ve Dindar
Cumhuriyetin ilk yıllarında ve daha sonraki dönemlerde yapılan Türk filmlerinde izlenen din adamı karakterleri ile 1980’li yıllarda özellikle Kemal Sunal’ın başrol oynadığı filmlerde yoğunluk kazanan din adamı karakterleri çok daha farklı bir sunuma sahiptir. Bu dönemlerde yapılan filmlerde ekonomik ve sosyal politikaların eleştirileri yapılırken, genellikle bozuk düzenle uyum sağlamış dindar tüccarlar öne çıkmaktadır (Karakaya, 2008: 161). Yoksul (1986), Deli Deli Küpeli (1986) ve Kiracı (1987) filminde yer alan dini karakterler “dindar tüccar” olarak örnek gösterilebilir.
Kemal Sunal filmlerinde; kötülerin, köşe döndürücülerin ve üçkağıtçıların normal hayatta da güçlü olmalarına rağmen en ufak bir ters çıkışta afallamaları, güçlü olmasa da iyi niyetli kişilere karşı ya da doğru ve doğrulara karşı her zaman yenilmeye mahkûm olacakları mesajı sürekli izleyiciye verilme çabasında olunmuştur (Sunal, 2008: 106). Sunal’ın filmlerinde canlandırdığı iyi ve saf karakterinin karşısında kötü olarak bazen patron, ev sahibi, köy ağası, paragöz akraba, dolandırıcı vs. gibi karakterler yer almaktadır. Bu kötü karakter bazı filmlerde ise birtakım dini sembolleri de üzerinde taşımaktadır. Dini sembolleri kullanmanın yanı sıra bir de isimlerinin önüne kendilerince ‘Hacı’, ‘Şıh’ gibi sıfatlar veya isimlerinin sonuna ‘Efendi’ gibi kelimeler alarak toplum içerisinde muhterem bir zat olarak görünmeye çalışıp, el altından gizli işler çevirmektedirler.
Bu filmlerde bakkal ya da toptancı karakterleri genelde dindar kimselerdir ve isimlerinin önünde ‘hacı’ sıfatı olabilir. Bu karakterler genellikle varlıklı var servetine servet katma peşinde olan kimseler olarak sunulmasının yanı sıra dini sembolleri üzerlerinde taşımaktadırlar. Köy filmlerinden haksızlık yapan ağanın yanında yer alan onun şakşakçısı, işbirlikçisi
şeklinde sunulmaktadır. Menekşeye göre “Hacı-Hoca veya imam, köyün egemeni olan halka zulmeden, ezen köy ağasının yanında yer alırken, bu din adamı veya dini sembolleri üzerinde taşıyan kişi tiplerinin gerçekte sömürüden yana dururken, ezilenin değil de ezenin yanında yer aldıkları gösterilmeye çalışılır” (Menekşe, 2005: 56). Şark Bülbülü (1979) filminde yer alan din adamı tiplemesinin de böyle bir yapıda olduğu görülmektedir.
Kibar Feyzo (1978) filminde Topal Hoca karakteri bir din adamı olarak sunulurken, halkın kendi arasından çıkan bir tip olarak değil de dinin bizzat yarattığı karakterler olarak ele alınmıştır. Topal Hoca muska yazmakta, çeşitli büyüler ile kendisine gelen köylülere üfürükçülük yapmaktadır.
Üçkağıtçı (1981) filminde elinde 99’luk tespih, üzerinde siyah cübbesi ile köylünün parasını alıp onları yağmur duasına götüren ve dini sembolleri üzerinde taşıyan Arif Efendi’nin yağmur yağdıracağına inanmadığını belirten Rıfkı’yı (Kemal Sunal) “mendebur, kafir, yezit, zındık” diye nitelemelerde bulunan bir gerici tiplemesidir.
Anlaşılacağı üzere bu filmlerde belirli çizgiler ile ayrılmış din adamı tiplemeleri; yobaz, gerici olup, ilme ve fenne karşı duran bazı hurafelere inanan, geleneği temsil eden din adamına ve yanında yer alan eşraftan kimseler veya köylüler ile karşılaşılmaktadır (Menekşe, 2005: 57). Bu gerici tiplemelerin karşısında ise çağdaşlığı, ilerlemeyi, yeniliği temsil eden bir karakter olarak Kemal Sunal’ın oynadığı bir rol bulunmaktadır.
Sakar Şakir (1977), 100 Numaralı Adam (1978), Köşeyi Dönen Adam (1978), Kibar Feyzo (1978), İnek Şaban (1978), Şark Bülbülü (1979), Üç Kağıtçı (1981), Keriz (1985), Yoksul (1986), Deli Deli Küpeli (1986), Kiracı (1987) ve Zehir Hafiye (1989) gibi çözümlemesi yapılan filmlerin çoğunda dini bir sembol olarak evlerin içerisinde duvarda seccade asılıdır. Din adamı tiplemelerinin karakteristik yapılarında dinine bağlı olduğu gösterilirken aynı zamanda Kemal Sunal filmlerindeki din adamı tiplemeleri -paragöz, kurnaz, düzenbaz, dolandırıcı, yalancı, kötü niyetli- olarak işlenmektedir. Buna karşılık Üç Kağıtçı filmindeki gibi örnek din adamı tiplemesi nadiren gözükmektedir.
Dini Karakterler
Sakar Şakir filminde “Hacı Şen” karakteri, amcasının vefatı üzerine servetini Şakir’e bırakmasına rağmen vasiyeti hiçe sayıp servete sahip olmak için her türlü yola başvuran bir karakterdir. 100 Numaralı Adam filminde “Sütçü Ali” karakteri, evinde bulunan dini sembollerden dolayı ve birtakım söylemlerinden ulaşılacağı üzere dini bir karakterdir. Fakat süte su karıştıran ve
paraya olan tutkusu sebebiyle önceden günah dediği işlere günah demeyerek iki yüzlü biri olarak sunulmuştur. Köşeyi Dönen Adam filminde “Hacı Ömer” karakteri, paraya olan tutkusu sebebiyle yapmayacağı şey olmayan ikiyüzlü dini karakterdir. Kibar Feyzo filminde “Topal Hoca” ve “Hacı baba” karakteri; Topal Hoca karakteri köydeki üfürükçü şeklinde sunulurken Hacı baba ise daha fazla para elde etmek için kurnazlığı ile ön plâna çıkan bir karakterdir. İnek Şaban filminde “Bekir Efendi” karakteri, paraya olan düşkünlüğü ile ön plâna çıkmaktadır.
Şark Bülbülü filminde “Şıh Efendi” karakteri, köydeki güçlü köy ağasının yanında yer alarak paranın geldiği taraftan yana birtakım sahte dini kurallar belirleyen bir dini karakterdir.
Üç Kağıtçı filminde “Arif Efendi” ve “Murat Hoca” karakterleri; Arif Efendi köylüden para alarak onları yağmur duasına çıkartan bir dolandırıcı iken Murat Hoca köyün Keriz filminde “Topal Abbas” karakteri, yeğeninin servetine başkasının sahip olacağı korkusuyla hareket eden üzerinde dini semboller taşıyan ayrıca dini kullanarak hurafeler uyduran
bir karakterdir.
Yoksul filminde “Hacı” karakteri, bir yandan tespih çekip dua ederken bir yandan doğru düzgün konuşmadan ağzında sözcükleri ve anlamsız sesler ile dedikodu yapabilen bir karakter olarak görülmektedir.
Deli Deli Küpeli filminde “Hacı Kara Murat Oğlu” karakteri, zor durumda olan köylüyü kendisine muhtaç eden ve onları dolandıran iki yüzlü bir karakterdir.
Kiracı filminde “Hacı Bey” karakteri, ağzından Allah kelimesi eksik olmayan bu karakter yüksek miktarda kira isteyip aynı zamanda kiracısını rahat bırakmayan bir karakterdir.
Zehir Hafiye filminde “Hoca Efendi” rolü. Cemal karakterinin senaryo içerisinde hoca kılığına girmesi sonucunda üfürükçü olarak ortaya çıkmıştır.
Dini karakterlerin isimlerine bakıldığında bazılarının Ömer, Ali, Bekir veya yalnızca Hacı olarak anıldığı görülmektedir. Dini isimlere sahip bu karakterlerin nasıl sunulduğu gösterilecektir.
Bu karakterlere karşılık Kemal Sunal’ın aldığı isimler ise en çok Şaban olmak üzere Şakir (şükreden) gibi bir ismi de “sakar” sıfatıyla aldığı görülmektedir. Şaban ismi toplumda oluşturduğu algı inek sıfatıyla birlikte yaygın olarak anıldığı için “saf” anlamını yansıtmaktadır.
Dini Kıyafetler
Üç Kağıtçı filminde (05:53) Arif Efendi, elinde 99’luk tespih, siyah cübbe, uzun sakallı olarak
gözükmektedir.
Üç Kağıtçı filminde (07:07) Murat Hoca köyün imamı ve Arif Efendi’ye karşı mâkul hoca olarak sunulmaktadır. Öyle ki Murat Hoca sakal traşlı yalnızca bıyığı ile üzerinde gömlek ve kravat, cüppe ve takkesi bulunmaktadır.
Şark Bülbülü filminde (16:20) Şıh Efendi’nin başında takkesi, üzerinde cüppesi ve elinde tespihi görülmektedir.
Kiracı filminde (27:28) Hacı Bey karakteri, başında beyaz takke, sakallı ve elinde tespihle görülmektedir.
Yoksul filminde (25:02) Hacı karakteri, başında siyah takke, uzun siyah paltolu, uzun sakalı ve elinde tespihle görülmektedir.
Zehir Hafiye filminde (01:11:33) Hoca Efendi, takkeli ve gömleğinin tüm düğmeleri iliklenmiş ve sahte uzun sakallı olarak görülmektedir.
Dini İşaretler
Sakar Şakir filminde (00:47) Hacı Şen’in elinde tespihle gezdiği görülmektedir.
100 Numaralı Adam filminde (15:08) Şaban’ın babası olan Sütçü Ali’nin evinin duvarında seccade ve Arapça (bismillahirrahminirrahim) yazılı tablo gibi dini semboller bulunmaktadır.
100 Numaralı Adam filminde (09:24) evin duvarında seccade olduğu görülmektedir.
Üç Kağıtçı filminde (11:11) Sabri, Rıfkı’nın mallarının üzerine konar fakat evinin duvarında seccade asılıdır.
Kibar Feyzo filminde (19:15) Hz. İsa’nın kuzularla olan bir tablosu yer almaktadır. Aynı zamanda duvarda asılı halde içerisinde cami olan kilim bulunmaktadır.Kiracı filminde (26:18) arkada Kâbe’nin bulunduğu duvara asılı bir nesne bulunmaktadır. Ayrıca Hacı Bey’in takkesi ve elinde tuttuğu tespih göze çarpmaktadır.
Şark Bülbülü filminde (16:20) Şıh Efendi’nin arkasındaki duvarda seccade asılı olduğu görülmektedir.Dini İfadeler
Sakar Şakir filminde (03:12) “Hacı” hakkında “Hacı şimdi kıçımıza kazığın budaklısını sokar”, (03:16) “Ne Hacısı be? Hacca gitmeden kendine hacı dedirten ineğin biri bu” ve (03:22) “Allah büyüktür. Hacı ’ya bir bela sarkıtır yukardan” ifadeleri yer almaktadır.
Üç Kağıtçı filminde (06:26) Arif Efendi kendisine yağmur yağdıramayacağını söyleyen Rıfkı’ya “Bana bak kâfir ben istediğim zaman yağmur yağdırırım haa, bunu bilesin!” şeklinde cevap vermiştir.
Üç Kağıtçı filminde (06:45) Arif Efendi’ye kendisinin köylüyü kandırdığı dile getirildiğinde şöyle cevap vermektedir; “Tövbe estağfurullah, kâfir, yezit herif.”
Üç Kağıtçı filminde (07:02) Arif Efendi yerine mâkul imam olarak sunulan Murat Hoca, ArifEfendi’yi şöyle eleştirmektedir; “Herhalde Almanya’da bizim köylü gibi yağmur yağdırsın diye bir geri kafalının peşinden giden kalmamıştır. Cami’de vaazda onlara yağmurun ne şartlarda yağdığını anlattım, ama insanlar Allah’ın işaret ettiği ilim üzerinden yürümezler de gördüğün gibi Arif denilen bir sahtekârın peşinden giderler.”
Keriz filminde (31:10) Topal Abbas iftira sonucunda “Köyün bereketi kalmayacağını” gibi dini kullanarak bazı sözler sarf etmektedir.
Keriz filminde (34:17) Zülfü’nün evini taşlatan Topal Abbas, taşların Hak Teâlâ’dan geldiği yalanını söylemektedir.
Keriz filminde (01:13:39) Topal Abbas, bir an önce İstanbul’a gitmek için numaradan “Ben ikindiyi kaçırdım gidip namaz kılam” demektedir.
Deli Deli Küpeli filminde (09:09) Hacı Karamuratoğlu, zor durumda olan köylüye istifçilik yaparak fiyat yükseltme amacıyla ürün satmayarak şu ifadelerde bulunmuştur; “Yok diyorum, gâvur musunuz siz? Allah şahidim olsun ki yok.”
Deli Deli Küpeli filminde (09:38) Hacı Karamuratoğlu, yalan söylediği halde köylülere “Allah doğrunun yardımcısıdır” demektedir.
Kiracı filminde (34:32) Hacı Bey “Allah’ın bahşettiği kıymetli nefesimizi boşuna harcamayalım” diyerek cevaplamak istemediği soruları geçiştirmektedir.
Zehir Hafiye (01:11:21) filminde “Bu insan azmanı burdan çıksın efendim, havanın kutsiyetini bozuyor, uzaklara gitsin.”
Zehir Hafiye filminde (01:11:58) Hoca Efendi, “Senin çok okunup üflenmeye ihtiyacın var” diyerek üfürükçülüğü tavsiye olarak ifade etmektedir.
Zehir Hafiye filminde (01:12:13) Hoca Efendi, “Tanrı’nın huzurunda karı gibi kıpırdanmaz” ifadesini kullanmıştır.
Kiracı filminde (37:16) Elinden tespihi düşürmeyen ağızından Allah’ı eksik etmeyen Hacı Bey, kapitalist sistemde ezileni değil ezeni temsil etmektedir. Şartlar zor diyerek fazla kira istemektedir.Kibar Feyzo filminde, (11:28) Feyzo, abdest alıyormuş gibi yaparak “Bismillahirrahmanirrahim” demektedir. (11:38) “Bismillah” demiştir. (11:47) “Euzubillah” demiştir. Tüm bunları film içerisinde numaradan yaptığı anlaşılmaktadır.
Şark Bülbülü filminde (16:57) Şıh Efendi, yeminini bozana telafisi için kendince dini çerçevede neler yapması gerektiğini belirlemektedir; “Önce iki koyun kesip birini mübarek yatıra, diğerini de kurda kuşa verilmek üzere bana getiresin. Ondan sonra kırk gece nafile namazı kılıp, iki bayram arasını oruçla geçiresin. 9 bin dokuz yüz doksan dokuz tespih zikirden sonra yeminin boş olacak. Şaban kendisi vazgeçmiş gibi olması için başlık parası 500 Bine çıkarıla ve altı ay mühlet kona.” Şark Bülbülü filminde (20:02) Şıh Efendi’nin belirlediği dini takvimi muhtar şöyle dile getirmiştir; “Ramazan-ı Şerif iki ay sayılacak, Şeker Bayramı 15 gün, Kurban Bayramı 3 hafta, kandiller birer hafta, Cumalar ikişer gün.”
Dini Karakterlerin Sunumu
Sakar Şakir filminde (01:59) Hacı Şen paragöz ve dolandırıcı olarak sunulmuştur; “Merak etme hanım her şeyin bir çaresi vardır. Dükkân ve apartmanları sahte evrakla üzerimize geçireceğiz. Amcanın yeğeni geldiği zaman hava alır.” Sakar Şakir filminde (11:01) Hacı Şen kiracılardan kira almaya giderken hakkında şöyle bir ifade bulunulmaktadır; “Seninki kirayı asılmaya geliyor, hazırladın mı? Hacı bu! Vermezse adamın dübüründen kıl bile yolar. Ne inektir o… şu gelişe bak be!” “Hacı bu” ifadesi ile olumsuz bir davranışa genelleme yaptığı ve bütün hacıların öyleymiş gibi olduğu şeklinde bir algı
oluşmaktadır.
Sakar Şakir filminde (19:12) Hacı Şen Bakkaldan kilo ile satış yaparken parmakları ile tartıya baskı uygulayarak ağırlık kazanmasını sağlar. Bu hareketiyle Hacı’nın haksız kazanç peşinde olduğu anlaşılmaktadır.
Sakar Şakir filminde (27:58) Hacı Şen; “O salak Şakir’i bu gece Sevda’nın dairesine atacağım. Bu gece de karının kırığı gardırop Fuat geliyor, düşün Şakir’i dostunun yatağında yakalarsa ne yapmaz?” ifadeleriyle Hacı Şen’in paraya ulaşmak adına her türlü plânı yapabilen biri olarak gözükmektedir.
Sakar Şakir filminde (45:24) Hacı Şen, bakkaldaki pirincin içine taş koyarak sahtekârlık yapar ve bunu marifetmiş gibi gösterir; “Hile satacan ki ihya olasın” der. Hacı Şen burada dolandırıcı olarak gösterilmektedir.
Sakir Şakir filminde (51:40) Hacı Şen, Sevda Hanımla Şakir’e karşı plân yapar aynı zamanda kadını okşar; “O namussuza bir tane boş kâğıda imza attıracan, bütün mesele bu. Sen bu işi şurup gibi yaparsın.” Hacı Şen bu davranışıyla dükkâna ve diğer servete sahip olmak adına hem hain plânlar yapar hem de bir kadına cinsel bir yaklaşımda bulunur.
Sakar Şakir filminde (01:06:12) Hacı Şen, eşine; “Kurnaz olalım kurnaz” diye tavsiye vermektedir. Hacı Şen’in kötü öğütler de verdiği görülmektedir.
100 Numaralı Adam filminde (07:35) Şaban’ın babası Sütçü Ali süte su katarken görülmektedir.
100 Numaralı Adam filminde anlaşılacağı üzere daha önceleri film çekmenin günah olduğunu düşünen Sütçü Ali, Şaban’ın o işten para kazanacağını anlayınca tavrını değiştirmektedir; Filmde (30:06) Şaban’ın kardeşi, Sütçü Ali’ye “Baba film çekiyorlar hani günahtı?” sorusuna karşılık Sütçü Ali paranın geldiğini görünce “Sus, kapa çeneni zevzek gerizekalı” cevabını vermektedir.
Köşeyi Dönen Adam filminde (21:19) Hacı Ömer miras kalan Âdem Zengin’e karşı tavır değiştirmeye başlar ve bunun üzerine; “Doların kokusunu aldın değil mi?” diye kendisine sorulur. Bu filmdeki Hacı Ömer karakteri birçok sahnede iki yüzlü olarak sunulmuş olup, (33:20) kızını nişanlayan Hacı Ömer, mirasın sadece bir eşek olduğunu görünce (36:52) tavır değiştirmektedir. Hacı Ömer, Âdem istediği için (46:44) kızına ve karısına açılıp saçılmasını söylemektedir. Hacı Ömer, (48:01) Kemal Paşa inkılabında hükümet zoruyla şapka aldığını belirtmektedir.
Köşeyi Dönen Adam filminde (33:47) Hacı Ömer’in kızı başörtülü karaktere çarşaflı kahpe denilmektedir. Hacı’nın kızı da küfürlü bir şekilde cevap vermektedir.
Köşeyi Dönen Adam filminde (01:05:31) Hacı Ömer’in içki içtiği görülmektedir. Hacı Ömer bu filmde tamamen iki yüzü, para uğruna yapmayacağı şey olmayan biri olarak sunulmuştur. İki yüzlü olduğunun farklı bir kanıtı içki içerken “Allahım sen günah yazma” demesidir.
Kibar Feyzo filminde (11:07) Hacı Efendi tavsiye olarak Topal Hoca’nın okuyup üflemesi gerektiğini belirtmektedir.
Kibar Feyzo filminde (11:26) Feyzo numaradan abdest almaktadır. Feyzo, Topal Hoca abdest aldığı için gider yanına oturur ve o da abdest alıyormuş gibi yaparak pazarlığa başlamaktadır.
Kibar Feyzo filminde (11:58) Topal Hoca, Feyzo ile abdest alırken pazarlık yapar.
Kibar Feyzo filminde (12:52) Topal Hoca, Feyzo’yu okuyup, üflemektedir.
Kibar Feyzo filminde (18:42) Hacı hakkında kurnaz olduğu konusunda “Tilkiyi bilem suya götürür susuz getirir” ifadesi yer almaktadır.
Kibar Feyzo filminde (19:03) Hacı’dan gavur olarak bahsedilmiştir; “Bu gavur Hacı’nın oyununa gelmeyek Hoca Efendi.”
İnek Şaban filminde (11:54) Bekir Efendi, İnek Şaban’la elinde tespih sayarken başlık parası için pazarlık etmektedir.
Şark Bülbülü filminde (16:38) Şıh Efendi köyde gücü elinde tutanın yanında yer alarak para karşılığı köy ağasının istediği çözüm yolunu bulur.
Üç Kağıtçı filminde (19:29) Arif Efendi; “Dini kullanarak köy halkını aldatmaya çalışan Arif Efendi oyununun bozulacağını anlayınca, köylüleri Rıfkı’ya karşı kışkırtır ve köyden gönderilmesini ister.”
Keriz filminde Zülfü’nün emmisi Topal Abbas köyün bereketi “Ben ikindiyi kaçırdım gideyim” gibi sözleriyle dinine bağlı birisi olduğu anlaşılmaktadır. Fakat Topal Abbas, Zülfiye’nin Zülfü’nün serveti üzerine konacağını düşündüğü için Zülfiye ile Zülfü’yü uzaklaştırmak istemektedir. Zülfiye hakkında asılsız iddialarla dini öğeleri kullanarak köylüyü kışkırtır. Ancak
daha sonra Zülfiye’nin tarlasının kıymetli olduğu anlaşılınca Topal Abbas, tam tersi bir davranış sergilemiştir. Zülfiye’nin (01:36:52) söylediği; “Ortaya para girince namuslu olduk” sözüne karşılık Topal Abbas’ın “Geçmişi unutalım güzel gelinim. Birlik, düzenlik içinde yaşayalım” ifadeleri ile Topal Abbas’ın paragöz ve çıkarcı olduğu sergilenmektedir.
Yoksul filminde (25:03) Hacı, tespih çekip dua ederken aynı zamanda bulundukları Han’da neler olup bittiğine dair bilgi edinmeye çalışarak dedikodu yapmaktadır. Bunları yaparken Hacı, hiç konuşmadan homurdanma şeklinde cevaplar vermektedir.
Deli Deli Küpeli filminde (15:58) Hacı, Karamuratoğlu, kasabalıya at ve eşek eti satarken kendisine inek etlerini saklamaktadır. Halkın sağlığını hiçe sayan Hacı, ölü at ve eşeklerin etlerini bile satmaktan çekinmemektedir.Deli Deli Küpeli filminde (54:10) Hacı Karamuratoğlu dininde, namazında ve niyazında olduğunu belirtirken içki içtiği görülmektedir. İki yüzlü ve dolandırıcı olarak sunulan Hacı’nın burada da diniyle çelişkili şekilde sunulduğu gösterilmektedir.
Deli Deli Küpeli filminde (10:09) Hacı Karamuratoğlu, karaborsacılık yaparak fahiş fiyattan tüp satar; “Sökülün paraları” demektedir.
Kiracı filminde (27:50) Hacı Bey yüksek kira istemektedir; “Aylık 90 bin. 350 bin de depozito. Bakın ben peşinat istemiyorum.” Bu kira bedelinin fazla olduğunu Kerim karakterinin sözlerinden anlıyoruz; “Aylık 90 bin. 350 bin depozito, bakın ben peşinat istemiyorum. Bir de peşinat isteseydin bari.”
Zehir Hafiye filminde (01:12:42) Hoca Efendi karşısındakini okuyup, üflüyormuş gibi yaparak ona tükürür.
SONUÇ
Dönemsel olarak farklı bir şekilde işlenen Türk Sinemasındaki din adamı tiplemelerinin dışlanmış, daraltılmış ve kabul edilmiş olarak sunulduğunu gördük. Kemal Sunal filmleri çerçevesinde incelemiş olduğumuz bu çalışmada filmlerde yer alan din adamı ve dini karakterlerde birtakım değişmez davranışlar saptanmıştır. Bunlardan ilki Sunal filmlerindeki dini karakterlerin önceliği her zaman maneviyat yerine maddiyat olmuştur. Bu dini karakterler daha fazla para kazanma uğruna yaptıkları işlere hile karıştırmaktan çekinmeyen, yalan söyleyen, dolandırıcılık yapan paragöz, kurnaz, açıkgöz, düzenbaz, dolandırıcı, kurnaz olarak filmlerde yer almaktadır.
Sunal’ın filmlerinde, onun karşısında yer alan dini karakterler, sürekli onu dolandırmaya çalışan paragöz, kurnaz hacı, hoca karakterleri olarak yer almaktadır. Art niyete sahip olarak sunulan bu karakterler, incelenen filmlerde, dini sembolleri üzerlerinde taşıyarak dindar bir imaj çizmeye çalışırlar. Dini sembolleri ve dinin gerektirdiği gibi yaşam sürüyormuş gibi gözüken bu karakterler dindar bir tüccar, zorluk çıkaran dindar ev sahibi, gayrimenkul zengini, dindar ama kızını başlık parasını beğenmediği için evlendirmeyen bu konuda zorluk çıkartan, dindar bir akraba, köydeki Şıh veya hoca olarak rol almaktadır. Sunal ise oynadığı karakter ile onları alt eden kahraman olarak gözükmektedir.
İncelenen Kemal Sunal filmlerinde dini karakterler, daha fazla para kazanma uğruna dolandırıcılıktan ve ikiyüzlülükten çekinmeyen tipler olarak sunulmuştur. İçki içen hacıların ve dini karakterlerin, dolandırıcılığa hiç çekinmeden başvurduğunun gösterilmesinin yanı sıra, hali hazırda iyi bir geliri olan bu karakterlerin bir de üzerine servetine servet katmak için çeşitli plânlar yaptıkları ve paraya doymadıkları anlaşılmaktadır. Bunlara ek olarak bazı filmlerde ise hocalar bir üfürükçü olarak sunulmuştur. Bu hocalar bir takım sihir ve büyüsel yeteneklere sahipmişçesine ve yalnızca bu gibi amaçlar için kendilerine gidiliyormuş gibi sunulmaktadır. Dolayısıyla Kemal Sunal’ın filmlerinde dini karakterlere karşı olumsuz bir algı oluşturulduğu saptanmıştır.
KAYNAKLAR
Candemir, Ö. (1986). “Türk Sinemasında Dini Filmler”, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Eskişehir,
Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
Einstein, S. M. (1985). Film Biçimi, İstanbul: Payel Yayınevi.
Karakaya, H. (2008). “Türk Sinemasında Din Adamı Tiplemesi”, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Elâzığ,
Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı.
Kırel, S. (2005). “Yeşilçam Öykü Sineması”, İstanbul: Babil Kitap.
Lüleci, Y. (2007). “Sinema ve Din: Türk Sineması Örneği”, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, Marmara
Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü , İlahiyat Anabilim Dalı.
Menekşe, O . (2005). Türk Sinemasında Din ve Din Adamı İmajı, II. Uluslararası Dini Yayınlar Kongresi, 5-7
Kasım, II. Uluslararası Dini Yayınlar Kongresi, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara, 45-66.
Özgüç, A. (2005). Türklerle Türk Sineması, İstanbul, Dünya Kitapları.
Refiğ, H. (2001). Düşlerden Düşüncelere Söyleşiler, İstanbul, Kabalcı Yayınevi.
Sunal, K. (1998). “TV ve Sinemada Kemal Sunal Güldürüsü”, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, Marmara
Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Radyo, TV ve Sinema Anabilim Dalı.
TDK. (2020). sozluk.gov.tr
Ünser, O. (2003). “Din ve Sinema”, Antrakt, Sayı: 72, Eylül.
Üzdü, H. (2016). “Türk Sinemasında Din ve Modernleşme (1960-1975) (Din Sosyoloji Açısından Bir
İnceleme)”, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Isparta, Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler
Enstitüsü, Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı.
Üzdü, H. (2016). “Modernleşme Sürecinde Türk Sineması ve Din”, Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi,
Sayı: 42, Cilt: 9, Şubat 2016, 1164-1172.
Velioğlu, Ö. (2004). “70’li Yıllar Türk Sineması Köy Filmlerine Türklerin İslamiyet Öncesi Dini İnançlarının
ve İslamiyet İnancının Yansımaları”, Yüksek Lisans Tezi, Kocaeli, Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler
Enstitüsü, İletişim Bilimleri Anabilim Dalı.
Yenen, İ. (2011). “Toplumsal Tezahürleri Bağlamında Türk Sinemasında Din Dindarlık ve Din Adamı
Olgusu”, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Ankara, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Felsefe
ve Din Bilimleri (Din Sosyolojisi) Anabilim Dalı.
Yenen, İ. (2017). “Türk Sinemasında Din Adamı Tiplemelerine Tarihsel Bir Yaklaşım Denemesi”, TRT
Akademi, Cilt: 3, Sayı: 5, Ocak 2018, 286-302.
Yıldırım, Besim (2015). “İçerik Çözümlemesi Yönteminin Tarihsel Gelişimi Uygulama Alanları ve
Aşamaları”, İletişim Araştırmalarında Yöntemler, Ed.: Besim Yıldırım, Konya: Literatürk, 106-153.
Yıldırım A. & Şimşek H. (2005). Nitel Araştırma Yöntemleri, Ankara: Seçkin Yayıncılık.
Wikipedia (2020). Kemal Sunal Filmografisi https://tr.wikipedia.org/wiki/Kemal_Sunal_filmografisi E.T:
03.04.2020.
Mustafa İNCE- Mesut YILMAZ
Karabük Üniversitesi, İletişim Fakültesi
Journal of Humanities and Tourism Research 2020, 10 (3): 726-741 DOI: 10.14230/johut877

