Muhalif Olmak Ve İlkeli Olmak
Muhalif olmak birçok açıdan sorunludur. Karşında daima bir düşman vardır ve bu düşmanın her yaptığı kötüdür. Düşmanı bertaraf etmek için her an tetikte olmak insanı hem ruhen hem bedenen yorar .
Muhalif olmak karşıdakini yenmeyi ve onu alt etmeyi hedeflediği için çoğu kere duygularla hareket etmeyi; aklı selim’in devre dışı kalmasını getirir.
Muhalif olmak doğruyu sadece kendisinin elinde tuttuğu gibi bir bilinç altını da kendinde taşır. Bu da kendi dışındakilere karşı kibir, hırs, kin ve nefret hislerini de barındır.
Muhalif olmak kendini ayrıcalıklı, üstün ve kurtarıcı pozlarına girmeyi getirdiğinden paranoyak eğilimlere de kapı açar.
Muhalif din ve ideolojik algı daima itici, yargılayıcı, ötekileştirici, yıkıcı ve bozucudur.
Kur’an’da muhalif olmak değil taraf olmaktan sözedilir. Taraf olmanın zeminini de dolayımsız olan ilkeler belirler. Düşmanla ilişkide de ilkeler öne çıkarılır. İlkeli olmak bir şeye karşı çıkmak olarak da öne çıkabilir ancak her karşı çıkış ilkeli olmayabilir.
