Platonoval

Nietzsche’nin bolca kıllı yüzünün olduğu fotoğrafına baktığımda ne yalan söyleyeyim felsefeden ürkmüştüm. Felsefeye bulaşmaktan akıl sağlığım adına endişe duymuştum. Nietzchenin çok daha başka fotoları da vardı. Ama nedense hep tercih edilen yüzünü kocaman bıyığının kapladığı fotoğraftı.. Bu imaj düşünce adamlarının özellikle felsefeci bilinen insanların dağınık ve derbeder olduğu yolundaki yargının uzantısı idi. İmajlarla oluşturan bir gerçeklik algısı kestirmeden düşünce adamı olmanın yolunu da göstermiş oluyordu. İmajinal olanın kolaylığı ile hakikati elde etme çabasının zorluğu kimi kere insanları imajinal olandan yana tercih kullanmaya itiyordu. 
Kimi uyanıklar için hiçbir düşünsel çaba göstermeden düşünce adamı bilinmenin yolu bu imajinal gerçeklik algısından istifade etmekti. Her erkekte bulunan kıl ve tüy bu işte önemli bir enstürmandı..
Bir ara, adı büyük bir üniversitede felsefe bölümü öğrencilerinin sabah okula giderken gözlerine sabun falan sürerek kızarmış gözlerle sabaha kadar düşünce çilesi çekip tartıştıkları izlenimini verme çabalarını duyunca çok şaşırmıştım..Var mıydı gerçekten böyle bir şey..?
Benim bildiğim geçmişte yaşamış düşünce adamlarının fikirleriyle öne çıktıklarıdır. Bu yüzden ciddi anlamda düşünsel çaba içinde olanlar, filozofları pespaye duruşlarıyla değil, fikirleriyle hatırlamaktadırlar. Bize pespaye görünen duruşları olsa bile onun altında derin bir felsefi anlayış bulunmaktadır. Dünyaya değer vermeme tavrı bir felsefi duruşun uzantısıdır.
İmajların dünyasından hakikatin dünyasına geçmek bilgeliği sevmenin ön koşuludur. Bu yüzden biz felsefi düşüncelere ve akıl yürütme yöntemlerine değer verip dikkat etmeliyiz. Şunu da unutmamalıyız ki büyük filozoflar gerçek hayatta çok tertipli ve düzenli yaşayan insanlardı. Bir çok örnek verilebilir bu konuda…
Hakikat kaygısı taşıyan herkesin yapması gereken kısa ve kestirme yolu değil, (kafadaki felsefe algısını besleyecek şekilde bir imaj yaratmak gibi) uzun ve meşakkatli olan yolu tercih etmesidir. Değilse bir düşünce adamı olmaktan çok bir showmen olabilir ancak. Bu imaj yaratma bir yerde sona erebilir. İnsanlar imaj ile bir yere kadar idare edilebilir, ama “kral çıplak diyecek hakikat yolcuları her zaman karşılarına çıkabilir.
İnsanın kendini aldatması ne acıdır oysa. İnsanın kendini kandırması ne acıdır.

Bir yanıt yazın